Search
English Turkish Sentence Translations Page 150447
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| You know, I've searched everywhere. | Her yeri aradım. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Better wrap that. | Onu sarsan iyi olur. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Cut looks pretty nasty. | Kesik kötü görünüyor. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| How bad was your little argument? | Şu küçük tartışmanız ne kadar kötüydü? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| No, this is from the rim of the tire. | Hayır bu yara lastiğin kenarından oldu. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| That's where I cut it. | Burada kestim. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Look, there was a girl here. | Burada bir kız vardı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| She might know where my girlfriend went. | Belki kız arkadaşımın nereye gittiğini biliyordur. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Charlotte she was about 12 years old. | Charlotte, yaklaşık 12 yaşlarındaydı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| She was selling produce on the side of the road. | Yolun kenarında meyve satıyordu. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| She had a horse and buggy. | Bir at arabası vardı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| We're in the middle of nowhere. | Burada hiçbir şey yok. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Never seen anybody set up shop here. | Kimsenin buraya dükkan açtığını görmedim. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| There's not enough traffic. | Yeterli trafikte yok zaten. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Well, I know what I saw, all right? I'm not making this up. | Ne gördüğümü biliyorum tamam mı? Bunları uydurmuyorum. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Why don't we go down to the station? | Neden benimle merkeze gelmiyorsunuz? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I'm not going anywhere till Lois gets back. | Lois gelen kadar hiçbir yere gitmiyorum. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Mister, calm yourself down. | Bayım sakin olun. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| This must be what we ran over. | Bunun üstünden geçmiş olmalıyız. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Now, if our blowout wasn't an accident, | Eğer lastik patlaması kaza değilse... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| someone could have done this on purpose. | ...bunu biri bilerek yapmış olmalı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I think you better get a move on | Sanırım başınızı belaya sokmadan... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| before you get yourself in some trouble. | ...devam etseniz iyi olacak. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Just trying to show you. I'm not gonna say it again! | Size anlatmaya çalışıyorum. Tekrar söylemeyeceğim! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Those are tracks from the horse and buggy. | Bu izler at arabasından olmalı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Now, if there was no girl, how do you explain those? | Eğer burada bir kız yoksa bunları nasıl açıklıyorsunuz? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| They do look fresh. | İzler yeni gözüküyor. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Run up the logging road a bit. | Ağaçlıklı yolda ilerlemişler. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| All right, you proved your point. | Tamam söylediklerini kanıtladın. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Let's take a hike. | Hadi gidelim. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| If your girlfriend is out there... | Eğer kız arkadaşın oradaysa... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| We'll find her. | ...onu bulacağız. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Look at you drive that horse. | Şu at arabasını kullanışına bir bak. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| At your age, the best I could do was drive my dad crazy. | Senin yaşındayken ben sadece babamı deli edebiliyordum. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Lucky for me, you were around. | Şanslıyım ki sen yanımdaydın. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| So, how much longer before our carbon free hayride | Bu karbon salınımı yapmayan aracın bizi... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| gets us to the train station? | ...tren istasyonuna götürmesi ne kadar sürer? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Oh, not much. | Fazla değil. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| But I'm not allowed to go into town. | Ama benim kasabaya gitme iznim yok. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| My father will give you the ride from here. | Seni oraya babam götürür. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| As long as I can make the express back to cover the rally, | Dönüp gösteriyi haber yapacak kadar vaktim olursa... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I'm happy. | ...sorun yok. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I am not gonna miss out on a front page story | Sırf o başımın çaresine bakamayacağımı düşünüyor diye... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| just because he thinks I can't take care of myself. | ...bir baş sayfa hikayesini kaçıramam. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| So, your town is quaint. | Kasaban ilginç bir yer. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| How many people live out here? | Burada kaç insan yaşıyor? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Our whole congregation. | Tüm cemaatimiz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| We're believers. | Biz inançlı kişileriz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Father bought this land long before I was born | Babam ben daha doğmadan bu yeri almış ve... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| and moved his flock here from Idaho | ...birlikte yaşamak için halkı Idaho'dan buraya getirmiş. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Looks like you're having some sort of shindig. | Sanırım bir partiye hazırlanıyorlar. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| It's the Harvest Festival. | Hasat Festivali. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Whole town comes out to celebrate. | Tüm kasaba kutlamak için geliyor. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Bless us, child. | Tanrıya şükür evladım. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| How could you bring a guest to our home unannounced | Nasıl olurda eve habersiz bir şekilde... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| when we're unprepared to welcome them? | ...onu karşılamaya hazır olmadığımız bir durumda misafir getirisin? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I'm Ruth. Ruth Cavanagh. | Ben Ruth. Ruth Cavanagh. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Ah. Lois Lane. | Lois Lane. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Miss Lane just needs father | Bayan Lane'in babamın onu... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| to give her a ride to the train station | ...tren istasyonuna bırakmasına ihtiyacı vardı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| so she can get back to the city. | Böylece şehri geri dönebilecek. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I don't mean to impose. Charlotte just offered. | Zahmet vermek istemedim. Charlotte teklif etti. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Oh, never an imposition to help those in need. | Yardıma ihtiyacı olanlara yardım etmek zahmet değildir. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| But my husband likes his supper promptly at sundown. | Kocam gün batımında mutlaka akşam yemeğini yemek ister. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| He'll take you right after we eat. | Yedikten sonra sizi götürecektir. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You know, if you point the way, | Eğer bana yolu tarif ederseniz... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I'm sure I could just hoof it from here. | ...eminim kendim gidebilirim. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Oh, don't be foolish. | Aptal olmayın. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| If you're not familiar with these parts, | Eğer bu yerlere aşina değilseniz... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| you could get lost in those woods. | ...ormanda hemen kaybolursunuz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Break bread with us. | Bizimle yemek yiyin. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Mother always makes more than enough. | Annem her zaman fazla yapar. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Rally's not for another couple hours. | Gösterinin başlamasına bir kaç saat var. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And I could really use a home cooked meal. | Ev yemeğine hayır diyemeyeceğim. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Go fetch your father, Charlotte. | Gidip babanı al Charlotte. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Tell him the ham needs carving. | Ona etin parçalanması gerektiğini söyle. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Did you see her, father? | Gördün mü baba? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Good work, child. | İyi işti evladım. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You've saved us all. | Hepimizi kurtardın. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| This is the best party ever! | Bu gördüğüm en iyi parti! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I have a little bit of work to do, | Yapmam gereken işler var. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| so make sure you save me | Bana büyük bir parça pasta ayır olur mu? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| My team is still searching for a remedy. | Ekibim halen tedaviyi bulmaya çalışıyor. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| But I don't want to make any false promises. | Ama sahte sözler vermek istemiyorum. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| All our tests indicate | Tüm test sonuçlarına göre... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| that his condition is irreversible. | ...durumu geri değiştirilemez. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| If the accelerated mitosis persists, | Eğer bölünme bu hızla devam ederse... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| his body will eventually give out. | ...bedeni sonunda pes edecektir. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| He's aged four years in two weeks. | İki haftada dört yaş yaşlandı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| "Sorry" isn't good enough! | Üzgünüm yeterli değil! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| He needs to be at the facility, | Laboratuarda olması gerekiyor. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| where we can study him around the clock. | Bu sayede onun üzerinde çalışabiliriz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Alexander stays here... With me. | Alexander burada benimle kalacak. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I want him to believe that he is like any other normal child. | Onun diğer normal çocuklar gibi olduğuna inandırmalıyım. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| But we both know he's not normal. | Ama ikimizde normal olmadığını biliyoruz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And no matter how many parties you throw him, | Onun için ne kadar parti verirsen ver... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| he never will be. | ...asla öyle olmayacak. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I just want to protect him. | Onu korumak istiyorum. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I want to give him a second chance. | Ona ikinci bir şans vermek istiyorum. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Dr. Lamell, I know that you had a hand | Dr. Lamell, biliyorum ki siz... | Smallville Harvest-1 | 2010 |