• tr flag Türkçe
    • en flag İngilizce

Ara

İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150135

İngilizce Türkçe Film Adı Film Yılı Ayrıntılar
Now, I can't promise you anything, Şimdi, sana söz veremem... Sleepwalking-5 2008 info-icon
but if you’ll bring Tara back here and turn yourself in, ...ama Tara'yı buraya getirirsen ve sen de dönersen... Sleepwalking-5 2008 info-icon
I'll do my best for you. ...elimden gelenin en iyisini yaparım. Sleepwalking-5 2008 info-icon
Okay. What What about Tara? Tamam. Peki ya Tara? Sleepwalking-5 2008 info-icon
I'll get Joleen. Don't worry about it. Joleen'e ulaşırım. Merak etme. Sleepwalking-5 2008 info-icon
You're goin' home, and to your mom. Evine ve annene dönüyorsun. Sleepwalking-5 2008 info-icon
My mom? Where is she? Annem mi? Nerede annem? Sleepwalking-5 2008 info-icon
She's in Westmoreland, waiting at the police station. Westmoreland'daki polis karakolunda bekliyor. Sleepwalking-5 2008 info-icon
What's gonna happen to you? Sen ne olacaksın? Sleepwalking-5 2008 info-icon
Can't be any worse than it's been, you know? Bu olanlardan daha kötüsünün olamayacağını biliyor musun? Sleepwalking-5 2008 info-icon
Before now, Bundan önce... Sleepwalking-5 2008 info-icon
it's like I've been living in a dream. ...bir rüyada yaşıyor gibiydim. Sleepwalking-5 2008 info-icon
Bad dreams. Kötü bir rüyada. Sleepwalking-5 2008 info-icon
Sleepwalking. Uyur gezerdim. Sleepwalking-5 2008 info-icon
But you helped me. Ama bana sen yardım ettin. Sleepwalking-5 2008 info-icon
I did? Yeah. Ben mi uyandırdım? Evet. Sleepwalking-5 2008 info-icon
You did. Sen uyandırdın. Sleepwalking-5 2008 info-icon
Yeah. Sure. Evet. Tabii ki. Sleepwalking-5 2008 info-icon
When you see her, Anneni gördüğünde... Sleepwalking-5 2008 info-icon
tell her ...ona de ki... Sleepwalking-5 2008 info-icon
"This is the first day of the rest of her life. " "Geri kalan yaşantısının bugün ilk günü" olacağını söyle. Sleepwalking-5 2008 info-icon
Okay? It wasn't before, but now it is. Tamam mı? Önceden gün görmemişti ama şimdi gün görecek. Sleepwalking-5 2008 info-icon
This is one you tell, okay? Bunu söyleyecek tek kişi sensin, tamam mı? Sleepwalking-5 2008 info-icon
You know, you're not an idiot. Sen salak biri değilsin. Sleepwalking-5 2008 info-icon
You're not an idiot, like he would always call you. Babanın devamlı dediği gibi salak biri değilsin. Sleepwalking-5 2008 info-icon
Tara. Tara! Tara. Tara! Sleepwalking-5 2008 info-icon
Oh, shit! James! Kahretsin! James! Sleepwalking-5 2008 info-icon
Oh, my God! Oh, my God, baby. Aman Tanrım! Aman Tanrım, yavrum. Sleepwalking-5 2008 info-icon
Oh, baby! Yavrum! Sleepwalking-5 2008 info-icon
I'm so sorry. Oh, God, I'm so sorry. Çok üzgünüm. Tanrım, çok üzgünüm. Sleepwalking-5 2008 info-icon
Tell me you're okay. Tell me you're okay! İyi olduğunu söyle. İyi olduğunu söyle! Sleepwalking-5 2008 info-icon
I'm okay. Yes? Where is James? İyiyim. Öyle mi? James nerede? Sleepwalking-5 2008 info-icon
Where is he? James nerede? Sleepwalking-5 2008 info-icon
Where is he, baby? Where did he go? James nerede, bebeğim? Nereye gitti? Sleepwalking-5 2008 info-icon
I don't know. Did he say anything? Bilmiyorum. Bir şey dedi mi? Sleepwalking-5 2008 info-icon
Yeah. Yeah, he said, um Evet. Evet, dedi ki... Sleepwalking-5 2008 info-icon
today is the first day of the rest of your life. ...bugün senin geri kalan yaşantının ilk günüymüş. Sleepwalking-5 2008 info-icon
I repeat, all Westmoreland, put a scan in the area for a blue Buick. Tekrar ediyorum, tüm Westmoreland polis karakolu alanda mavi Buick marka araba arasın. Sleepwalking-5 2008 info-icon
My life? Yeah, that's what he told me. Yeah. Benim yaşantımın mı? Evet, böyle dedi. Evet. Sleepwalking-5 2008 info-icon
Dr. Grayson was never in london at the time of the murder. Dr. Grayson cinayetin işlendiği sırada Londra'da değildi. Doktor Grayson cinayet anında Londra'da değildi. Dr. Grayson cinayetin işlendiği sırada Londra'da değildi. Sleuth-1 1972 info-icon
In fact, the good doctor stayed in a small hotel in Melksham on the night in question. Hatta bu doktor, bahsi geçen gece Melksham'daki küçük bir otelde kalıyordu. İyi doktor aslında tüm gece Melksham'da küçük bir oteldeydi. Hatta bu doktor, bahsi geçen gece Melksham'daki küçük bir otelde kalıyordu. Sleuth-1 1972 info-icon
He then returned to Broughton Gifford on the 2:40 train... Sir Mortimer Turret'in uşağı Burton kılığında, Sleuth-1 1972 info-icon
disguised as Sir Mortimer turret's Valet, Burton, 2.40 treniyle Broughton Gifford'a döndü ...kendisini Sör Mortimer'ın uşağı Burton olarak göstermiş ve... 2.40 treniyle Broughton Gifford'a döndü Sleuth-1 1972 info-icon
making sure his arrival was noted by the ticket inspector. ve gelişinin bilet kontrolörünün gözünden kaçmadığına emin oldu. ...bilet görevlisinin, vardığını görmesini garanti altına almıştı. ve gelişinin bilet kontrolörünün gözünden kaçmadığına emin oldu. Sleuth-1 1972 info-icon
From then on, his plan was simplicity itself. O andan itibaren planı oldukça basitti. Sleuth-1 1972 info-icon
Knowing it was Burton's day off, he had no difficulty in entering Hellrake Hall unobserved... O gün Burton'ın izinli olduğunu bildiğinden Hellrake Hall'a fark edilmeden Burton'un izin günü olduğunu bildiği için, Hellrake Hall'a gizlice girmekte... O gün Burton'ın izinli olduğunu bildiğinden Hellrake Hall'a fark edilmeden Sleuth-1 1972 info-icon
And murdering Sir Mortimer with the arrow from the astrolabe... girmekte ve Sir Mortimer'i bulaşık hane penceresinin yanındaki Sleuth-1 1972 info-icon
which he had sharpened on the stone knife grinder by the scullery window. taş bıçak bileyicisinde keskinleştirdiği usturlab okuyla öldürmekte zorlanmadı. ...bileği taşında keskinleştirdiği usturlabın okuyla öldürdü. taş bıçak bileyicisinde keskinleştirdiği usturlab okuyla öldürmekte zorlanmadı. Sleuth-1 1972 info-icon
"Remember my query about brass knives at the time ? "Zamanında prinç bıçaklar konusunda duyduğum kuşkuyu anımsıyor musunuz? Pirinç bıçaklar hakkındaki serzenişlerimi hatırlıyor musun? "Zamanında prinç bıçaklar konusunda duyduğum kuşkuyu anımsıyor musunuz? Sleuth-1 1972 info-icon
I was worried about those metal shavings." O metal rende talaşları konusunda endişelerim vardı." Üzerlerindeki metal izleri beni düşündürmüştü. O metal rende talaşları konusunda endişelerim vardı." Sleuth-1 1972 info-icon
"By jove, Lord Merridew, sir, "Vay canına, Lord Merridew, Sleuth-1 1972 info-icon
"You don't miss a trick. "Gözünüzden de hiç bir şey kaçmıyor. ...gözünüzden bir şey kaçmıyor. "Gözünüzden de hiç bir şey kaçmıyor. Sleuth-1 1972 info-icon
But since you appear to know so much, sir," Ama efendim, madem bu kadar çok şey biliyorsunuz," Peki bu kadar çok şey bildiğinize göre..." Ama efendim, madem bu kadar çok şey biliyorsunuz," Sleuth-1 1972 info-icon
continued the inspector humbly, diye devam etti müfettiş. Sleuth-1 1972 info-icon
"I wonder if you would explain how the murderer managed to leave the body of his victim... "Zanlının kurbanının cesedini "Kurbanın bedenini tenis kortunun ortasına koyup... "Zanlının kurbanının cesedini Sleuth-1 1972 info-icon
"in the middle of the tennis court and effect his escape... "bir tenis kortunun ortasında bırakıp nasıl hiç iz bırakmadan Sleuth-1 1972 info-icon
"without leaving any tracks behind him in the red dust. "ortadan kaybolduğunu bana açıklayabilir misiniz? Sleuth-1 1972 info-icon
Frankly, sir, we in the Police Force are just plain baffled." Açıkçası efendim, biz, polis merkezindekiler, apışıp kaldık." Dürüstçe söylemek gerekirse, emniyet olarak şaşkına uğramış durumdayız." Açıkçası efendim, biz, polis merkezindekiler, apışıp kaldık." Sleuth-1 1972 info-icon
St. John Lord Merridew, the great detective, Büyük dedektif St. John Lord Merridew, St. John Lord Merridew, büyük dedektif... Büyük dedektif St. John Lord Merridew, Sleuth-1 1972 info-icon
rose majestically, görkemli bir şekilde doğruldu. Sleuth-1 1972 info-icon
his huge Father Christmas face glowing with mischievous delight. Noel Baba'ya benzeyen yüzü haylaz bir sevinç ifadesiyle parlıyordu. ...kocaman bir Noel baba ifadesi yüzünde aydınlandı. Noel Baba'ya benzeyen yüzü haylaz bir sevinç ifadesiyle parlıyordu. Sleuth-1 1972 info-icon
Slowly, he brushed the crumbs of seedy cake... Sarkmış yeleğinin kıvrımlarındaki Sleuth-1 1972 info-icon
from the folds of his pendulous waistcoat. kek kırıntılarını yavaşça silkeledi. ...süklüm püklüm yeleğinin plilerinden temizledi. kek kırıntılarını yavaşça silkeledi. Sleuth-1 1972 info-icon
"The Police may be baffled, Inspector," he boomed, "Polis apışıp kalmış olabilir, müfettiş," diye gürledi, "Polis şaşırmış olabilir," diye gürledi... "Polis apışıp kalmış olabilir, müfettiş," diye gürledi, Sleuth-1 1972 info-icon
"But Merridew is not. "Ama aynı şey Merridew'a olmadı. Sleuth-1 1972 info-icon
"Thirty years ago, the murderer, Dr. Grayson, "Otuz yıl önce, zanlı, yani Dr. Grayson, "Otuz yıl kadar önce, katil Doktor Grayson... "Otuz yıl önce, zanlı, yani Dr. Grayson, Sleuth-1 1972 info-icon
was a prominent member of the Ballets Russes, Rus Balesi topluluğunun önemli bir üyesiydi. Sleuth-1 1972 info-icon
dancing under the name of Oleg Graysinski. Oleg Graysinski adıyla sahneye çıkardı. Sleuth-1 1972 info-icon
And though the years had altered his appearance somewhat, Ve yıllar geçtikçe dış görünüşü yaşını gösterse de Yıllar içerisinde bir şekilde kendini geliştirmiş... Ve yıllar geçtikçe dış görünüşü yaşını gösterse de Sleuth-1 1972 info-icon
yet his old skill had not deserted him. eski yetenekleri onu terk etmemişti. Sleuth-1 1972 info-icon
He carried the body to the center of the court, Servis alanlarını ayıran beyaz çizgi üstünde Cesedi sahanın ortasına kadar... Servis alanlarını ayıran beyaz çizgi üstünde Sleuth-1 1972 info-icon
walking on his points... parmak uçlarında yürüyerek cesedi Sleuth-1 1972 info-icon
along the white tape which separated the service boxes, and from there... kortun ortasına kadar taşımış ve oradan da ...beyaz çizgilere basarak geçti ve oradan... kortun ortasına kadar taşımış ve oradan da Sleuth-1 1972 info-icon
he threw it seven feet into the court, cesedi iki metre uzaktaki baseline'ın yakınına, Sleuth-1 1972 info-icon
close to the baseline where it was found. yani bulunduğu yere doğru fırlatmış. Sleuth-1 1972 info-icon
And then, with a neatly executed fouett�, Ve sonra düzgünce yapılmış bir "fouetté" ile Sleuth-1 1972 info-icon
he faced about and went back the way he had come, geriye dönüp geldiği yoldan geri dönmüş, ...olduğu yerde, geldiği yöne doğru dönerek gitti... geriye dönüp geldiği yoldan geri dönmüş, Sleuth-1 1972 info-icon
thus leaving no traces. böylece hiç iz bırakmamıştır. Sleuth-1 1972 info-icon
And that, Inspector, is Merridew's solution." Ve bu, müfettiş, Merridew'in çözümüdür." İşte bu, müfettiş, Merridew'in çözümü." Ve bu, müfettiş, Merridew'in çözümüdür." Sleuth-1 1972 info-icon
Hello ! Are you there ? Merhaba! Orada mısınız? Sleuth-1 1972 info-icon
Mr. Wyke ? Bay Wyke ? Bay Wyke? Bay Wyke? Sleuth-1 1972 info-icon
Mr. Wyke ? Who's there ? Bay Wyke ? Kim var orada? Bay Wyke? Kimsiniz? Bay Wyke? Kim var orada? Sleuth-1 1972 info-icon
It's me, Milo Tindle. I think you're expecting me. Benim, Milo Tindle. Sanırım beni bekliyordunuz. Benim, Milo Tindle. Beni bekliyordunuz. Benim, Milo Tindle. Sanırım beni bekliyordunuz. Sleuth-1 1972 info-icon
Yes, indeed. So good of you to come. Won't you join me ? Evet, öyle. Gelmeniz ne kadar güzel. Bana katılmaz mısınız? Evet, öyle. Geldiğin iyi oldu. Bana katılır mısın? Evet, öyle. Gelmeniz ne kadar güzel. Bana katılmaz mısınız? Sleuth-1 1972 info-icon
Well, I have been trying to do exactly that for quite some time. Zaten bir süredir bunu yapmaya çalışıyorum. Bir süredir yapmaya çalıştığım şey de bu. Zaten bir süredir bunu yapmaya çalışıyorum. Sleuth-1 1972 info-icon
Here we are. İşte burası. İşte böyle. İşte burası. Sleuth-1 1972 info-icon
Yes, my outdoor inner sanctum. I designed it myself. Evet, açık alandaki mabedim. Dizaynını kendim yaptım. Benim dışarıdaki iç mabedim. Bizzat tasarladım. Evet, açık alandaki mabedim. Dizaynını kendim yaptım. Sleuth-1 1972 info-icon
Provides for me just that extra bit of privacy that an author requires. Bana, bir yazara gerekli olan yalnızlığı sağlıyor. Bir yazarın isteyebileceği mahremiyeti biraz olsun sağlıyor. Bana, bir yazara gerekli olan yalnızlığı sağlıyor. Sleuth-1 1972 info-icon
I must say, you're not an easy man to drop in on. Bulunması kolay biri olmadığınızı söylemeliyim. Sleuth-1 1972 info-icon
Just so. So, you're Milo Tindle. Aynen öyle. Demek Milo Tindle sizsiniz. Öyle sayılır. Sen Milo Tindle'sın. Aynen öyle. Demek Milo Tindle sizsiniz. Sleuth-1 1972 info-icon
I'm Andrew Wyke. Welcome to Cloak Manor. Thank you. Ben Andrew Wyke. Cloak Malikanesine hoş geldiniz. Teşekkür ederim. Ben Andrew Wyke. Cloak Manor'a hoş geldin. Teşekkür ederim. Ben Andrew Wyke. Cloak Malikanesine hoş geldiniz. Teşekkür ederim. Sleuth-1 1972 info-icon
I found your note when I came down from London this afternoon. Notunuzu bu akşam üstü Londra'dan geldiğimde buldum. Notunuzu bu akşam Londra'dan geldiğimde aldım. Notunuzu bu akşam üstü Londra'dan geldiğimde buldum. Sleuth-1 1972 info-icon
Oh, good. Yes. I hoped you'd be here this weekend, Oh, güzel. Evet. Sizi hafta sonu burada bulabileceğimi umuyordum. Güzel. Bu hafta sonu burada olmanı umuyordum... Oh, güzel. Evet. Sizi hafta sonu burada bulabileceğimi umuyordum. Sleuth-1 1972 info-icon
so I pushed it through your letter box a little earlier today. Bu yüzden notu bu sabah posta kutunuza attım. ...o yüzden notu posta kutuna biraz erken bıraktım. Bu yüzden notu bu sabah posta kutunuza attım. Sleuth-1 1972 info-icon
Well, now, what will you have to drink ? Pekala, ne içersiniz? Sleuth-1 1972 info-icon
Uh, vodka and tonic, please. Ah. Of course. Votka ve tonik, lütfen. Ah. Tabi. Votka ve tonik, lütfen. Elbette. Votka ve tonik, lütfen. Ah. Tabi. Sleuth-1 1972 info-icon
How are you settling in here at laundry cottage ? Very well, thank you. "Laundry cottage"da keyfiniz yerinde mi? Gayet iyi, teşekkürler. Kır evinde günlerin nasıl geçiyor? Çok iyi, teşekkür ederim. "Laundry cottage"da keyfiniz yerinde mi? Gayet iyi, teşekkürler. Sleuth-1 1972 info-icon
Using it for weekends, that sort of thing ? Burayı hafta sonları falan mı kullanıyorsunuz? Hafta sonları için falan mı kullanıyorsun? Burayı hafta sonları falan mı kullanıyorsunuz? Sleuth-1 1972 info-icon
Yes, that sort of thing. Evet, onun gibi birşey. Sleuth-1 1972 info-icon
Vodka I don't seem to have any out here. Is Votka.. Burada yok sanırım. Başka... Votka kalmamış gibi görünüyor. Votka.. Burada yok sanırım. Başka... Sleuth-1 1972 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 150130
  • 150131
  • 150132
  • 150133
  • 150134
  • 150135
  • 150136
  • 150137
  • 150138
  • 150139
  • …
  • »
  • »»
Kısıtlı Mod:   
  • Katkıda Bulun
  • Hakkımızda
  • Sorumluluk Reddi
  • İletişim