Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 152901
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Captain, I'm wondering, do you realise? | Kaptan, merak ediyorum da, farkettiniz mi ..? | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Hold on. Do you smell something burning? | Bekle. Yanık kokusu alıyor musun? | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Looks like somebody was trying to cook some eggs. Come on in. | Görünüşe bakılırsa, biri yumurta pişirmeye çalışıyor. İçeri gel. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| It's all right. It's my house. | Sorun yok. Burası benim evim. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| At least it used to be. I sold it years ago. | En azından öyleydi. Yıllar önce sattım. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I'm Captain Jean Luc Picard of the Starship... Enterprise. | Ben Kaptan Jean Luc Picard yıldız gemisi ... Atılgan'dan. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| The clock... | Saat ... | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I gave this clock to Bones. | Bu saati Bones'a vermiştim. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I'm from what you would consider the future. The 24th century. | Ben sizin “gelecek” olarak bildiğiniz zamandan geldim. 24'üncü yüzyıldan. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Butler! | Butler! | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| How can you be here? He's been dead seven years. | Sen nasıl burada olabilirsin? Yedi yıl önce ölmüştü. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Jim, I'm starving. How long are you going to rattle around in that kitchen? | Jim, açlıktan bayılıyorum. Mutfakta daha ne kadar zırıldanıp duracaksın? | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| What are you talking about? The future? | Sen neden bahsediyorsun? Gelecek mi? | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| This is the past. Nine years ago. | Bu, geçmiş zaman. Dokuz yıl öncesi. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| The day I told her I was going back to Starfleet. | Ona yıldız filosuna geri döneceğimi söylediğim gün. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Ktarian eggs, her favourite. I was preparing them to soften the blow. | Ktarian yumurtaları, bayılır. Haberin etkisini yumuşatmak için pişiriyordum. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I know how real this must seem to you. But it's not. | Bunun size ne kadar gerçek gözüktüğünü biliyorum. Ama değil. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| This isn't really your house. We're caught up in some temporal nexus. | Bu aslında sizin eviniz değil. Geçici bir neksüsün içindeyiz. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Dill. Dill weed. In the cabinet, second shelf to the left. | Dereotu. Dereotu. Dolapda, ikinci rafda, solda. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Behind the oregano. | Kekiğin arkasında duruyor. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| How long have you been here? I don't know. | Ne kadar zamandır buradasınız? Bilmiyorum. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I was aboard the Enterprise B in the deflector control room... Stir these. | Atılgan B'nin saptırıcı kontrol odasındaydım ... Karıştır bunları. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| The bulkhead disappeared and then I found myself out there chopping wood | Gemi bölmesi yok oldu ve sonra kendimi odun keserken buldum | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| right before you walked up Thanks. | sen gelmeden hemen önce. Teşekkürler. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Look, history records | Bakın, tarih kayıtlarına göre | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| that you died saving the Enterprise B from an energy ribbon 80 years ago. | 80 yıl önce Atılgan B'yi bir banddan kurtarmaya çalışırken öldünüz. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| This is the 24th century? | Şu an 24'üncü yüzyılda mıyız? | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| And I'm dead? No, this is some kind of... | Ve ben öldüm mü? Hayır, bu bir çeşit ... | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| ...temporal nexus. Something is missing. | ... geçici neksüs. Burada bir şey eksik. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I need your help. Leave the nexus with me. | Yardımına ihtiyacım var. Neksüsden beraber ayrılalım. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| We have to go back to Veridian 3 and stop a man called Soran | Veridian 3'e geri dönmemiz ve Soran denen adamı bir yıldızı yok etmeden | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| from destroying a star. Millions of lives are at stake. | durdurmamız gerekiyor. Milyonlarca kişinin hayatı söz konusu. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| History considers me dead. Who am I to argue with history? | Tarihe bakılırsa ben öldüm. Ben kim oluyorum da tarihe karşı çıkıyorum? | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| You have a duty as a Starfleet officer! Don't lecture me. | Subay olarak sorumlulukların var! Bana ders verme. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I saved the galaxy when your grandfather was in diapers. | Senin deden daha bez kullanırken, ben galaksiyi kurtarıyordum. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Besides, I think the galaxy owes me one. | Ayrıca, sanırım galaksinin daha bana borcu var. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I was like you once. Completely blinded by duty and obligation. | Bir zamanlar ben de senin gibiydim. Görevden başka bir şey görmezdim. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| And what did it get me? An empty house. | Ve bu bana ne kazandırdı? Boş bir ev. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Not this time. | Ama bu sefer öyle olmayacak. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| This time I'm going to march into that bedroom | Bu sefer, o yatak odasına gireceğim Butler! | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| and tell Antonia I want to marry her. This time it's going to be different. | ve Antonia'ya evlenmek istediğimi söyleyeceğim. Artık her şey değişecek. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| This is not your bedroom. No, it's better. | Burası senin yatak odan değil. Hayır, değil, daha da iyisi. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Better? This is my uncle's barn in Idaho. | Daha da iyisi mi? Burası, amcamın Idaho'daki çiftliği. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I took this horse out for a ride 11 years ago on a spring day. | Bu atla, 11 yıl önce bir bahar sabahı gezintiye çıkmıştım. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Like this one. If I'm right, this is the day I met Antonia. | Aynı bugünkü gibi. Sanırım, bugün Antonia'ya rastladığım gündü. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| This nexus is very clever. I can start over and do things right from day one. | Bu neksüs çok akıllı. Bir şeyi ilk günden itibaren yapmaya başlamam mümkün. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I must have jumped that 50 times. Scared the hell out of me each time. | Burayı en azından 50 kere atlamışımdır. Her seferinde de çok korkmuşumdur. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Except this time. | Ama bu sefer hariç. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Because it isn't real. | Çünkü gerçek değil. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Antonia. She isn't real either, is she? | Antonia. O da gerçek değil, değil mi? | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Nothing here is. Nothing here matters. | Burada hiç bir şey gerçek değil ve hiç bir şeyin de önemi yok. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Maybe this is more about that empty chair on the bridge of the Enterprise. | Belki bu daha çok, Atılganın kaptan köprüsündeki boş koltukla alakalı. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Ever since I left Starfleet I haven't made a difference. | Yıldız filosundan ayrıldığımdan beri, bir fark yaratamadım. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Captain of the Enterprise? Close to retirement? | Atılganın kaptanısın demek?. Emekliliğin yaklaştı mı? | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I'm not planning on it. Don't. | Emekli olmayı düşünmüyorum. Düşünme de. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Don't let them promote or transfer you. Don't let them do anything | Seni terfi veya transfer etmelerine izin verme. Seni o gemiden ayıracak | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| that takes you off that ship. Because there you can make a difference. | bir şey yapmalarına izin verme. Çünkü orada bir fark yaratabilirsin. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Come back and help me stop Soran. Make a difference again. | Benimle dön ve Soran'ı durdurmama yardım et. Tekrar bir fark yarat. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Who am I to argue with the captain of the Enterprise? | Ben kim oluyorum da Atılganın kaptanına karşı çıkıyorum? | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Veridian 3? I take it the odds are against us and the situation is grim. | Veridian 3'mü? Tahmin edeyim, terslikler bize karşı ve durum karışık. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Spock would say I was an irrational, illogical human being | Spock, böyle bir görevi kabul ettiğim için | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| for taking on a mission like that. | beni mantıksız bir insan olarak nitelendirirdi. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Sounds like fun. | Eğlenceli olacağa benziyor. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Just who the hell are you? He's James T. Kirk. | Sen de kimsin? O, James T. Kirk. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Don't you read history? | Sen hiç tarihi okumaz mısın? | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I've got to get to the launcher. | Rampaya ulaşmam şart. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| The ribbon will be here in a minute. I'll take care of Soran. | Bant bir dakika içerisinde burada olur. Ben Soran'ın icabına bakarım. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Actually, I am familiar with history. If I'm not mistaken, you're dead. | Aslında tarihi biliyorum. Yanlışım yoksa, sen ölmüştün. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Weren't you heading for the launcher? I changed my mind. | Sen rampaya gitmiyor muydun? Fikir değiştirdim. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| We need that control pad. | O kontrol kumandasına ihtiyacımız var. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Captain, look. | Kaptan, bak. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Where's Soran? | Soran nerede? | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| We're running out of time. The control pad is still on the other side. | Zaman azalıyor. Kontrol kumandası hâlâ öbür tarafta. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I'll get it. You go for the launcher. No, we have to work together. | Ben onu alırım. Sen rampaya git. Hayır, beraber uğraşmalıyız. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| We are working together. Trust me. Good luck, Captain. | Beraber uğraşıyoruz. Güven bana. İyi şanslar, Kaptan. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Call me Jim. | Bana Jim de. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Picard! Get away from that launcher. | Picard! O rampadan uzak dur. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Did we do it? Did we make a difference? | Başardık mı? Bir fark yarattık mı? | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Oh, yes. We made a difference. Thank you. | Ah, elbette. Fark yarattık. Teşekkür ederim. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| It's the least I could do... for the captain of the Enterprise. | Yapabileceğim küçük bir şey ... Atılganın kaptanı için. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| It was... fun. | Doğrusu ... eğlenceliydi. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Oh, my. | Ah, benim. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Captain's log, Stardate 48650. 1. | Kaptanın seyir defteri, yıldız tarihi 48650. 1. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Three Starfleet vessels have come to beam up the Enterprise survivors. | Atılganın kazazedelerini kurtarmak için üç yıldız filosu gemisi geldi. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Our casualties were light, bt the Enterprise herself can't be salvaged. | Kaybımız hafif fakat Atılgan kurtarılabilecek durumda değil. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| It has been extremely difficult. Then why not have the chip removed? | Benim için çok zor oldu. O zaman neden çipi aldırtmadın? | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| At first, I was unprepared for the unpredictable nature of emotions. | Başlangıçta, bu beklenmedik duygu doğasına hazırlıklı değildim. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| However, having experienced 261 emotional states, | Fakat, 261 çeşit duygu halini yaşadıktan sonra, sanırım | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I believe I have learned to control my feelings. They won't control me. | hislerimi kontrol etmeyi öğrendim. Artık beni kontrol edemeyecekler. Picard! O rampadan uzak dur. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I hope you're successful. | Umarım, başarılı olursun. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Data, I found something. | Data, bir şey buldum. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| One life sign, very faint. | Bir hayat belirtisi, çok zayıf. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I'm very happy to see you, Spot. | Seni gördüğüme çok sevindim, Spot. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Another family reunited. | Bir başka aile daha birbirlerine kavuştu. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I am uncertain, Councillor. I am happy to see Spot, | Emin değilim, sayın Başkan. Spot'a kavuştuğum için mutluyum, | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| yet I am crying. Perhaps the chip is malfunctioning. | ama gene de ağlıyorum. Belki de çip bozuldu. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I think it's working perfectly. | Sanırım, mükemmel çalışıyor. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Hello, Spot. | Merhaba, Spot. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| Yes, that's it, Number One. Thank you. | Evet, bu, Bir Numara. Teşekkür ederim. | Star Trek: Generations-2 | 1994 | |
| I'm going to miss this ship. She went before her time. | Bu gemiyi özleyeceğim. Çok uzun bir zaman dayandı. | Star Trek: Generations-2 | 1994 |