Search
English Turkish Sentence Translations Page 150345
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| I think your creative talents are being wasted at LuthorCorp, son. | Bence yaratıcılık yeteneklerin Luthor Ş'de harcanıyor, oğlum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Unfortunately, this isn't fiction. | Maalesef bu kurgu değil. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| So far, the Kafkaesque trials have caused patients' bodies... | Şimdiye kadar Kafkaesque denemeleri hastaların bedenleri kötüleşirken... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...to deteriorate while their minds retain consciousness. | ...akılları yerlerinde duruyor gibiler. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Sort of bypasses the code of ethics... | Ahlaki kodu biraz aşıyor... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...but I suppose if you were successful, it could mean big business. | ...ama eğer başarılı olursan, büyük bir iş anlamına gelir. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I applaud your moral outrage... | Ahlaki zulmünü alkışlıyorum... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...but these papers don't specifically confirm any of your accusations, son. | ...ama bu kağıtlar suçlamalarını onaylamıyor, oğlum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Although they would raise a few eyebrows at the Daily Planet. | Ama Daily Planet’te bir kaç kaşı havaya kaldırabilir. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| You know, you don't have to resort to threats, Lex... | Tehditlere başvurmana gerek yok Lex... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...if you wanna shut this project down. | ...eğer bu projenin kapatılmasını istiyorsan. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I must not be making myself clear. | Kendimi iyi anlatamadım. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I came back to LuthorCorp to be your partner, not a paper pusher. | Luthor Ş'ye senin ortağın olmak için geldim, fotokopi elemanı olmak için değil. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| This new project can make the company billions of dollars. | Bu yeni proje şirkete milyarlarca dolar kazandırabilir. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I don't want it shut down. | Kapanmasını değil. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I wanna be put in charge of it. | İşin başına geçirilmek istiyorum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| What are you doing? This is a restricted area. | Ne yapıyorsun? Bu yasak bir bölge. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| You failed to mention, Dr. Teng, that my son... | Oğlumun yakın zamanda sizi ziyaret ettiğini... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...recently paid you a visit. | ... anlatmadınız Dr. Teng | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I don't know how he found us, but I didn't tell him anything. | Bizi nasıl buldu bilmiyorum ama hiçbir şey anlatmadım. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| That's irrelevant now because, as of this moment, this project never existed. | Bu şu an konu dışı çünkü şimdiden itibaren bu proje asla var olmadı. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| We haven't tested the most recent adjustments. | Son ayarlamaları incelemedik. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Don't worry, Dr. Teng, your work will continue. | Endişelenmeyin Dr. Teng, çalışmanız devam edecek. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I want this lab cleared out by the end of the day. | Günün sonuna kadar buranın boşaltılmasını istiyorum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Or this time you will find yourself deported back to your native homeland. | Ya da bu sefer kendinizi doğduğunuz topraklarda bulursunuz. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| If I'm not mistaken, your government does not have much use for women who have... | Eğer yanılmıyorsam, hükümetiniz Batı kapitalizminin şeytanlarıyla ... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...consorted with the devils of Western capitalism. | ...birlik olan kadınlara karşı pek iyi şeyler düşünmüyor. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I'm sorry, Adam. I know you're in a lot of pain. | Üzgünüm Adam. Çok acı çektiğini biliyorum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Then why did you do this to me? | O zaman bunu bana neden yapıyorsun? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| We were trying to give you a second chance. | Sana ikinci bir şans vermeye çalışıyoruz. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I've been hearing a lot of noise out there. What's going on? | Orada bir sürü ses duydum. Neler oluyor? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| They're shutting down the lab. | Laboratuarı kapatıyorlar. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| You're not taking me with you. | Beni yanında götürmüyorsun. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| What about the medicine? | İlaç ne olacak? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Mr. Luthor took all of it. | Bay Luthor hepsini aldı. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Then get it back. | O zaman geri getir. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I've only got 1 2 hours. You know that! He won't help you, Adam. | Sadece 12 saatim var. Bunu biliyorsun! Sana yardım etmez Adam. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| He doesn't even know you're alive. | Senin yaşadığını bile bilmiyor. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I have no idea where he's taking the serum. | Serumu nereye götürdüğünü bile bilmiyorum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I'm sorry. Then what am I supposed to do? | Çok üzgünüm. Peki benim ne yapmam gerekiyor? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Look, Clark, I'm no expert on quantum tunneling or wormholes... | Bak Clark, kuantum tünellerde veya kurt deliklerinde uzman sayılmam... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...but if minds like Einstein and Thorne believe time anomalies are possible... | ...ama Einstein ve Thorne gibi dehâlâr zaman anormalliklerinin olabileceğine... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...who am I to rule it out? | ...inanıyorlarsa ben kimim de bunu yok sayayım? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Lex, if that phone call is gonna happen tonight, we need to find Adam. | Lex, eğer telefon konuşması bu gece olacaksa, Adam'ı bulmak zorundayım. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Clark, what makes you think I can help? | Clark, yardım edebileceğimi de nerden çıkardın? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Because you were at the lab. | Çünkü laboratuardaydın. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| And I know you met with Dr. Teng. | Dr. Teng ile tanıştığını biliyorum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Clark, what have you been doing? | Clark, ne yapıyordun? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Following me? Don't turn this around on me, LeX. | Beni mi izliyordun? Bunu bana çevirme, Lex. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Look, we think Adam died of liver disease a few months ago... | Bak, Adam'ın birkaç ay önce karaciğer hastalığından öldüğünü biliyoruz... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...and I'm guessing he was one of Dr. Teng's subjects. | ...Dr. Teng'in deneklerinden biriydi diye tahmin ediyorum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Lana's in trouble and I know you're holding out on me. | Lana'nın başı beladaydı ve benden sakladığını biliyorum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Where is he, LeX? | O nerede, Lex? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| You don't want anything to happen to Lana. | Lana'ya bir şey olmasını istemiyorsun sen de. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I know you don't. Please. | İstemediğini biliyorum. Lütfen. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Trust me, Clark. | Güven bana, Clark. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| There's no way Adam's gonna come after Lana. | Adam'ın Lana'nın peşine düşmesinin imkanı yok. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| How can you be so sure? Because he can't leave the lab. | Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun? Çünkü laboratuarı terk edemez. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| He needs constant injections just to stay alive. | Sadece hayatta kalmak için sürekli iğneye ihtiyacı var. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I need to see it with my own eyes. | Kendi gözlerimle görmeliyim. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| It's a secured lab. You'll never be able to get in there. | Güvenlikli bir laboratuar orası. Oraya asla giremezsin. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Adam's gone. | Adam gitmiş | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Sacrificing the lives of Dr. Teng and all those technicians... | Dr. Teng ve o kadar teknisyenin hayatlarını feda etmek... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...just to get back into the pharmaceutical business. | ...sadece eczalık sektörüne girebilmek için. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I hope you weren't as emotional as this with the police. | Umarım polisle de bu kadar duygulu konuşmamışsındır. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I just spent the last five hours covering for you. | Son beş saati seni koruyarak geçirdim. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I appreciate the gesture, but I told you, I had nothing to do with the lab at Metron. | Jestini takdir ettim,ama sana söyledim, Metron'daki laboratuarla bir ilgim yok. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I suppose you didn't have anything to do with those murders either. | Sanırım o cinayetlerle de ilgin yoktur. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| LeX, even if I were the demonic father you make me out to be... | Lex, şeytani bir baba olduğumu düşünsen bile... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...you know I would never do anything so sloppy. | ...o kadar saçma bir iş yapmayacağımı biliyorsun. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| But I'm not worried, son. | Ama endişeli değilim oğlum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| How can you be so cavalier? | Nasıl bu kadar düşüncesiz olabilirsin? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Because I know that I have someone extremely competent in charge. | Çünkü işin başında çok yetenekli birinin olduğunu biliyorum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| You wanted the project. | Projeyi istemiştin. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| It's yours. | Senin oldu. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I'm trusting you to handle things. | İşleri halletmeyi sana bırakıyorum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Nice try, Dad. | İyi denemeydi baba. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| But I'm not suiting up in the 1 1 th hour. | Ama ben aptal değilim. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Clean up your own mess. | Kendi pisliğini kendin temizle. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I thought I was used to seeing weird things around here, but this was a massacre. | Etrafta garip şeyler görmeye alıştığımı sanmıştım ama bu bir katliamdı. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| What about Adam? | Adam'dan ne haber? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| It looks like he escaped. | Görünüşe göre kaçmış. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| But you think he killed them. | Ama onları onun öldürdüğünü düşünüyorsun. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| He obviously escaped from his cell and strangled his doctor. | Hücresinden doktorunu boğarak kaçmış. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Looks like the other victims were trying to stop him. | Sanırım diğer kurbanlar onu durdurmaya çalışıyormuş. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Hey, guys. So after I promised to switch my long distance service... | Selam çocuklar. Uzun mesafeli konuşma servisimi değiştirme sözü verdikten sonra... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...I got the phone company to track down the blocked number you called from. | ...aradığın numarayı telefon şirketine buldurmayı başardım. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Whose was it? | Kiminmiş? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| It's from a cell phone belonging to Gwen Burton. | Gwen Burton'a ait bir cep telefonu. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Does that ring a bell? | Bir şey ifade ediyor mu? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| No. I have no idea who that is. | Hayır. Onun kim olduğunu bilmiyorum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Why would I make a call from her phone? I don't know. | Onun telefonundan neden telefon edeyim ki? Bilmiyorum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| But we can rack up one more for our "Can you hear me 24 hours from now? " theory. | 24 saat önceden beni duyabiliyor musun teorisini bir kere daha zorlayabiliriz. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I looked into Mrs. Burton's phone records and there were no outgoing calls last night. | Bayan Burton'un telefon kayıtlarına baktım, dün gece arama yapılmamış. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| It's like the call you received came out of thin air. | Sanki araman havadan gelmiş. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Or a really different time zone. | Ya da farklı bir zaman diliminden. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Look, at least this gives us an advantage. | Bak en azından bu bize avantaj sağlıyor. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| We know what's supposed to happen. | Ne olacağını biliyoruz. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| We have to keep Adam away from Lana and make sure you don't get that phone. | Adam'ı Lana'dan uzak tutmalıyız ve o telefonu almamasından emin olmalıyız. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| But Adam could be anywhere. It's safer if we get you out to the farm. | Ama Adam her yerde olabilir. Seni çiftliğe götürsek daha güvenli olur. | Smallville Crisis-1 | 2004 |