Search
English Turkish Sentence Translations Page 150441
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| he would have liked you a lot. | Eminim seni çok severdi. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| clark, could i stay here with you ? | Clark, burada seninle birlikte kalabilir miyim? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maddie, you have a grandmother. | Maddie senin bir büyükannen var. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| she's very excited for you to come live with her. | Onunla yaşayacaksın diye çok heyecanlı. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i don't know her. | Onu tanımıyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i know you. | Seni tanıyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| well, maddie, it's just you're gonna have to give it time to get to know her. | Maddie, onu tanımak için sadece biraz zamana ihtiyacın var. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maddie, listen. | Maddie, beni dinle. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maddie, i would never let you go with anyone who's not gonna accept you for who you really are, okay ? | Maddie, seni olduğun gibi kabul etmeyecek biriyle gitmene asla izin vermem, tamam mı? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i'll make sure. okay ? | Bundan emin olacağım. Tamam mı? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| hey, mom ! | Hey, anne! | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| we need another deck of cards. | Başka bir deste kağıt istiyoruz. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maddie, stay here. | Maddie, buradan ayrıIma. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| move a muscle... | KıIını kıpırdatırsan... | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| ...mom gets her throat slashed. | ...annenin boğazı kesilir. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| bring me my daughter. | Bana kızımı getir. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| bring me my daughter ! | Bana kızımı getir! | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| now ! | Hemen! | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| don't worry, clark. | Korkma, Clark. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i'm not gonna let him hurt any more people. | Daha fazla insanlara zarar vermesine izin vermeyeceğim. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maddie, no. | Maddie, hayır. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| princess, what are you doing to me ? don't. | Prenses, bana ne yapıyorsun? Yapma. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maddie, if you kill him, | Maddie, eğer onu öldürürsen, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you'll be just like him. | aynı onun gibi olursun. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you don't have to turn into your father. | Baban gibi olmak zorunda değilsin. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maybe i don't have a choice. | Belki başka çarem yoktur. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maddie, just because you're his child does not mean that you're destined to follow in his footsteps. | Maddie, onun çocuğu olman kaderinde, onun izinde gitmek olduğu anlamına gelmez. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| but i don't want him to hurt any more people. | Ama daha fazla insanları incitmesini istemiyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i won't. i won't, honey. | İncitmeyeceğim, tatlım. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i made a mistake, maddie. | Bir hata yaptım, Maddie. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maddie, your father has already destroyed his life. don't destroy yours. | Maddie baban zaten kendi hayatını mahvetti, seninkini de mahvetmesine izin verme. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maddie, i promise i won't... | Maddie, söz veriyorum yapmayacağım. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you have too much to offer this world. | Bu dünya için çok fazla şeye sahipsin. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| it's over now. | Artık bitti. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| go ahead, maddie. there's nothing to be scared about. | Hadi Maddie. Korkacak bir şey yok. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you won't be with me. | Benimle olmayacaksın. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i'll have no one to talk to. | Konuşacak kimsem yok. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maddie, your grandmother can't wait to talk to you. she wants to hear every word you have to say. | Maddie, büyükannem seninle konuşmak için sabırsızlanıyor. Söylediğin her kelimeyi duymayı istiyor. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| what about my powers ? | Peki güçlerim? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| what if i can't control them ? | Peki ya onları kontrol edemezsem? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| but you can, maddie. | ama edeceksin Maddie. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i've seen you. | Bundan eminim. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| just like you did in the barn, remember ? | Ahırda yaptığın gibi, hatırladın mı? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| but if you ever feel like you're gonna lose control, | Ama eğer kontrolünü kaybediyor gibi hissedersen, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| all you have to do is pick up the phone. | tek yapmam gereken bir telefon açmak. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you call me. i'll be right there to talk you through it, okay ? | Beni ara. Konuşmak için hemen gelirim, tamam mı? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i already miss you, clark. | Seni şimdiden özledim. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i miss you, too. | Bende seni özleyeceğim. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| your grandmother is waiting for you. she's gonna take good care of you. | Büyükannen seni bekliyor. Sana çok iyi bakacak. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i almost forgot. | Neredeyse unutuyordum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| so, the good news is with lois' love for gossip, | Dedikoduyu seven Lois ile ilgili iyi haber, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i will always have the inside scoop at the state capitol. | Eyalet Meclisi içerisinde hep bir kaynağım olacak. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| as long as she doesn't get my mom impeached. | Tabii annem ondan şüphelenene kadar.. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| yeah, i think that lois is the least of your mom's worries. | Evet, sanırım annenin en son endişeleneceği kişi Lois'dir. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| have you told her about your otherworldly suspicions that lionel knows your secret ? | Bir şekilde Lionel'ın sırrını öğrendiğinden annene bahsettin mi? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| she's got a lot on her mind right now. | Şuan kafası oldukça meşgul. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| hey, how's lana ? | Hey, Lana nasıI? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i was wondering when you were going to bring up the "l" word. | Bende ne zaman ismi "L" ile başlayan kişiden bahsedeceksin diye merak ediyordum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| why don't you call her ? | Neden onu aramıyorsun? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| actually, i was just trying to give her some space. | Aslında, ona biraz zaman tanımaya çalışıyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| has she met anyone yet ? | Daha biriyle tanışmadı mı? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| clark, look, | Clark bak, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| if you don't want to talk to her, that's fine. it's your choice. | Eğer onunla konuşmak istemiyorsan, sorun değil. Bu senin tercihin. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| but please don't make me your own personal little covert spy. | ama Iütfen beni kendi küçük gizli casusun yapma. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| is there something you're not telling me ? | Bana anlatmadığın bir şey mi var? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| not at all. | Hayır, yok. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i thought you were busy explicating shakespeare today. | Bugün Shakespeare'i incelemekle meşgul olduğunu sanıyordum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i wanted to talk, just to set the record straight. | Duruma netlik kazandırmak için konuşmak istiyordum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i don't think the record could be any straighter. | Durumun bundan daha net olabileceğini sanmıyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| chloe's working on a story where there is none. | Chloe olmayan bir hikayenin peşinde. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| lex, our friendship means a lot to me, and i don't want any misunderstandings to get in the way of that. | Lex arkadaşIığımız benim için çok önemli ve bir yanlış anlama yüzünden bozulmasını istemem. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| we're on the same page. | İkimizde aynı şeyden bahsediyoruz. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| if i somehow gave you the wrong impression the other night, i apologize. | Eğer sana bir şekilde yanlış bir izlenim verdiysem özür dilerim. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you don't have to apologize for something that didn't happen. | Olmayan bir şey için özür dilemen gerekmiyor. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| well, it wouldn't be the first time. | Bu ilk kez başıma gelmiyor. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| this whole thing... i mean, i can't believe we're even having this conversation. | Bütün bu olanlar... bu konuşmayı yaptığımıza bile inanamıyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| to think that there'd be anything between us besides friendship. | Aramızda arkadaşIıktan öte bir şeylerin olduğunu düşünmek. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| talk is just a bunch of noise. | Sözler sadece seslerin bir toplamı. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| as long as we both feel the same way... | İkimizde aynı şekilde hissettikten sonra.. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| that's all that matters. | Gerisi önemli değil. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| it's just something that happened. | Bu bir anlık bir şeydi. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| Traduction par Zed et Djalloul Synchro par Kiff, merci � Rockguitar www.forom.com | . | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| Everything is about meteor freaks lately. | Son zamanlarda her şey meteor ucubeleriyle alâkalı. | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| Ok. I thought we agreed we weren't gonna use that word anymore. | Tamam. Artık o kelimeyi kullanmayacağımız konusunda hemfikiriz sanıyordum. | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| Clark, the crystal! You're the only one that can stop the eclipse. | Clark, kristal! Güneş tutulmasını durdurabilecek tek kişi sensin. | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| I just need to know that you love me, no matter what. | Ne olursa olsun, beni sevdiğini bilmem yeterli. | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| What do you think is stronger, Clark her hatred for me or her affection for you? | Sence hangisi daha güçlü Clark,... | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| I mean, of all the people in the world, you had to end up with your editor. | Yeryüzünde onca insan dururken, editörünle birlikte olmak zorunda mısın? | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| Trust me. It's better the world knows you as Grant Gabriel. | İnan bana, dünyanın seni Grant Gabriel olarak bilmesi en iyisi. | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| My name is Julian Luthor. | Benim adım Julian Luthor. | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| There's no way to trace where the alloy disappeared to. | Metal alaşımının nereye gittiğini takip etmenin bir yolu yok mu? | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| I suggest we find it. | Size onu bulmanızı öneririm. | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| You have chosen to defy me yet again, Kal El. | Yine bana karşı gelmeyi seçtin, Kal El. | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| This defiance cannot go without consequence. | Bu karşı gelmenin sonucuna katlanacaksın. | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| And now... an all new "Smallville." | Ve şimdi, Smallville'in yeni bölümü. | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| Anyway, what was saying? | Her neyse, ne diyordum? | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| So you did bring me in here to work? | Beni buraya iş için mi getirdin? | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| Right work. | Tabii, iş için. | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| You need to stop blabbering to the world that I am writing the Lex Luthor expos�. | Lex Luthor'u ifşa edecek bir yazı yazdığımı herkese duyurmaktan vazgeçmelisin. | Smallville Gemini-1 | 2007 | |
| It's the biggest story of the year. | Bu yılın en büyük hikayesi. | Smallville Gemini-1 | 2007 |