Search
English Turkish Sentence Translations Page 22367
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Santana's in love with Brittany, | Santana, Brittany'ye aşık ama herkese söyleyeme çok korkuyor. | Glee-1 | 2009 | |
| But you told me you were in love with me. | Ama bana âşık olduğunu söylemiştin. O sırada ne düşündüğümü hiç bilmiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| And Britt's back with Artie, anyways. | Ama Britt zaten Artie'yle beraber. Günümüzün çocukları işte. | Glee-1 | 2009 | |
| Sue's bent on destroying the Glee Club before Nationals. | Sue, Glee kulübünü ulusal yarışmadan önce mahvetmeyi kafaya taktı. 1 | Glee-1 | 2009 | |
| Destroy the Glee Club! | Glee kulübünü mahvedeceğiz! | Glee-1 | 2009 | |
| She even formed an evil league with nicknames. | Hatta lakapları olan kötü bir birlik bile kurdu. | Glee-1 | 2009 | |
| And that's what you missed on Glee! | İşte Glee'de bunları kaçırdınız! | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ That's some hot dish! ♪ | * Ne harika bir yemek * * İki kişilik fondü * ...ama bir gün kusursuz muhteşem çekimleri sayesinde... | Glee-1 | 2009 | |
| Hi, I'm Brittany S. Pierce, | Merhaba, ben, Brittany S. Pierce... | Glee-1 | 2009 | |
| which combines the two things I like most: | Hayır. | Glee-1 | 2009 | |
| My first two guests are the school's biggest gossips, | İlk konuklarım okulun en dedikoducuları... | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, my God, that is hot! | Amanın, çok sıcakmış! | Glee-1 | 2009 | |
| I heard a rumor that Santana plays for the other team, | 5 kilo mu? Ciddi misiniz? Sen de birkaç kilo verebilirsin ufaklık. | Glee-1 | 2009 | |
| Wait. What? | Bir dakika, ne? | Glee-1 | 2009 | |
| You want some cheese? | Biraz peynir ister misin? Çok iğrenç. | Glee-1 | 2009 | |
| So, you're just gonna gonna let him do that? | Oradan yemesine izin mi vereceksin? | Glee-1 | 2009 | |
| Okay, well, that's all we have time for today. | Pekâlâ, bugünlük vaktimiz dolu. | Glee-1 | 2009 | |
| Tune in next week for Fondue for Two. | Gelecek haftaki İki Kişilik Fondü'yü kaçırmayın. | Glee-1 | 2009 | |
| We will be dipping raw meat into boiling chocolate. | Resmen ırkçılık. Çiğ etleri kaynamış çikolataya batıracağız. | Glee-1 | 2009 | |
| Why are you talking to me? Can't I say hello? | Neden benimle konuşuyorsun? Merhaba diyemez miyim? | Glee-1 | 2009 | |
| No. No... "No, No" as in...? | Umarım girersin. | Glee-1 | 2009 | |
| It's so nice to be a part of a cause that's bigger than myself. | Kendimden daha çok önem verdiğim bir şeyin parçası olmak çok hoş. | Glee-1 | 2009 | |
| Can I have a hot tea, please? | Çay rica ediyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Um, we don't take euros. | Euro kabul etmiyoruz. | Glee-1 | 2009 | |
| So, Honey Badger, last week, I had a revelation. | Porsuk, geçen hafta bir şey fark ettim. | Glee-1 | 2009 | |
| You know what started it all? | ...acayip bilgilendim. Nasıl başladı biliyor musun? Hayır. Wikileaks adından ufak bir web sitesi. | Glee-1 | 2009 | |
| So I told Figgins | Ben de Figgins'a "Muckraker'i hayata döndürmek istiyorum" dedim. | Glee-1 | 2009 | |
| The Muckraker motto? | Neden o Allahın belası şova onu götürmeği ben düşünmedim ki? | Glee-1 | 2009 | |
| "If I heard it, it's probably true or something." | "Eğer duymuşsam, muhtemelen doğru filandır." | Glee-1 | 2009 | |
| Sorry, but did you just change disguises? | Pardon ama kılık mı değiştirdin yine? Kahvecinin beni tanıdığına çok eminim. | Glee-1 | 2009 | |
| Can I make an observation? | Bir gözlemimi paylaşabilir miyim? | Glee-1 | 2009 | |
| But I would like to try getting him out of the Glee Club. | Ama ben Will'in Glee kulübünden ayrılmasını tercih ederim. | Glee-1 | 2009 | |
| Now, I was trolling the Internet last night and I had an idea. | Şimdi, dün gece internette dolaşıyordum ve aklıma bir fikir geldi. | Glee-1 | 2009 | |
| I'll drink to that. | Bunun şerefine içerim. | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, my God! April! | Aman Tanrım! April! 1 | Glee-1 | 2009 | |
| I thought you were on Broadway! | Broadway'de olduğunu sanıyordum! Öyleydi! | Glee-1 | 2009 | |
| Being publicly humiliated by the New York Times | New York Times tarafından alenen aşağılanmak düşünmeme sebep oldu. | Glee-1 | 2009 | |
| Hey. I think we should talk about Nationals. | ...oynamaktan zevk alan biriymişsin gibime geliyor. | Glee-1 | 2009 | |
| We need to do a duet. | Beraber düet yapmalıyız. Bence iyi bir fikir değil. | Glee-1 | 2009 | |
| What are you talking about? | Sen neyden bahsediyorsun? Muckraker'ı okumadın mı? | Glee-1 | 2009 | |
| Haven't you read The Muckraker? | Ayrıca, bu adam... | Glee-1 | 2009 | |
| Look at the "Blind Items" column. | "İsmi saklı" sütununa baksana. | Glee-1 | 2009 | |
| You were on the Cheerios! And now you're only in the New Directions. | Eskiden Cheerios'daydın ama şimdi New Directions'dasın. * Kızma boş yere görünce başkasının takmak istediğini * | Glee-1 | 2009 | |
| I swear I'm going to punch your face off! | Yemin ederim şimdi suratının ortasına bir tane çakacağım. | Glee-1 | 2009 | |
| Hey, we got rehearsal! Not today! | Hey, provamız var. Bugün yok! | Glee-1 | 2009 | |
| I think any show about April Rhodes | Bence April Rhodes'la ilgili bir şov... | Glee-1 | 2009 | |
| Hadn't really thought of that. | Pek üstünde düşünmemiştim. | Glee-1 | 2009 | |
| There was affairs and divorces | İlişkiler, boşanmalar... | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, everybody does. | Herkeste vardır. Yani, ben de yok. Benimkini uyuşturucu almak için satmıştım. | Glee-1 | 2009 | |
| You know, this is a really good idea, April. | Bu mükemmel bir fikir, April. | Glee-1 | 2009 | |
| And I'm here to help. | Yardımcı olmak için buradayım. | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Now, here you go again, you say ♪ | * İşte başladın yine * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Well who am I to keep you down? ♪ | * Kim oluyorum ki ben engelleyeyim seni * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ It's only right that you should ♪ | * Hakkın elbette ki * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ play the way you feel it ♪ | * Davranmak istediğin gibi * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Listen carefully ♪ | * Ama dikkatle dinle * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ of your loneliness ♪ | Şu an ellerini tutuyorum. Senin elini tutuyorum şu anda. | Glee-1 | 2009 | |
| Like a heartbeat, drives you mad Heartbeat... | * Deliye çeviren kalp atışı gibi * | Glee-1 | 2009 | |
| In the stillness of remembering Stillness... | * Hatırlamanın anlamsızlığı * | Glee-1 | 2009 | |
| what you had Lonely... | * Bir zamanlar neye sahip olduğunu * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ and what you lost ♪ | * Ve neyi kaybettiğini * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ And what you had ♪ | * Bir zamanlar neye sahip olduğunu * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Thunder only happens when it's raining ♪ | * Yağmur yağarken gök gürler sadece * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Players only love you ♪ | * Sanatçılar sadece * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ when they're playing ♪ | * Çalarken sever seni * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I say, women, they will ♪ | * Ve derler ki, kadınlar * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ come and they will go ♪ | * Kadınlar gelir ve geçer * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ When the rain washes you clean you'll know ♪ | * Anlarsın yağmur seni her şeyden arındırdığında * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ You'll know ♪ | * Anlarsın * | Glee-1 | 2009 | |
| Rumours a classic record by Fleetwood Mac. | Rumours, Fleetwood Mac'in en klasik albümüdür. | Glee-1 | 2009 | |
| Now, this week, we are done with the backstabbing and the gossip, | Bu hafta hainliklere ve dedikoduya son vereceğiz... | Glee-1 | 2009 | |
| So, pick a song from the album, put your own spin on it. | Albümden bir parça seçin ve kendi tarzınızı katın. | Glee-1 | 2009 | |
| What's going on with you and Santana? | Santana'yla aranızda neler oluyor? Hiç. | Glee-1 | 2009 | |
| It doesn't sound like nothing. It sounds like something, | Hiçbir şey değil de, bir şey varmış gibime geldi ki, hiçten daha çoktur. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm down, Artie. | Sakin ol, Artie. Beni onunla mı aldatıyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| Do you see what's going on here? | Burada neler olduğunu görmüyor musun? | Glee-1 | 2009 | |
| You're the hottest girl in this school, | Okuldaki en güzel kız sensin ve bense tutmayan... | Glee-1 | 2009 | |
| This shouldn't be happening. | Bu ilişki hiç gerçekleşmemeliydi. | Glee-1 | 2009 | |
| Not because I'm in a wheelchair | Tekerlekli sandalyede olduğum için değil ama... | Glee-1 | 2009 | |
| If I know that you spend even | Eğer senin başka biriyle... | Glee-1 | 2009 | |
| that there's one other person in your life that can provide | ...ve benim sağlamam gereken şeyleri... | Glee-1 | 2009 | |
| it's just too much for me to take. | ...bunu hazmetmek benim için çok zor olur. | Glee-1 | 2009 | |
| And Santana knows that. | Santana bunu biliyor. | Glee-1 | 2009 | |
| You were the only person at this school that never called me that! | Bu okulda bana böyle hitap etmeyen tek insan sendin! | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ She broke down and let me in ♪ | * Dayanamadı daha fazla ve izin verdi * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Made me see where I've been ♪ | *Ne ifade ettiğimi bana gösterdi * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Been down one time, been down two times ♪ | * Moralim bozuldu bir defa * Çok kötü, tatlım. Ama hayallerini desteklemeyen birine ihtiyacın yoktur. | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I'm never going back again ♪ | * Öyle hissetmeyeceğim bir daha * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ You don't know what it means to win ♪ | * Bilemezsin kazanmanın ne demek olduğunu * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Come down and see me again ♪ | * Gel ve gör beni yine * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Been down one time ♪ | * Moralim bozuldu bir defa * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Been down two times ♪ | * Moralim bozuldu iki defa * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Mmm, never going back again ♪ | * Öyle hissetmeyeceğim bir daha * | Glee-1 | 2009 | |
| Stakeout. | Gizlice izlemedeyiz. Ne heyecanlı. "Hart to Hart" dizisinden bir bölüm gibi. | Glee-1 | 2009 | |
| It's like an episode of Hart to Hart. | Çünkü ne kadar birbirimizden nefret etsek de, iyi anlarımız oldu... | Glee-1 | 2009 | |
| No, this is not fun or cool. | Hayır, bu yaptığımız ne eğlenceli ne de hoş. | Glee-1 | 2009 | |
| Then why did you agree to do it? | O zaman neden yapmayı kabul ettin? | Glee-1 | 2009 | |
| I never understood why you got back with her. | Neden tekrar çıkmaya başladığınızı hiç anlamadım. | Glee-1 | 2009 | |
| I mean, if you can't even trust her. | Yani, eğer ona güvenemiyorsan bile. | Glee-1 | 2009 | |
| Because you forgive your first love anything. | Çünkü ilk aşkının yaptığı her şeyi affedersin. | Glee-1 | 2009 |