Search
English Turkish Sentence Translations Page 150314
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Besides, who can resist this handsome face? | Ayrıca kim bu yakışıklı yüze hayır diyebilir? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Better than looking at his ugly mug all day. | Bütün gün onun çirkin suratına bakmaktan iyidir. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Give 'em hell, Danny! | Bitir onları Danny! | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| You the transfer from cove city? | Cove Şehri'nden gelen sen misin? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Joe, you ready to save the world? | Joe, dünyayı kurtarmaya hazır mısın? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| That's quite a sweet tooth you got there. | Tatlıyı çok seviyorsun herhalde. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Got them from my kid last Halloween. | Cadılar bayramı için çocuklara almıştım. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Now I can't stop eating the things. | Şimdi yemeden duramıyorum. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| He loves the banana ones. | O muzlu olanları seviyor. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| I think root beer is the only one worth the effort. | Sanırım alkolsüz bira ile iyi gidiyor. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Help yourself. | Sen de al. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| What's the matter, foreman? | Neyin var, Foreman? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Don't they have squad cars back in cove city? | Cove Şehri'nde devriye arabası görmedin mi? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| I just I guess I'm not used to riding in one so nice. | Bu kadar güzeline binmemiştim. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Good to see you got a sense of humour. | Espri anlayışın olduğuna sevindim. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| You're gonna need that here. | Burada buna ihtiyacımız var. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Let's just hope you live long enough to catch that surf again. | Umalım da geri dönecek kadar uzun zaman hayatta kalabilesin. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| It was a detective that got shot, right? | Bire dedektif vuruldu değil mi? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| What's his name? Jones? | Adı neydi? Jones mu? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Well, that might be a headline back where you come from, | Bu geldiğin yerde büyük bir haber olabilir ama... | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| But here, some detective getting plugged | ...burada bir dedektifin vurulması Metropolis için sıradan bir olay. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Blood on a badge is blood on a badge, right? | Bir memurun vurulması, bir memurun vurulmasıdır değil mi? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| No matter what city you're in. | Hangi şehirde olursa olsun. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Wearing this badge | Rozeti takmak... | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Is like putting a bull's eye right over your heart. | ...tam kalbine bir hedef koymak gibidir. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Meanwhile, we got these costumed idiots running around, | Bu arada etrafta dolaşan kostümlü salaklar... | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Getting in our way, taking all the credit. | ...yolumuza çıkıyor ve tüm övgüyü topluyorlar. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| The green arrow, red blue blur? | Green Arrow, kırmızı mavi görüntü? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Great pumpkin. | Büyük balkabağı. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| You think they do more harm than good? | Sence iyilikten çok zarar mı veriyorlar? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| What I know is that cops got rules, capes don't. | Bildiğim şey polislerin kuralları olduğu, pelerinlilerin değil. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Adam 13,there's a 10 30 in progress | Adam 13 bir 10 30 olayı bildirildi. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| At 550 south broad in the slums code 3. | 550 Kuzey bölgesi gecekondu mahallesinde. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| 10 4,dispatch. | 10 4 tamam gözetleme. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Junkies hitting the pharmacy again. | Keşin biri yine bir eczaneye girmiş. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Someone I'm looking for. | Aradığım biri. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| You ready to see how we do it in the big city? | Büyük şehirde bu işi nasıl yaparız görmeye hazır mısın? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Make sure everyone's okay. | Herkesin iyi olduğundan emin ol. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| You run track, foreman? | Koşucu musun Foreman? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| A little here and there. | Biraz yaptım. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| I guess I owe you one. | Sanırım sana borçluyum. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Transmitting data to you now. | Bilgileri sana aktarıyorum. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Who are you supposed to be? warrior angel? | Sen kimsin böyle? Warrior Angel mi? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| No. I'm the red blue blur. | Hayır, ben kırmızı mavi görüntüyüm. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| It's a losing battle. | Bunu da kaybediyorum. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Don't worry, dad. he'll grow out of it. | Üzülme baba, büyüyecektir. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| You must be Joe. I'm Danny�s wife, Suzie. | Sen Joe olmalısın. Ben Danny'nin eşi Suzie. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Hi. it's nice to meet you in person. | Seninle yüz yüze tanışabildiğimize sevindim. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| In person? | Yüz yüze mi? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| You are not still carrying that picture around. | Hala o resmi taşımıyorsun değil mi? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| He's had that thing since senior year. | Mezuniyet yılımızdan beri aynı resmi saklıyor. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Hey, bud. | Dostum. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Thanks for looking out for him today. | Ona bugün göz kulak olduğun için teşekkürler. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Losing his partner really tore him up. | Ortağını kaybetmek onu yıkmıştı. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| It's good to know that someone's still got his back out there. | Hala onun arkasını kollayan biri olması güzel. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| How long did they ride together? | Ne kadar zaman ortak oldular? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Since they graduated the academy. | Akademiden mezun olduklarından beri. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| One day they both went out and only Danny came home. | Bir gün ikisi birden çıktı ve sadece Danny geri döndü. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Mike always thought he was bulletproof. | Mike her zaman kurşun geçirmez olduğunu düşünürdü. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Now every night, I hold my breath, | Her gece nefesimi tutup... | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Waiting for him to walk through that door. | ...onun kapıdan girmesini bekliyorum. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| I know the world needs him, but... | Biliyorum dünyanın ona ihtiyacı var ama... | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| We just need him more. | ...bizim daha çok var. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| To foreman. | Yeni elemana. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Rookie really earned his keep today. | Çaylak bu günkü kazancını gerçekten hak etti. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| And to us. | Ve bize. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| We all made it home safe. | Hepimiz eve sağlam döndük. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| May we all be as lucky tomorrow. | Belki yarın da aynı derecede şanslı oluruz. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| It's too bad all of us weren't so lucky. | Hepimizin bu kadar şanslı olmaması üzücü. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| You know, with what happened with Jones. | Jones'a neler olduğunu biliyorsun. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Yeah, you know, | Evet bilirsin... | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| The damn shame is, nobody knew the guy. | ...kimsenin onu tanımaması üzücü. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Ask anyone in this precinct. | Bu bölgedeki herkese sorabilirsin. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Lone wolf like Jones, you know, he stands out from the pack. | Jones gibi yalnız kurtlar, guruptan ayrılıyor. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| And that's not a good thing. | Bu iyi bir şey değil. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Safety in numbers? | Çok olmak daha mı güvenli? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Well, I wasn't making light when I said we're all brothers. | Hepimiz kardeşiz dediğimde bunu içten söylüyordum. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Hard to stick your neck out for a guy you don't even know. | Hiç bilmediğin bir adama yardım etmek zordur. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Isn't that what police officers are supposed to do? | Polislerin yapması gereken bu değil midir? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| You believe the stones on this guy? | Şu adam söylediklerine inanabiliyor musunuz? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Good for you, Joe. good for you. | Aferin Joe. Aferin. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| You keep your eyes on the street, | Sen gözlerini sokaklardan ayırma... | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| And you leave the detective work to the desk jockeys. | ...dedektiflerde masa başı işleri yapsın. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Don't be stupid like Jones. always wear your vest. | Jones gibi aptal olma. Her zaman çelik yeleğini giy. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Foreman, we got to go. | Foreman, gitmeliyiz. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| I guess I'm not as good a judge of character as I thought. | Sanırım sandığım kadar iyi karakter tahlil edemiyorum. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| It seems that you stole some sensitive information from me. | Benden önemli bilgiler çaldın. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| And I thought we were bonding. | Bir bağımız olduğunu düşünmüştüm. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Rain check on girls' night? | Kızlar partisi mi ertelendi? | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| You know, it�s nice to finally see what Lex saw in you. | Lex'in sende ne bulduğunu görmek güzel. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| You're stunning. | Şok edicisin... | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| And devious. | ...ve hilekar. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| What Lex saw in me was an equal, | Lex'in bende gördüğü güçlü biri olmamdı. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| Someone that he couldn't control. | Onun kontrol edemeyeceği biri. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| I guess I shouldn't send my condolences | O zaman çocuğunu düşürdüğün için... | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| About the miscarriage, then, hmm? | ...taziyelerimi sunmamalıyım. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| It gave me the perspective I needed | Lex'in gerçekte nasıl biri... | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| To see Lex for who he really is. | ...olduğunu görmemi sağladı. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| I know he thought that was the only way to keep you. | Bunun seni tutmanın en iyi yolu olduğunu düşündüğünü biliyorum. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 | |
| But he always loved you. | Ama seni seviyordu da. | Smallville Bulletproof-1 | 2009 |