Search
English Turkish Sentence Translations Page 222
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Whatever Jai Singh did...was to save himself. | Ne Olursa Olsun Jai Singh ...kendini kurtarmak için. | 1920 London-1 | 2016 | |
| That's a lie, your honor. | Hepsi yalan, Sayın yargıç. | 1920 London-1 | 2016 | |
| How can the accused Jai Singh and the Princess be friends? | Sanık Jai Singh ve Prenses nasıl arkadaş olabilir? | 1920 London-1 | 2016 | |
| A Princess...and a shepherd! | Bir Prenses ve bir çoban. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Where can they possibly meet? | Muhtemek nerede bir araya gelebilirler? | 1920 London-1 | 2016 | |
| l think we shouldn't waste the court's time... | Mahkede zaman kaybetmememiz gerektiğini düşünüyorum... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...with such absurd arguments. | ....böyle saçma argümanlarla. | 1920 London-1 | 2016 | |
| And so... l would like to call upon my next witness. | Ve böylece... bir sonraki tanığıma seslenmek istiyorum. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Princess Shivangi! | Princess Shivangi! | 1920 London-1 | 2016 | |
| Princess Shivangi... have you met this man... | Princess Shivangi... bu adamla tanıştınız mı... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...Jai Singh Gujjar, before? | ...Jai Singh Gujjar, önceden? | 1920 London-1 | 2016 | |
| Please answer in 'yes' or 'no' for the court's convenience. | Lütfen mahkemenin koaylığı in 'evet' 'hayır' şeklinde cevaplayın. | 1920 London-1 | 2016 | |
| ls he your friend? | o arkadaşın mı? | 1920 London-1 | 2016 | |
| Let's skip that. | Bunu geçelim. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Can you tell the court... | Mahkemeye söyleyebilirsin... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...what happened with you that day? | o gün ne oldu...? | 1920 London-1 | 2016 | |
| Rana Jagpratap Singh is my uncle. | Rana Jagpratap Singh benim amcam. | 1920 London-1 | 2016 | |
| He will never think ill for me. | O benim amcan asla benim için kötü düşünmez. | 1920 London-1 | 2016 | |
| l know Jai Singh... he came to our court. | Biliyorum Jai Singh... o bizim için mahkemeye geldi. | 1920 London-1 | 2016 | |
| But he's not my friend. | Ama o benim arkadaşım değil. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Shivangi, what are you saying? | Shivangi, ne diyorsun? | 1920 London-1 | 2016 | |
| Tell them what happened with you. | Sana ne oldu söyle. | 1920 London-1 | 2016 | |
| You've no right to speak in between! | Aralarında konuşmaya hakkın yok! | 1920 London-1 | 2016 | |
| Please speak without any fear or hesitation. | Herhangi bir korku veya tereddüt olmadan konuşuyor | 1920 London-1 | 2016 | |
| This man didn't just trouble me... | Bu adamla aramda bir sorun yok... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...in fact he also said that he won't rest... | ...aslında durmayacağını söyledi... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...until he doesn't make me his. | ...beni yok edene kadar. | 1920 London-1 | 2016 | |
| That's a lie. She's lying. | Yalan bu. Yalan söylüyor. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Shivangi, what's wrong with you? Silence! | Shivangi, senin sorunun nedir? Sessizlik! | 1920 London-1 | 2016 | |
| Don't interfere with the court's proceedings! | Mahkemenin devamına, müdahale etme! | 1920 London-1 | 2016 | |
| When Rana Jagpratap Singh learned about this... | ..Rana Jagpratap Singh bu konuyu öğrendiği zaman... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...he went to see him in order to save the honor of our family. | ...ailemizin onurunu kurtarmak için onu görmeye gitti. | 1920 London-1 | 2016 | |
| But he didn't just ignore his age...but his stature too. | Fakat onun yaşını ...bulunduğu konumu gözardı etmedi... | 1920 London-1 | 2016 | |
| And attacked him. | ve ona saldırdı. | 1920 London-1 | 2016 | |
| lt's a lie. She's lying. | Bu bir yalan. Yalan söylüyor. | 1920 London-1 | 2016 | |
| What are you saying, Shivangi? | Ne diyorsun, Shivangi? | 1920 London-1 | 2016 | |
| Shivangi, why don't you tell them that you love me? | Shivangi,neden yapmıyorsun, onlara beni sevdiğini söyle? | 1920 London-1 | 2016 | |
| Shivangi...look at me. | Shivangi... bana bak. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Shivangi...look into my eyes and say that you don't know me. | Shivangi..gözlerimin içine bak ve beni tanımadığını söyle?. | 1920 London-1 | 2016 | |
| The court finds Jai Singh Gujjar guilty... | Mahkeme Jai Singh Gujjarsuçlu bulmuştur... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...and sentences him to 5 years of imprisonment. | ...ve beş yıl hapis cezasına karar kılınmıştır. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Shivangi! | Shivangi! | 1920 London-1 | 2016 | |
| Why did you do it? | Bunu neden yaptın? | 1920 London-1 | 2016 | |
| lt took me very long to understand... | Bunu anlamam çok uzun sürdü... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...that the royal family honor is more important than any relation. | ...kraliyetin aile şerefi herhangi bir ilişkiden daha önemli. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Those who live in palaces...should always support royalty. | Saraylarda yaşayanlar...her zaman kendi ailelerine destek çıkar. | 1920 London-1 | 2016 | |
| And not some ordinary shepherd. | Ve sıradan bir çobana değil. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Uncle... l said l won't come! | Amca..söyledim,gelmeyeceğimi söyledim. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Go away! | Git buradan! | 1920 London-1 | 2016 | |
| Uncle, l... | Amca, ben... | 1920 London-1 | 2016 | |
| l know...you don't want to see me. | Biliyorum...beni görmek istemediğini biliyorum. | 1920 London-1 | 2016 | |
| But only you can help me, Jai. | Fakat sadece sen bana yardım edebilirsin, Jai. | 1920 London-1 | 2016 | |
| And if he isn't freed from that spirit's clutches soon... | Ve eğer o,ruhun gücünden kutulamazsa yakına... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...then he'll be dead, Jai. | ...o ölmüş olacak, Jai. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Well... the so called aristocrats... | Yani... sözde aristokratlarım... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...finally need the help of an ordinary shepherd. | ...sonuçta sıradan bir çobanın yardımlarına ihtiyacı var. | 1920 London-1 | 2016 | |
| l know l am your culprit. | Ben senin suçlu olmadığını biliyorum. | 1920 London-1 | 2016 | |
| But why punish an innocent man for it. | Fakat neden bunun için mahsum biri ölsün... | 1920 London-1 | 2016 | |
| l beg you...please save my husband. | Sana yalvarıyorum...lütfen kocamı kurtarın. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Please save Veer. | Lütfen kurtarın Veer. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Your love might've been a joke, Shivangi... | Senin aşık bir şaka olabilir, Shivangi... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...but my hatred is real. | ...ama nefretim gerçek. | 1920 London-1 | 2016 | |
| You didn't care for my love...so why should l do for you? | Benim aşkım senin umurunda değil ...peki neden sana yardım edeyim? | 1920 London-1 | 2016 | |
| l've heard that you learnt this art in order to help others. | Başkalarından duyduğum kadarıyla, bu sanatı başkalarına yardım için kullanıyorsun. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Veer Saa is one of those people... | Veer Saa insanlardan biri... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...who needs you and your art. | ...sana ve santına ihtiyaç duyulan. | 1920 London-1 | 2016 | |
| How can you punish someone else... | Neden başka birini cezalandırıyorsun... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...for whatever happened between us, Jai. | ...aramızda ne olduysa, bizim aramızda, Jai. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Think about it... | Düşünün... | 1920 London-1 | 2016 | |
| lf some other girl had come begging to you... | Eğer başka bir kız, gelip sana yalvarsaydı... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...to save her husband's life, what would you have done? | ..kocasının hayatını kurtarmak için ne yapardın? | 1920 London-1 | 2016 | |
| Would you have disappointed her too? | O'nu da hayal kırıklığına uğratır mıydın? | 1920 London-1 | 2016 | |
| lf that's the case, then fine... | eğer olay buysa, o zaman tamam... | 1920 London-1 | 2016 | |
| For others l do it free of charge... | Diğerleri için için karşılık almadan yap... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...but l will take a high fee for this job from you royal people. | ...ama kraliyet insanlarından bu iş için sana vermek için büyük bir ücret sağlayabilirim. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Nothing is more valuable than Veer Saa's life for me. | Veer Saa'nın hayatı benim için, herşeyden daha değerli. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Just come to London with me...and save his life. | Bmimle Londra'ya gel... ve omun hayatını kurtar. | 1920 London-1 | 2016 | |
| How's he, Kesar Maa? | Nasıl o, Kesar Maa? | 1920 London-1 | 2016 | |
| ls he fine? | O iyi mi? | 1920 London-1 | 2016 | |
| Don't go inside, madam. Please don't go inside. | İçeri girmeyin, madam. Lütfen içieri girmeyn. | 1920 London-1 | 2016 | |
| What l saw in bits and pieces this entire month... | Parçalanmış halde gördüm tüm ay boyunca... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...you won't be able to see it suddenly. | ...birden görmeniz doğru olmayacktır. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Don't go inside. | İçeri girmeyin. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Don't go inside! | İçeri girmeyin! | 1920 London-1 | 2016 | |
| You won't be able see him. | O'nu görmeniz mümkün olmayacak. | 1920 London-1 | 2016 | |
| You won't... | Sen olmaz... | 1920 London-1 | 2016 | |
| You didn't do anything wrong by bringing me here, Shivangi. | Ben buraya getirmekle yanlış bir şey yapmadın, Shivangi. | 1920 London-1 | 2016 | |
| This spirit has completely possessed your husband's body. | Bu ruh kocanızın bedenini, tamamen ele geçirmiş. | 1920 London-1 | 2016 | |
| She's a witch... that's stealing Veer Singh's age... | O bir cadı... Veer Singh'ın gençlüğini alıyor... | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...and his strength. | ...ve onun gücünü. | 1920 London-1 | 2016 | |
| lf we don't do something soon... | ...eğer en yakın zamanda bir şeyler yapmazsak | 1920 London-1 | 2016 | |
| ...then it'll be difficult to save him. | ...sonra çok geç olacaktır. | 1920 London-1 | 2016 | |
| We have...only a week's time. | Bizim...sadece bir haftamız var. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Then do something, Jai! Do something. | O zaman bir şeyler yap, Jai! Bir şeyler yap. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Perform some rituals...or take any measure you want.. | Rituelleri gerçekleştirmek için...önlem için, istediğiniz herhangi bir şey.. | 1920 London-1 | 2016 | |
| But...but please save him, Jai...please save him. | Ama...ama lütfen onu kurtarın, Jai...lütfen onu kurtarın. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Of course... l will save him. | Elbette...onu kurtaracağım. | 1920 London-1 | 2016 | |
| But for that...we must take him home. | Ama bunun için...onu eve götürmeliyiz. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Strange...he's your husband, it's your decision. | Garip...o senin kocan, buna sen karar vereceksin. | 1920 London-1 | 2016 | |
| Whether you get him treated here or someplace else... | O'nun tedavisini istemek,burada veya başka bir yerde... | 1920 London-1 | 2016 |