Search
English Turkish Sentence Translations Page 149017
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| You're right. Necessity does teach a man a lot in life. | Haklısın. Mecburiyet, insana çok şey öğretir hayatta. | Sholay-1 | 1975 | |
| I've already worked out everything for myself! | Ben şimdiden kendim için her şeyi ayarladım. | Sholay-1 | 1975 | |
| I'll marry the girl who drives the horse cart... | At arabasını süren kızla evlenip... | Sholay-1 | 1975 | |
| ...and be the father of a couple of children in 2/3 years. | ...iki üç yıl içinde bir çift çocuk yapacağım. | Sholay-1 | 1975 | |
| I've even thought of the brats' names! | Veletlerin adını bile düşündüm. | Sholay-1 | 1975 | |
| And when I ask my wife where the kids are... | Ve karıma, çocukların nerede olduğunu sorunca... | Sholay-1 | 1975 | |
| She'll say... | ...diyecek ki;... | Sholay-1 | 1975 | |
| "They must be with your friend Jai to listen to his stories'' | ..."Dostun Jai'ye masal dinlemeye gitmiş olmalılar." | Sholay-1 | 1975 | |
| Why must you always send your children to me for stories? | Niye devamlı çocuklarını masal dinlemeye bana gönderiyorsun ki? | Sholay-1 | 1975 | |
| You know I can't remember these bloody stories, Jai! | Bilirsin, ben o lanet masalları hiç aklımda tutamıyorum, Jai. | Sholay-1 | 1975 | |
| Stories, my foot! You don't even remember what happened yesterday. | Yapma yahu. Sanki dün ne oldu desem, hatırlayacakmış gibi. | Sholay-1 | 1975 | |
| Yesterday? Of course I remember I met Basanti yesterday! | Dün mü? Tabii hatırlıyorum. Basanti'yle buluşmuştuk. | Sholay-1 | 1975 | |
| We've promised to meet at the lake this morning! | Bu sabah gölde buluşmak üzere sözleşmiştik. | Sholay-1 | 1975 | |
| This morning, huh? Yes! | Bu sabah demek. Evet. | Sholay-1 | 1975 | |
| Here I go! | Gidiyorum! | Sholay-1 | 1975 | |
| Let's go, Dhanno! | Koş, Dhanno! | Sholay-1 | 1975 | |
| Let's go! It's a question of my chastity today! | Koş! İffetim söz konusu bugün! | Sholay-1 | 1975 | |
| Go on, Dhanno! Faster! | Hadi, Dhanno! Daha hızlı! | Sholay-1 | 1975 | |
| Faster, Dhanno! Go for it! | Daha hızlı, Dhanno! Tüm gücünle koş! | Sholay-1 | 1975 | |
| What do these guys in Ramgarh feed their daughters with? | Bu Ramgarh'lılar kızlarına ne yediriyor böyle? | Sholay-1 | 1975 | |
| Look at her... she's one hell of a spicy doll, isn't she? | Şu kıza bir bakın. Ne ateşli bir bebek, değil mi? | Sholay-1 | 1975 | |
| Damn spicy, all right! | Hem de ne ateşli! | Sholay-1 | 1975 | |
| Remember how we went to Jamnadas's daughter's wedding last year, chief? | Geçen yılki Jamnadas'ın kızının düğünün hatırlıyor musun, reis? | Sholay-1 | 1975 | |
| She'd given them a terrific dance performance there. | Orada harika bir dans gösterisi sunmuştu bu kız. | Sholay-1 | 1975 | |
| She must be a sizzling dancer! | Ateşli de bir dansçı olmalı o zaman. | Sholay-1 | 1975 | |
| Show us a couple of steps, darling. | Birkaç hareket göster bize, güzelim. | Sholay-1 | 1975 | |
| Now look, lady... don't you act too high and mighty! | Bana bak, hanımefendi. Böyle çok kendini beğenmiş tavırlara girme. | Sholay-1 | 1975 | |
| Or I'll scratch off this beautiful skin... all right? | Yoksa senin o güzel derini yüzerim, tamam mı? | Sholay-1 | 1975 | |
| Wait a minute, darling. | Bir dakika bekle, güzelim. | Sholay-1 | 1975 | |
| Tie the bastard! | Bağlayın şu piçi! | Sholay-1 | 1975 | |
| You seem to be thick with him, what say? | Ona abayı yakmış görünüyorsun. | Sholay-1 | 1975 | |
| Well, strong man? Mohammad comes to the mountain, eh? | Evet, yiğit adam! Muhammed dağa çıkar, öyle mi? | Sholay-1 | 1975 | |
| You have a scene with that babe, do you? | Bu bebekle ilişkin var, değil mi? | Sholay-1 | 1975 | |
| You bastard! I've yet to see a creep like you! | Piç herif! Seninle hesabımız daha görülmedi! | Sholay-1 | 1975 | |
| You won't get to see one either. | Görülmeyecek de. | Sholay-1 | 1975 | |
| Because your life is now going to end. | Çünkü hayatın birazdan sona erecek. | Sholay-1 | 1975 | |
| The bastard... No! | Piç herif... Hayır! | Sholay-1 | 1975 | |
| Like a house on fire, eh? | Çok seviyor belli. | Sholay-1 | 1975 | |
| You're pretty thick, aren't you? | Çok seviyorsun onu, değil mi? | Sholay-1 | 1975 | |
| Pick up your gun, Samba! | Samba! Silahını kap. | Sholay-1 | 1975 | |
| And aim your gun at this cur! | Ve şu it herife nişan al. | Sholay-1 | 1975 | |
| Now listen to me, darling. | Şimdi beni dinle, güzelim. | Sholay-1 | 1975 | |
| If you wish to save your lover, show us some dance. | Aşığını kurtarmak istiyorsan, bizim için biraz dans edeceksin. | Sholay-1 | 1975 | |
| No! Don't you dare dance before this dogs, Basanti! | Hayır! Sakın bu köpeklerin önünde dans edeyim deme, Basanti! | Sholay-1 | 1975 | |
| Delay this any longer, and we'll blow your lover's head apart! | Biraz daha oyalanırsan, aşığının beynini patlatırız. | Sholay-1 | 1975 | |
| There's another thing I must tell you, darling. | Sana bir şey daha söyleyeyim, güzelim. | Sholay-1 | 1975 | |
| That man will breathe, only till you continue to dance. | Sen dansa devam ettiğin müddetçe, o da nefes almaya devam eder. | Sholay-1 | 1975 | |
| That gun will go off, the moment your feet stop moving. | Ayakların durduğu anda, silah da patlar. | Sholay-1 | 1975 | |
| If anyone dare moves, he's gonna be dead meat! | Kimse kıpırdamasın yoksa o ölür! | Sholay-1 | 1975 | |
| abbar Singh! Ask your men to drop their guns! | Gabbar Singh! Adamlarına silahlarını atmalarını söyle. | Sholay-1 | 1975 | |
| Go after them! Go on! | Peşlerinden gidin, hadi! | Sholay-1 | 1975 | |
| And don't return empty handed, you bastards! | Ve sakın eliniz boş döneyim demeyin, pislikler! | Sholay-1 | 1975 | |
| jai! Are you all right? Yes, I'm okay. | Jai! İyi misin? Evet, iyiyim. | Sholay-1 | 1975 | |
| The three of us can't escape on a single horse, Veeru. | Üçümüz tek bir atla kaçamayız, Veeru. | Sholay-1 | 1975 | |
| Take Basanti away to the village and return soon. | Basanti'yi köye götür ve hemen dön. | Sholay-1 | 1975 | |
| And bring lots of ammunition when you return. | Yanında da çokça mühimmat getir. | Sholay-1 | 1975 | |
| No! I will stay here! Take Basanti and leave quickly! | Hayır, ben kalacağım. Basanti'yi al ve toz ol buradan. | Sholay-1 | 1975 | |
| Listen to me, Veeru! Take Basanti away! I'll stay here. | Beni dinle, Veeru! Basanti'yi götür. Ben kalırım. | Sholay-1 | 1975 | |
| No, Jai! I can't leave you alone. | Hayır, Jai! Seni yalnız bırakamam. | Sholay-1 | 1975 | |
| ryye of us will have no go, Veeru. | Birimizin gitmesi gerek, Veeru. | Sholay-1 | 1975 | |
| Or else, we'll soon run out of bullets. | Yoksa birazdan kurşunumuz bitecek. | Sholay-1 | 1975 | |
| Well, all right. Let's toss instead. | Peki o zaman. Yazı tura atalım. | Sholay-1 | 1975 | |
| If it's Heads, I stay back. If it's Tails, you hold fort. | Tura gelirse, ben kalıyorum. Yazı gelirse, sen kalıyorsun. | Sholay-1 | 1975 | |
| I win! | Ben kazandım. | Sholay-1 | 1975 | |
| But how can you be... No more arguments, Veeru! | Ama sen nasıl... Konu kapandı, Veeru! | Sholay-1 | 1975 | |
| Leave your gun and bullets behind. And take Basanti out quickly! Go on! | Silahını ve kurşunlarını bana bırak. Hemen götür Basanti'yi. Hadi! | Sholay-1 | 1975 | |
| I somehow don't feel like leaving you alone, Jai. | Seni yalnız bırakmaya gönlüm hiç razı değil, Jai. | Sholay-1 | 1975 | |
| Take care, okay? Sure. | Kendine dikkat et, olur mu? Tamam. | Sholay-1 | 1975 | |
| There's just one bullet! | Sadece bir kurşun kaldı. | Sholay-1 | 1975 | |
| Are you okay, Jai?! Yes... I'm okay. | İyi misin, Jai? Evet, iyiyim. | Sholay-1 | 1975 | |
| I've killed every single bastard before... | Tüm o piçleri tek tek öldürdüm... | Sholay-1 | 1975 | |
| Don't worry, Jai! Just don't be scared! | Endişe etme, Jai! Sakın korkma! | Sholay-1 | 1975 | |
| Why must I be scared when you're with me, Veeru? | Sen yanımdayken neden korkayım, Veeru? | Sholay-1 | 1975 | |
| Let's return to our village! Everything will be all right! | Hadi köyümüze dönelim. Her şey yoluna girecek. | Sholay-1 | 1975 | |
| My game is up, Veeru. | Ben yolun sonuna geldim, Veeru. | Sholay-1 | 1975 | |
| It's all over... No! | Bitti artık... Hayır! | Sholay-1 | 1975 | |
| No, Jai! Don't say such things! | Hayır, Jai! Böyle konuşma. | Sholay-1 | 1975 | |
| But I have no regrets, Veeru. | Ama pişman değilim, Veeru. | Sholay-1 | 1975 | |
| I have lived for my friend... and am dying before him! | Dostum için yaşadım... ve onun kucağında ölüyorum. | Sholay-1 | 1975 | |
| But there is something I'm leaving unfinished, Veeru. | Ama bir şeyi yarım bırakıyorum, Veeru. | Sholay-1 | 1975 | |
| I won't be able to tell stories to your children. | Çocuklarına masal anlatamayacağım. | Sholay-1 | 1975 | |
| You're going to be all right, Jai! Nothing will happen to you! | İyileşeceksin, Jai! Sana bir şey olmayacak. | Sholay-1 | 1975 | |
| You won't forget that, will you? | Bunu unutma, tamam mı? | Sholay-1 | 1975 | |
| Whan yoyseyse are you nalkiyg?! | Sen ne saçmalıyorsun? | Sholay-1 | 1975 | |
| Look there, Veeru... | Şuraya bak, Veeru... | Sholay-1 | 1975 | |
| There's yet another incomplete story, Veeru. | Tamamlanmamış bir hikaye daha var, Veeru. | Sholay-1 | 1975 | |
| What had I dreamed of; and what has come to be? | Neler hayal etmiştim ama nasıl sonuçlandı. | Sholay-1 | 1975 | |
| No, Jai! You can't leave me like this! | Hayır, Jai! Beni böyle bırakamazsın. | Sholay-1 | 1975 | |
| No, Jai! Please don't! | Hayır, Jai! Yapma bunu! | Sholay-1 | 1975 | |
| No, Jai! You can't do this to me! | Hayır, Jai! Bana bunu yapamazsın! | Sholay-1 | 1975 | |
| Jai! You have cheated me to save my life? | Jai! Hayatımı kurtarmak için kandırdın mı beni? | Sholay-1 | 1975 | |
| I swear upon the blood that you have shed! | Senin kanın üzerine yemin ediyorum. | Sholay-1 | 1975 | |
| I will pick and choose each one of them, and give them death! | Her birini tek tek elime geçirip, ölümü tattıracağım. | Sholay-1 | 1975 | |
| Gabbar Singh! I'm coming after you! | Gabbar Singh! Senin için geliyorum! | Sholay-1 | 1975 | |
| Run! But how far will you go, you swine! | Kaç bakalım! Ne kadar kaçabileceksin, pis domuz! | Sholay-1 | 1975 | |
| Gabbar! Come out in the open! | Gabbar! Çık ortaya! | Sholay-1 | 1975 | |
| Face me like a man, you bastard! | Erkek gibi yüzleş benimle, pislik! | Sholay-1 | 1975 | |
| I've come to avenge every drop of blood that my friend has shed! | Arkadaşımın dökülen her damla kanının öcünü alacağım senden. | Sholay-1 | 1975 | |
| You can't escape death today! | Bugün ölümden kaçamayacaksın! | Sholay-1 | 1975 | |
| Hand him over to me, Veeru. | Onu bana ver, Veeru. | Sholay-1 | 1975 |