Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149831
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Trying to organize my whole life. | Benim tüm hayatımı organize etmeye çalışıyor. | Skateland-1 | 2010 | |
| Do you know how important you are to her? | Onun için ne kadar önemli olduğunun farkında mısın? | Skateland-1 | 2010 | |
| Do you know how much she looks up to you? | Sana ne kadar saygı duyduğunu biliyor musun? | Skateland-1 | 2010 | |
| Yes, sir. Then act like it. | Evet, efendim. Öyleyse ona göre davran. | Skateland-1 | 2010 | |
| I know you got a lot on your mind, Son. | Kafanda bin bir türlü şey var biliyorum evlat. | Skateland-1 | 2010 | |
| I've been there. | O yollardan ben de geçtim. | Skateland-1 | 2010 | |
| I was 32 years old and had two kids | İlk defa yaptığım şeyde gurur ve sahiplik duygusu... | Skateland-1 | 2010 | |
| before I felt a sense of pride and ownership in what I was doing. | ...hissettiğim zaman 32 yaşımdaydım ve 2 çocuğum vardı. | Skateland-1 | 2010 | |
| You've got options, | Senin seçeneklerin var... | Skateland-1 | 2010 | |
| and that presents a whole other set of challenges. | ...ve bu beraberinde yepyeni zorluklar getiriyor. | Skateland-1 | 2010 | |
| Regardless of the path you take, the relationships you form, | Seçtiğin yola, kurduğun ilişkilere bakmaksızın bunlar seni sen yapacak. | Skateland-1 | 2010 | |
| Your success, your happiness. | Başarıların, mutluluğun. | Skateland-1 | 2010 | |
| And that starts right here. | Ve her şey buradan başlıyor. | Skateland-1 | 2010 | |
| Ritchie Wheeler. | Ritchie Wheeler. | Skateland-1 | 2010 | |
| Ritchie. | Ritchie. | Skateland-1 | 2010 | |
| No server experience. Question mark? | Garsonluk tecrübesi yok. Soru işareti mi? | Skateland-1 | 2010 | |
| The major plus about Wayne's Supermart is the competitive selection. | Wayne's Süpermarket'in en büyük artısı rekabetçi seçim şansıdır. | Skateland-1 | 2010 | |
| I mean, where else can you find anything from hairspray to toys, | Yani başka nerede saç spreyinden oyuncağa... | Skateland-1 | 2010 | |
| to guns, to sheet rock, to men's underwear? | ...silahtan alçıpene ve iç çamaşıra her şeyi bulabilirsin ki? | Skateland-1 | 2010 | |
| What kind of underwear are you wearing? Excuse me? | Ne tür bir iç çamaşırı giyiyorsun? Affedersiniz? | Skateland-1 | 2010 | |
| Look how the light shimmers off the tapered edges of these fine pants. | Işığın bu güzel pantolonun konik kenarlarından parıldayışına bir bak. | Skateland-1 | 2010 | |
| I personally installed the super Firestone spectacular bulbs above you | Şahsen gölgeler müşterileri yanıltmasın diye üst... | Skateland-1 | 2010 | |
| so the shadows don't play tricks on the customers' minds. | ...tarafa süper Firestone muhteşem ampuller koydum. | Skateland-1 | 2010 | |
| As you can see, I've been the manager at Skateland for the last four years. | Görebileceğiniz gibi son 4 senedir Skateland'ın yöneticiliğini yapıyorum. | Skateland-1 | 2010 | |
| We served hot dogs and sodas and everything like that. | Orada sosisli ve soda falan servis ederdik. | Skateland-1 | 2010 | |
| Hot dogs? Yes, sir. | Sosisli mi? Evet efendim. | Skateland-1 | 2010 | |
| Sodas? | Soda mı? | Skateland-1 | 2010 | |
| that piece of shit suit you have on | ...üzerindeki o boktan takım bu ışık altında neredeyse giyilebilir gibi duruyor. | Skateland-1 | 2010 | |
| Just like that, shit turns to shimmer. | İşte böyle boktan şeyler göze parıldıyor. | Skateland-1 | 2010 | |
| We also have the widest selection of rod and reels on God's green earth. | Aynı zamanda yeşil dünyamızdaki en geniş olta ve makara koleksiyonuna sahibiz. | Skateland-1 | 2010 | |
| Well, that's not important. What's important is that you do something. | Çok da önemli değil. Önemli olan bir şeyler yapman. | Skateland-1 | 2010 | |
| Now, I can tell by looking at you | Ve sana şöyle bir bakarak muhtemelen birden çok... | Skateland-1 | 2010 | |
| that you're probably into more traditional sporting activities. | ...spor dalında faaliyet gösterdiğini anlayabiliyorum. | Skateland-1 | 2010 | |
| This ain't the Sonic, son. | Burası Sonic değil evlat. | Skateland-1 | 2010 | |
| I can't have my waiters serving high quality, grade A sirloin steaks | Garsonlarım yüksek kalite, A sınıfı sığır biftekleri kaya kaya dağıtamaz, değil mi? | Skateland-1 | 2010 | |
| No, sir. I wasn't implying that we would be on skates. | Hayır, efendim. Kaya kaya yapmamız gerektiğini ima etmiyordum. | Skateland-1 | 2010 | |
| You thought I was serious. | Ciddi olduğumu sandım. | Skateland-1 | 2010 | |
| (SNIFFING) You smell that? | Şu kokuyu alıyor musun? | Skateland-1 | 2010 | |
| That's just the smell of good people running a good business. | Bu iyi iş yürüten iyi insanların kokusu. | Skateland-1 | 2010 | |
| So when can you start? | Ne zaman başlayabilirsin? | Skateland-1 | 2010 | |
| Don't worry about the experience thing, Ritchie. | Tecrübe meselesini dert etme Ritchie. | Skateland-1 | 2010 | |
| These girls around here couldn't serve water to a lake. | Buradaki kızlar göle su servis edemezlerdi. | Skateland-1 | 2010 | |
| What do you say you and l | Senle ikimiz buzdolabı bölmesine girelim mi ne dersin? | Skateland-1 | 2010 | |
| See if you know your cuts of meat. | Et tercihinin iyi miymiş bir görelim. | Skateland-1 | 2010 | |
| Hey. Thank you. | Teşekkürler. | Skateland-1 | 2010 | |
| I've been dying for this all day. | Gün boyu canım bundan çekti. | Skateland-1 | 2010 | |
| I swear, if Chris plays Electric A venue one more time, | Yemin ederim ki eğer Chris bir kere daha "Electric A venue" çalarsa... | Skateland-1 | 2010 | |
| I'm seriously walking out. | ...buradan ciddi ciddi gideceğim. | Skateland-1 | 2010 | |
| I like that song. You would. | Ben bu şarkıyı seviyorum. Seversin tabii. | Skateland-1 | 2010 | |
| Nice suit. | Takımın iyiymiş. | Skateland-1 | 2010 | |
| Yeah, I feel ridiculous. | Evet, berbat hissediyorum. | Skateland-1 | 2010 | |
| Can you imagine me wearing this thing every day? | Bunu her gün giydiğimi düşünebiliyor musun? | Skateland-1 | 2010 | |
| No. I think it's really you. Oh, really? | Yo, bence tam senlik olmuş. Öyle mi? | Skateland-1 | 2010 | |
| I don't know what I'm doing. Everything's changed. | Ne yaptığımı hiç bilmiyorum. Her şey değişti. | Skateland-1 | 2010 | |
| Ever since I woke up this morning, | Bu sabah kalktığımdan beri etrafta başka biriymiş gibi dolanıp duruyorum. | Skateland-1 | 2010 | |
| This isn't my life. | Bu benim hayatım değil. | Skateland-1 | 2010 | |
| Everything hasn't changed. | Hiçbir şey değişmedi. | Skateland-1 | 2010 | |
| You brought me an lcee on my break. That doesn't count. | Bana hâlâ aramda "Icee" getiriyorsun. O sayılmaz. | Skateland-1 | 2010 | |
| You still have highly questionable taste in music. | Hâlâ iyi bir müzik zevkin var. | Skateland-1 | 2010 | |
| But you do look pretty ridiculous. | Ama gerçekten berbat görünüyorsun. | Skateland-1 | 2010 | |
| Where did you find that thing? | Bu şeyi de nereden buldun? | Skateland-1 | 2010 | |
| DEBBIE: It's all right for a little while, don't you think? | Bir süreliğine idare eder değil mi? | Skateland-1 | 2010 | |
| RITCHIE: Yeah, for a while. | Evet, bir süreliğine. | Skateland-1 | 2010 | |
| And there's a second bedroom | Ayrıca isterseniz sizin gece kalmanız için bir yatak odası daha var. | Skateland-1 | 2010 | |
| Mom, if you want me to stay here with you, just ask me. Okay? | Anne, burada seninle kalmamı istersen sorman yeter, tamam mı? | Skateland-1 | 2010 | |
| No, babe. That's okay. | Hayır, bebeğim. Önemi yok. | Skateland-1 | 2010 | |
| You've got your room back at home with all your stuff. | Evde tüm eşyalarınla bir odan var. | Skateland-1 | 2010 | |
| I just wanted you to know there's a place for you here with me. | Ben sadece burada benimle de bir yerin olduğunu bilmeni istedim. | Skateland-1 | 2010 | |
| Where's this one go? | Bu nereye koyulacak? | Skateland-1 | 2010 | |
| I don't know. I've got to go through all that. | Bilmiyorum. Onların hepsini gözden geçirmem gerek. | Skateland-1 | 2010 | |
| Why don't we sit down and eat before our pizza gets cold? | Neden oturup soğumadan önce pizzamızı yemiyoruz? | Skateland-1 | 2010 | |
| I saw you with your client. That jewelry guy. | ...geçen gün seni müşterinle gördüm. Şu mücevherci elemanla. | Skateland-1 | 2010 | |
| The other night at Monaco's. | Geçen gece "Monaco's"da. | Skateland-1 | 2010 | |
| I wanted to talk to you about that, | Sana ondan bahsetmek istemiştim... | Skateland-1 | 2010 | |
| but I just needed to work things out with your father first. | ...ama önce babanla bazı şeyleri halletmem gerekiyordu. | Skateland-1 | 2010 | |
| You wanted to talk to me about what? | Benimle ne hakkında konuşmak istemiştin? | Skateland-1 | 2010 | |
| Jimmy and I have been close friends for a long time, | Jimmy ile uzun bir süredir yakın arkadaşız... | Skateland-1 | 2010 | |
| and he really cares for me. | ...ve bana çok değer veriyor. | Skateland-1 | 2010 | |
| He knows how to take care of me. | Benimle nasıl ilgileneceğini biliyor. | Skateland-1 | 2010 | |
| How long a time? | Ne kadar uzun süredir? | Skateland-1 | 2010 | |
| it started back when we started working together, | ...her şey beraber çalışmaya başladığımızda gelişti. | Skateland-1 | 2010 | |
| so it'll be seven years now. | 7 sene oluyor. | Skateland-1 | 2010 | |
| Seven years? | 7 sene mi? | Skateland-1 | 2010 | |
| Like when I played soccer with his kid? Honey, | Yani oğluyla top oynadığımda falan da mı? Tatlım... | Skateland-1 | 2010 | |
| I know this may seem shocking to you, but it shouldn't. | ...bu senin için şaşırtıcı geliyor olabilir ama öyle olmamalı. | Skateland-1 | 2010 | |
| And you know what it's been like between your father and me, | Ve eminim uzun süredir babanla aramızın nasıl olduğunu da biliyorsundur. | Skateland-1 | 2010 | |
| We just didn't work. | İlişkimiz yürümedi işte. | Skateland-1 | 2010 | |
| I've had other relationships. | ...başka ilişkilerim de oldu. | Skateland-1 | 2010 | |
| Why are you telling me this? | Bana bunu neden söylüyorsun? | Skateland-1 | 2010 | |
| Now? I mean, why'd you stay? | Neden şimdi? Yani neden kaldın ki? | Skateland-1 | 2010 | |
| I don't get it. I stayed for you and for Mary. | Anlamıyorum. Sen ve Mary için kaldım. | Skateland-1 | 2010 | |
| I stayed to protect you. | Sizi korumak için kaldım. | Skateland-1 | 2010 | |
| You stayed to protect us? From what? | Bizi korumak için mi? Neden korumak için? | Skateland-1 | 2010 | |
| From discovering too soon | Bazı şeylerin... | Skateland-1 | 2010 | |
| that things | ...göründüğü gibi... | Skateland-1 | 2010 | |
| are not always what they seem. | ...olmadığını erken keşfetmenizden. | Skateland-1 | 2010 | |
| No. They certainly aren't. | Hayır. Gerçekten görünmüyorlar. | Skateland-1 | 2010 | |
| You know your braces will get stuck together? | Biraz daha yiyişirseniz pantolon askılarınız düğüm olacak. | Skateland-1 | 2010 | |
| Naughty. BRENT: Ritchie! | Yaramaz seni. Ritchie! | Skateland-1 | 2010 | |
| Where are you? It's dark as shit in here. | Neredesin? Burası bok gibi kapkara. | Skateland-1 | 2010 |