Search
English Turkish Sentence Translations Page 148866
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Someone might come. | Birisi gelebilir. | Shijie-1 | 2004 | |
| I know you don't love me. | Beni sevmediğini biliyorum. | Shijie-1 | 2004 | |
| Don't you believe in me? | Bana güvenmiyor musun? | Shijie-1 | 2004 | |
| But if you meet someone better, let me know quickly. | Ama benden daha iyi birisini bulursan bana hemen haber ver. | Shijie-1 | 2004 | |
| It's Song. | Song. | Shijie-1 | 2004 | |
| I have to go to his place. | Mekanına gitmek zorundayım. | Shijie-1 | 2004 | |
| Being stuck here all day will turn me into a ghost. | Burada tıkılı kala kala, hayalet gibi oldum. | Shijie-1 | 2004 | |
| Did you buy groceries? I just went. | Meyve sebze mi aldın? Yolda gördüm de. | Shijie-1 | 2004 | |
| Take a rest. Have fun. | Dinlen biraz. Size iyi eğlenceler. | Shijie-1 | 2004 | |
| Did Taisheng pay up? | Taisheng borcunu ödedi mi? | Shijie-1 | 2004 | |
| Who's the banker? | Kasa kim? | Shijie-1 | 2004 | |
| I am. I won the last round. | Ben. Geçen eli ben kazandım. | Shijie-1 | 2004 | |
| I can't give you any money. | Sana para veremem. | Shijie-1 | 2004 | |
| My brother sent me to pick it up. | Ama abim parayı almam için gönderdi beni. | Shijie-1 | 2004 | |
| Call him. I'll speak to him. | Arasana. Onunla konuşayım. | Shijie-1 | 2004 | |
| Can I speak to my brother? | Abimle konuşabilir miyim? | Shijie-1 | 2004 | |
| This is Bing. | Ben Bing. | Shijie-1 | 2004 | |
| I need to talk to him. | Onunla konuşmam gerekiyor. | Shijie-1 | 2004 | |
| He isn't there? | Yok mu? | Shijie-1 | 2004 | |
| All right. No problem. | Peki. Sorun değil. | Shijie-1 | 2004 | |
| He's not in the shop. | Dükkanda değilmiş. | Shijie-1 | 2004 | |
| He's out? Call him on his cell phone. | Dışarıda mıymış? Cebinden ara. | Shijie-1 | 2004 | |
| It's probably switched off. | Muhtemelen kapatmıştır. | Shijie-1 | 2004 | |
| It's always off. | Hep kapatır. | Shijie-1 | 2004 | |
| Bing. | Bing. | Shijie-1 | 2004 | |
| Forget it. Are you broke again? | Boş ver, boş ver. Yine mi beş parasızsın? | Shijie-1 | 2004 | |
| Spent it all on girls or gambling? | Tüm paranı kumara ve kızlara mı kaptırdın? | Shijie-1 | 2004 | |
| Song, who's that guy? | Song, bu herif de kim? | Shijie-1 | 2004 | |
| Liao's brother. | Liao'nun kardeşi. | Shijie-1 | 2004 | |
| Is he cool? | Sağlam biri mi? | Shijie-1 | 2004 | |
| Sure. He's like family. | Tabii ki. Aileden biri gibidir. | Shijie-1 | 2004 | |
| Why did you bring Tao? | Tao'yu neden getirdin? | Shijie-1 | 2004 | |
| Do you mind? Not at all. | Rahatsız mı oldun? Hayır, hiç olmadım. | Shijie-1 | 2004 | |
| I need a second ID card. | İkinci bir kimlik lazım. | Shijie-1 | 2004 | |
| To open a second cell phone account. It's allowed. | İkinci bir cep telefonu hattı açtırmak için. Buna izin var. | Shijie-1 | 2004 | |
| They won't call back if they don't recognize my name. | İsmimi tanımazlarsa beni geri aramıyorlar. | Shijie-1 | 2004 | |
| Okay, no problem. | Peki, sorun değil. | Shijie-1 | 2004 | |
| People are one thing China doesn't lack. | Çin'in kıtlık çekmeyeceği tek şey insan. | Shijie-1 | 2004 | |
| Careful! Don't drop it! | Dikkat edin! Düşürmeyin! | Shijie-1 | 2004 | |
| "Give us a day, we'll show you the world." | "Bize bir gününüzü verin, size dünyayı gösterelim." | Shijie-1 | 2004 | |
| Hi, Ms. Zhao. Going out? | Merhaba Bayan Zhao. Dışarı mı çıkıyorsun? | Shijie-1 | 2004 | |
| Is my brother happy? | Abim çok sevinmiştir. | Shijie-1 | 2004 | |
| Who does the baby look like? | Bebek kime benziyor? | Shijie-1 | 2004 | |
| Like you? | Sana mı? | Shijie-1 | 2004 | |
| So it's cute! | Demek ki sevimli! | Shijie-1 | 2004 | |
| Some hot water. | Biraz sıcak su koyalım. | Shijie-1 | 2004 | |
| Yes, this is my boyfriend's. | Evet, erkek arkadaşımın. | Shijie-1 | 2004 | |
| How cute! | Ne şirin! | Shijie-1 | 2004 | |
| Your children. | Çocukların. | Shijie-1 | 2004 | |
| Aliosha. | Aliosha. | Shijie-1 | 2004 | |
| Hi, Song. | Selam Song. | Shijie-1 | 2004 | |
| See if they're okay. | Bak bakalım iyi mi? | Shijie-1 | 2004 | |
| Even with anti forgery marks! They look real. | Hologram bile var! Gerçek görünüyorlar. | Shijie-1 | 2004 | |
| Very good. | İyi, çok iyi. | Shijie-1 | 2004 | |
| Perfect timing. Can you go to Taiyuan? | Harika bir zamanlama. Taiyuan'a gidebilir misin? | Shijie-1 | 2004 | |
| A problem in Liao's family. | Liao'nun ailevi bir meselesi için. | Shijie-1 | 2004 | |
| Someone has to take his sister to Taiyuan. | Birisinin, kız kardeşini Taiyuan'a götürmesi gerekiyor. | Shijie-1 | 2004 | |
| As soon as you can leave. | En yakın zamanda. | Shijie-1 | 2004 | |
| No problem. | Pekala. | Shijie-1 | 2004 | |
| Hi, Qun. Hi, Song. | Selam, Qun. Selam, Song. | Shijie-1 | 2004 | |
| Fine, can't complain. | İyi, bir şikayetim yok. | Shijie-1 | 2004 | |
| So you have to go to Taiyuan? | Demek Taiyuan'a gitmek zorundasın. | Shijie-1 | 2004 | |
| A little family trouble. | Küçük bir ailevi sorun. | Shijie-1 | 2004 | |
| Nothing you can't handle! | Sen herşeyi halledersin! | Shijie-1 | 2004 | |
| Taisheng. He's like a brother. | Taisheng. Kardeşim gibidir. | Shijie-1 | 2004 | |
| Qun. | Qun. | Shijie-1 | 2004 | |
| Liao. | Liao. | Shijie-1 | 2004 | |
| I arranged everything. Good, thanks. | Herşeyi ayarladım. Güzel, teşekkürler. | Shijie-1 | 2004 | |
| Brother, where were you this morning? | Abi, bu sabah neredeydin? | Shijie-1 | 2004 | |
| Your cell phone was off. I looked everywhere for you. | Cep telefonun kapalıydı. Her yerde seni aradım. | Shijie-1 | 2004 | |
| I have business to take care of. | İlgilenmem gereken işler var. | Shijie-1 | 2004 | |
| You aren't going? | Gitmiyor musun? | Shijie-1 | 2004 | |
| You only think about business. Never about family. | Hep işi düşünüyorsun. Aileyi hiç düşünmüyorsun. | Shijie-1 | 2004 | |
| I just can't. | Elimde değil. | Shijie-1 | 2004 | |
| Every time something happens, I'm the one who has to go. | Ne zaman birşey çıksa gitmek zorunda olan hep ben oluyorum. | Shijie-1 | 2004 | |
| It's not his place. You're the older brother. | Orası onun mekanı değil ki. Sen onun abisisin. | Shijie-1 | 2004 | |
| Bing is your brother. | Bing, senin kardeşin. | Shijie-1 | 2004 | |
| My going won't make a difference. | Benim gitmem birşeyi değiştirmeyecek. | Shijie-1 | 2004 | |
| Did he ever treat me like a brother? | Bana hiç abisiymişim gibi davrandı mı? | Shijie-1 | 2004 | |
| He plays mahjong all day. He's out all night chasing whores. | Bütün gün mahjong oynuyor. Geceleri de fahişelerin peşinde dolaşıyor. | Shijie-1 | 2004 | |
| Why should I care about him? | Neden onu düşünmek zorundaymışım? | Shijie-1 | 2004 | |
| Have you ever been to Taiyuan? | Taiyuan'a hiç gittin mi? | Shijie-1 | 2004 | |
| Never. | Gitmedim. | Shijie-1 | 2004 | |
| Aren't there lots of coal mines? | Bol kömür madenleri var değil mi? | Shijie-1 | 2004 | |
| Yes, mines. | Evet, madenler var. | Shijie-1 | 2004 | |
| Have you been to Wenzhou? | Peki Wenzhou'ya gittin mi? | Shijie-1 | 2004 | |
| Isn't it on the coast? | Sahilde değil miydi orası? | Shijie-1 | 2004 | |
| A friend of our brother. | Abimizin bir arkadaşı. | Shijie-1 | 2004 | |
| Where is he? | O nerede peki? | Shijie-1 | 2004 | |
| He was too busy to come. This is for you. | Çok meşgul olduğu için gelemedi. Bu senin için. | Shijie-1 | 2004 | |
| Did he pay my debts? | Borçlarımı ödedi mi? | Shijie-1 | 2004 | |
| Damn it! I took a six hour bus to get here. | Kahretsin! Buraya gelmek için altı saat otobüs yolculuğu yaptım. | Shijie-1 | 2004 | |
| All you can ask about is money? | Tek sorabildiğin şey para mı? | Shijie-1 | 2004 | |
| You came all that way just to give me this? | Bütün bu yolu bana bunu vermek için mi geldin? | Shijie-1 | 2004 | |
| Think we're made of money? | Parayı sokakta bulduğumuzu mu sanıyorsun? | Shijie-1 | 2004 | |
| Think it grows on trees? | Ağaçta yetiştiğini mi sanıyorsun? | Shijie-1 | 2004 | |
| We work hard to earn it. | Kazanmak için çok çalışıyoruz. | Shijie-1 | 2004 | |
| You gamble it all away! | Sen de gidip hepsini kumarda kaybediyorsun! | Shijie-1 | 2004 | |
| First, a traditional toast. | İlk önce, geleneksel bir kadeh tokuşturma yapalım. | Shijie-1 | 2004 | |
| Miss, you can serve us now! | Bayan, artık siparişlerimizi alabiliriz! | Shijie-1 | 2004 |