Search
English Turkish Sentence Translations Page 149173
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| I'm broke. I'm mowing lawns. | İlhamım gitti. Çimleri biçiyorum. | Shrink-1 | 2009 | |
| Mowing lawns? Whose lawns? | Çimleri mi biçiyorsun? Kimin çimlerini? | Shrink-1 | 2009 | |
| Just your dad's right now. | Şu anda sadece babanınkileri. | Shrink-1 | 2009 | |
| You're mowing my dad's lawn? | Babamın çimlerini mi biçiyorsun? | Shrink-1 | 2009 | |
| Your table's ready. Thank you. | Masanız hazır. Teşekkürler. | Shrink-1 | 2009 | |
| Are you kidding? No, I'm serious. | Ciddi misin? Ciddiyim. | Shrink-1 | 2009 | |
| You know, I need to start therapy again. | Tekrardan terapiye başlamam lazım. | Shrink-1 | 2009 | |
| With me? No, no, no, I can't. | Benimle mi? Hayır, olmaz. | Shrink-1 | 2009 | |
| I can't pay you right now, but we can add it to the tab. | Şu anda ödeme yapamam ama hesabıma yazarsın. | Shrink-1 | 2009 | |
| Or I can clean your pool or something. | Havuzunu falan da temizleyebilirim. | Shrink-1 | 2009 | |
| But you'd have to pay for the chemicals. | Ama ilaçların parasını sen ödersin. | Shrink-1 | 2009 | |
| No can do. Arigato. | Olmaz. Teşekkürler. | Shrink-1 | 2009 | |
| You know, we haven't gone to dinner since the... | Şeyden beri yemeğe çıkmamıştık. | Shrink-1 | 2009 | |
| If my mother was her godmother, what does that make us? | Annem onun vaftiz annesiyse biz bu durumda ne oluyoruz? | Shrink-1 | 2009 | |
| Godbrothers by marriage. | Vaftiz kayın biraderler. | Shrink-1 | 2009 | |
| Does that even exist? I don't think so. | Öyle bir şey var mı ki? Sanmam. | Shrink-1 | 2009 | |
| Rode my moped to the cemetery last week. | Geçen hafta benim mobiletle mezarlığa gittim. | Shrink-1 | 2009 | |
| Left her some flowers. | Çiçek bıraktım. | Shrink-1 | 2009 | |
| She would've liked that. | Hoşuna giderdi. | Shrink-1 | 2009 | |
| You probably don't know this. | Sen muhtemelen bilmiyorsundur. | Shrink-1 | 2009 | |
| She followed you in her car that night | O gece arabayla seni takip ediyordu. | Shrink-1 | 2009 | |
| because you insisted on driving your piece of shit home | Çünkü kör kütük sarhoş olmana rağmen evime gideceğim diye tutturmuştun. | Shrink-1 | 2009 | |
| She did? | Takip mi etti? | Shrink-1 | 2009 | |
| And she said every time you came to a stoplight, | Kırmızı ışıkta her bekleyişinde... | Shrink-1 | 2009 | |
| you toppled over. | ...devrilip düşüyormuşsun. | Shrink-1 | 2009 | |
| She said, like in slow motion, like an oak tree. | Ağır çekimdeki meşe ağacı gibiymiş. | Shrink-1 | 2009 | |
| You know, l... I watched Taxi Driver with her | Onunla beraber Taksi Şoförü'nü izlemiştik. | Shrink-1 | 2009 | |
| and there was that scene when he goes to the movie theater in Time Square. | Hani Time Square'e, sinemaya gittiği bir sahne vardı. | Shrink-1 | 2009 | |
| And I looked over at her then, and she was... | O sahnede göz ucuyla ona bir baktım ki... | Shrink-1 | 2009 | |
| And she was crying. | ...ağlıyordu. | Shrink-1 | 2009 | |
| The first step towards happiness is always the hardest. | Mutluluğa atılan ilk adım her zaman en zor olanıdır. | Shrink-1 | 2009 | |
| Who said that? | Kim söylemiş onu? | Shrink-1 | 2009 | |
| I did? | Ben mi söylemişim? | Shrink-1 | 2009 | |
| Yeah. | Burada. | Shrink-1 | 2009 | |
| You want to borrow it? | Alıp okumak ister misin? | Shrink-1 | 2009 | |
| Maybe I should read it. | Okusam iyi olur. | Shrink-1 | 2009 | |
| I'll just give it a quick read. | Şöyle hızlıca bir göz gezdireyim. | Shrink-1 | 2009 | |
| Yeah, it's good. | Güzelmiş. | Shrink-1 | 2009 | |
| Who's this? This is August. | Adı ne bunun? August. | Shrink-1 | 2009 | |
| Come here. Say hi. | Gel bakalım. "Merhaba" de. | Shrink-1 | 2009 | |
| I didn't know you came here. | Buraya geldiğini bilmiyordum. | Shrink-1 | 2009 | |
| Well, only once a week. | Ancak haftada bir kez. | Shrink-1 | 2009 | |
| We used to come a lot more often, | Eskiden daha sık gelirdik... | Shrink-1 | 2009 | |
| but the vet's afraid he's going to have a heart attack. | ...ama veteriner kalp krizi geçireceğinden korktu. | Shrink-1 | 2009 | |
| Or maybe it's me. | Belki de asıl korktuğu bendim. | Shrink-1 | 2009 | |
| God, I look awful. | Berbat görünüyorum. | Shrink-1 | 2009 | |
| Oh, no. I'm all sweaty. | Yok, canım. Kan, ter içerisindeyim. | Shrink-1 | 2009 | |
| No, it's... I look terrible. | Yok, canım. Asıl ben berbat görünüyorum. | Shrink-1 | 2009 | |
| Evan's not coming anymore. | Evan artık terapilere devam etmeyecek. | Shrink-1 | 2009 | |
| What? Is he off rockin' cocks? | Şu Rock'n Cocks dalgasına mı çıktı? | Shrink-1 | 2009 | |
| No, he's just not coming. | Hayır. Devam etmeyecek işte. | Shrink-1 | 2009 | |
| Well, it's good to see you. Yeah. | Peki. Karşılaştığımıza sevindim. | Shrink-1 | 2009 | |
| So, I was thinking today maybe we could just drive around, you know? | Düşündüm de belki bugün arabayla biraz dolaşabiliriz. | Shrink-1 | 2009 | |
| Maybe go up to the planetarium or something. | Planetaryuma falan gideriz. | Shrink-1 | 2009 | |
| Fuck, I just feel like getting out of the hotel. | Kendimi otelden dışarı atmak istiyorum, lan. | Shrink-1 | 2009 | |
| Or how about going to the apartment building | F. Scott Fitzgerald'ın öldüğü eve gitmeye ne dersin? | Shrink-1 | 2009 | |
| Who? F. Scott Fitzgerald. | Kim? F. Scott Fitzgerald. | Shrink-1 | 2009 | |
| Who's that? He's a writer. | Kim ki o? Yazar. | Shrink-1 | 2009 | |
| Fuck, I'm not saying... Just get in the car and drive around. | Neyse. Arabaya atlayıp, bir yerlere gidelim işte. | Shrink-1 | 2009 | |
| I can't. I have an audition in an hour. | Olmaz. Bir saat içerisinde denemem var. | Shrink-1 | 2009 | |
| Can you blow it off? | İptal edemez misin? | Shrink-1 | 2009 | |
| No, 'cause then I have to go to work. | Olmaz. Sonra da işe gideceğim. | Shrink-1 | 2009 | |
| You have to go to work? Yeah. | İşe mi? Evet. | Shrink-1 | 2009 | |
| I work at a temp agency at a car rental place. | Geçici olarak araba kiralama şirketinde çalışıyorum. | Shrink-1 | 2009 | |
| Fuck, that's cool. | İyiymiş, lan. | Shrink-1 | 2009 | |
| Yeah, well, my agent sucks, though. | Temsilcim berbat ama. | Shrink-1 | 2009 | |
| Fuck, you should meet Patrick. Who's Patrick? | Patrick'le tanışman lazım, lan. Patrick kim? | Shrink-1 | 2009 | |
| Well, Patrick's my agent. | Temsilcim. | Shrink-1 | 2009 | |
| He's a little crazy, but he's a good guy. | Biraz kafadan kontaktır ama iyi çocuktur. | Shrink-1 | 2009 | |
| Really? I can meet him? | Gerçekten mi? Tanışabilir miyim? | Shrink-1 | 2009 | |
| If you want. | İstersen evet. | Shrink-1 | 2009 | |
| You'd do that? | Ayarlar mısın? | Shrink-1 | 2009 | |
| For you, yeah, I'll do that. | Ayarlarım tabii. | Shrink-1 | 2009 | |
| I really like you. | Senden cidden hoşlandım. | Shrink-1 | 2009 | |
| I really like you, too. | Ben de. | Shrink-1 | 2009 | |
| So, you're still getting intervened? | Hâlâ müdahale ediyorlar mı? | Shrink-1 | 2009 | |
| I got this patient now. My father gave me this case. | Yeni bir hastam var. Babam verdi. | Shrink-1 | 2009 | |
| I know what he's up to. | Ne peşinde olduğunun farkındayım. | Shrink-1 | 2009 | |
| He's like some little elf, | Şu minik elfler gibi. | Shrink-1 | 2009 | |
| you know, with some magical plan that... | Elinde sihirli bir planı var güya. | Shrink-1 | 2009 | |
| She's a kid. I mean, for Christ's sakes. | Daha çocuk yahu. Tanrı aşkına. | Shrink-1 | 2009 | |
| I can't take on that kind of responsibility. | Böyle bir sorumluluğu alamam. | Shrink-1 | 2009 | |
| You know, l... | Anlarsın işte. | Shrink-1 | 2009 | |
| She needs somebody who can tell her that everything's going to be great | Her şeyin yoluna gireceğini ve Dünya'nın harika olduğunu... | Shrink-1 | 2009 | |
| and the world is beautiful. | ...ona söyleyecek birine ihtiyacı var. | Shrink-1 | 2009 | |
| And I'm in no shape to do it anyway. | Benimse hiç uğraşacak hâlim yok. | Shrink-1 | 2009 | |
| And besides, I can't fix people. | Ayrıca insanları iyileştiremiyorum zaten. | Shrink-1 | 2009 | |
| I think you can try. | Deniyorsun bence. | Shrink-1 | 2009 | |
| Do you want some Sticky Icky? | Sticky Icky ister misin? | Shrink-1 | 2009 | |
| Texas Sticky Icky? No, no. Just let me finish this. | Teksas Sticky Icky'si? Hayır. Dur, şunu bitireyim bir. | Shrink-1 | 2009 | |
| This is Uncle Henry. | Sonra Amca Henry var. | Shrink-1 | 2009 | |
| Hey, man. What the fuck are you doing here? | Selam, dostum. Ne işin var senin burada? | Shrink-1 | 2009 | |
| What? You said 7:30. | Yedi buçuk dememiş miydin? | Shrink-1 | 2009 | |
| It's fucking 5:30, though. | Beş buçuk demiştim. | Shrink-1 | 2009 | |
| Shit, man, I'm sorry. I don't have a watch. | Kusura bakma, dostum. Saat kullanmıyorum. | Shrink-1 | 2009 | |
| Is this your dad? No, it's not my dad. | Baban mı bu? Değil. | Shrink-1 | 2009 | |
| That's... Henry Carter. | O... Henry Carter. | Shrink-1 | 2009 | |
| What, like the doctor? | Doktor gibi mi? | Shrink-1 | 2009 | |
| No, I am the doctor. | O doktor benim. | Shrink-1 | 2009 | |
| Fuck off. You're not the doctor. | Hadi oradan. Doktor falan değilsin sen. | Shrink-1 | 2009 |