Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 167366
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| I can't remember anymore. | Daha fazlasını hatırlamıyorum. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| What am I supposed to do now, take you home? | Şimdi ne yapmam gerekiyor, seni evine bırakmam mı? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Naturally, Norval, since I'm out with you. | Haliyle Norval, sonuçta dışarıya seninle çıktım. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| What's your father going to say? Papa's probably asleep. | Baban ne diyecek peki? Babam muhtemelen uyuyordur. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| We don't have to worry about him. | Onun için endişelenmemize gerek yok. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| I suppose you realize it's 8:00 in the morning? | Şu an sabahın sekizi olduğunun farkında mısın? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| 8:00! | 8:00! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Norval, you shouldn't have kept me out so late! | Norval, beni bu saate kadar dışarıda tutmamalıydın! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| I shouldn't have kept you out so late! | Seni bu saate kadar dışarıda tutmamalıydım! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Papa will be very cross with you, Norval. He will, will he? | Babam sana çok kızacak Norval. Öyle olacak, değil mi? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Suppose I tell him I've been waiting in a picture lobby for you all night? | Sanırım seni bütün gece sinemanın lobisinde beklediğimi söylemeliyim? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| That doesn't sound like you, Norval. | Bunlar senin sözlerin değil Norval. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| I've heard a lot of things against you but I never heard anybody say you were a heel. | Sana karşı söylenmiş bir dolu şey işittim ama kimsenin alçağın teki olduğunu söylediğini duymadım. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Thanks. Move over. | Sağ ol. Yana kay. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Maybe we could tell him we'd been in an accident or something. | Belki ona kaza falan geçirdiğimizi söyleyebiliriz. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Wouldn't we have to wreck the car a little? | Arabayı biraz hırpalamamız gerekmez mi? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| It could pass the way it is! | Şu anki hali yeter de artar bile! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Maybe we went for a ride after the movie and had a flat. | Belki sinemadan sonra biraz dolaşmaya çıkıp lastiği patlattığımızı söyleyebiliriz. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| It's old, but it's reliable. I don't think Papa goes for that one. | Eski bir bahane ama güvenilir. Babamın bunu yiyeceğini sanmıyorum. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| He makes you show the patch. He does? | Senden yamayı göstermeni ister. Yapar mı? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| We might have fallen asleep in the movie and not waked up... | Sinemada uyuyakalıp, uyanamadığımızı falan da söyleyebiliriz... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| but the best one I can think of is that Papa had better be asleep when we get there. | ...ama aklıma gelen en iyi şey eve döndüğümüzde babamın uyuyor olmasıdır. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| You said it! | Hem de nasıl! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Thanks a million, Norval. I'll never forget your kindness. | Çok teşekkür ederim Norval. Bu iyiliğini asla unutmayacağım. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| I had a wonderful time. Can you get in all right? | Harika zaman geçirdim. Kendi başına girebilecek misin? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| "Can I get in all right?" Why, what's the matter with you, Norval? | "Kendi başıma girebilecek miyim?" Söylesene, derdin ne senin Norval? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| I never had a drink in my life... | Hayatım boyunca hiç içki içmedim... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| and you talk as if I were swaffled or something. | ...sen kalkmış kafam bir dünyaymış gibi konuşuyorsun. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Are you hurt, Trudy? Are you all right? You stop that! | Yaralandın mı Trudy? İyi misin? Kes şunu! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Norval, you stop! | Norval, dur! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| You're playing too rough. And what kind of a game is this? | Çok sert oynuyorsun. Peki ne tür bir oyunmuş bu? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| We were just kidding around a little before saying good night. | Birbirimize iyi geceler dilemeden önce ufaktan şakalaşıyorduk. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| And what time do you say good night as a rule? | Peki genellikle iyi geceleri ne zaman söylersin? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Good night, Norval. Thanks for the movie. Just a minute, Mr. Jones! | İyi geceler Norval. Film için teşekkür ederim. Durun bakalım Bay Jones! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Where have you been with my daughter till this hour of the morning? | Kızımla beraber sabahın bu saatine kadar nerelerdeydiniz? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| I don't want to hear about the accident on the way home... | Dönüş yolunda kaza geçirdiğinizi... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| or the flat tire, or falling asleep in the movies! | ...lastiğinizin patladığını ya da sinemada uyuyakaldığınızı duymak istemiyorum! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| It's not so late, Papa. It may not be late where you come from. | Saat o kadar da geç değil baba. Geldiğin yerde öyle olmayabilir. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Stop it, Papa! Why don't you say something? | Kes şunu baba! Neden bir şey söylemiyorsun? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Don't make so much noise, Papa. You'll wake up the whole neighborhood. | Bu kadar gürültü yapma baba. Bütün komşuları uyandıracaksın. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Will you get back in the house? I'll give you one more chance. | Sen içeri geçer misin? Sana bir şans daha vereceğim. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| He's going to explode, Papa! Flat tire! | Her tarafını çürüteceksin baba! Lastik patladı! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| We fell asleep in the movies! | Sinemada uyuyakaldık! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| That's all I wanted to know. I'll flat tire you, you flat tire! | Tüm bilmek istediğim buydu. Lastiğini dümdüz edeceğim patlak lastik! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Stop it, Papa! Beat it, Norval! Trip him, Emmy! | Kes şunu baba! Kaybol Norval! Çelme tak Emmy! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Beat it, Norval! | Kaybol Norval! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Good morning, Mr. Shottish. Good morning, Norval. | Günaydın Bay Shottish. Günaydın Norval. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Been out on a little party? | Parti kaçamağı mı yaptın yoksa? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Yes, sir. You know how it is. | Evet efendim. Nasıl olurlar bilirsiniz. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| I certainly do. | Kesinlikle bilirim! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| All right, step lively, men. | Pekala beyler, biraz hareketlenin. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Catch those bags up there. That's it. | Şu çantaları yakala. Aynen böyle. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| So long, Lefty. It's a swell town you got here. | Görüşürüz Lefty. Müthiş bir kasabanız var. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Swell girls. Swell party. | Müthiş hatunlar. Müthiş parti. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| How can you feel so good this morning? I never felt better in my life. | Nasıl oluyor da sabah böylesine iyi olabiliyorsun? Hayatım boyunca daha iyi olmadım. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Why shouldn't we feel good? | Neden iyi olmayalım ki? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| If I drunk that much lemonade, I'd be sour for a week. | O kadar limonata içmiş olsaydım, bir hafta boyunca yüzüm gülmezdi. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Puts my teeth on edge to think of it. | Bunu düşünmek bile asabımı bozuyor. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Any prisoners, Sergeant? Nothing, sir. | Mahkum var mı astsubay? Yok efendim. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Sunday morning and not a stiff in the guardhouse. | Pazar sabahı ve karakolda bir sarhoş bile yok. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Fine. Psycho lology. | Güzel. Psiko loloji. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| But I still can't understand how you could stay out so late... | Ne kadar eğlenmiş olursan ol... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| no matter how much fun you had. I can't figure that out, either. | ...nasıl bu kadar saat dışarıda kalabildiğini anlamış değilim. Al benden de o kadar. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| I remember everything perfectly up to someplace we were dancing. | Dans ettiğimiz noktasına kadar olan her şeyi çok iyi hatırlıyorum. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| The next thing I remember, I was driving down Main Street... | Sonrasındaysa hatırladığım tek şey, Main Street üzerinde araç kullandığım... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| and Norval was waiting. | ...ve Norval'in beni bekliyor oluşu. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| You didn't go to sleep somewhere or something? | Bir yerlere gidip uyumuş falan olamaz mısın? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| I don't think so. You know me, I never get tired. | Hiç sanmıyorum. Beni bilirsin, hiç yorulmam. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Did somebody say something about, "let's all get married," or something? | Birileri, "Hadi hepimiz evlenelim!" gibisinden bir şey mi söylemişti yoksa? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| No. Or did I dream it? | Olamaz! Yoksa rüya mı görüyordum? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Yes, they did! | Evet, öyle bir şey dediler! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| And some of those poor dumb kids thought that would be a wonderful idea. | Bazı budala oğlanlar da bunun harika bir fikir olduğunu düşünmüşlerdi. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Can you imagine getting hitched up in the middle of the night... | Gecenin ortasında, parmağında perde halkasıyla... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| with a curtain ring to somebody that's going away that you might never see again? | ...ve uzaklara gidip bir daha göremeyeceğin biriyle evlendiğini düşünebiliyor musun? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| You don't suppose any of them were dumb enough to... | Yeteri kadar budala değilsen bunların hiçbirini... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| You didn't... | Bunu yapmış... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Are you sure you can't remember his name? | Adını hatırlamadığına emin misin? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| How can I remember his name when I can't even remember... | Daha olayın nasıl olduğunu hatırlamazken onun adını... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| I remember I danced with a tall, dark boy... | Uzun boylu, kıvırcık saçlı... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| with curly hair... | ...ve esmer biriyle dans ettiğimi... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| and a little short one with freckles... | ...sonra çilli ve kısa boylu biriyle... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| and a big fat blond one who sang in my ear. | ...ve kulağıma şarkı söyleyen iri yarı ve sarışın biriyle dans ettiğimi hatırlıyorum. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| But if I married any of those it would have been the tall, dark one... | Ama onlardan biriyle evlenmişsem, kesinlikle uzun boylu, esmer... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| with the curly hair, don't you think? That's a big help. | ...ve kıvırcık saçlı olanladır, değil mi? Bunun büyük yardımı dokunur işte! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| All we've got to do is line up... | Şimdi yapmamız gerekense piyade, deniz kuvvetleri... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| all the curly haired men in the Army and the Navy and the Marine Corps... | ...ve deniz piyade sınıfındaki tüm kıvırcıkları sıraya dizip... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| It had a "Z" in it. | İçinde "Z" vardı. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| His hair? No, his name, foolish. | Saçının mı? Hayır budala, isminin. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Like Ratzkiwatzki, Pvt. Ratzkiwatzki... | Ratzkiwatzki, Er Ratzkiwatzki gibi... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| or was it Zitzkiwitzki? | ...yoksa Zitzkiwitzki miydi? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| With a name like that I'd forget him. Now you knocked it out of my head! | Öyle bir isimse kesin unuturdum. Şimdi kafamdan çıkarttın işte! | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| What's the matter with us? | Bu zamana kadar kafamız neredeydi? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| If you got married, you must have given your name. | Evlendiysen ismini falan vermiş olmalısın. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Now all we've got to do is find out where you got the license. | Şimdi yapmamız gerekense sertifikayı nereden aldığınızı bulmak. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| We've got your name, his name, the date and everything, and there you are. | Senin ismin, onun ismi var, tarih ve diğer her şey var, işte bu. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| I just remembered something else. What? | Aklıma bir şey daha geldi. Neymiş o? | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| Somebody said, "Don't give your right name." | Birisi, "Gerçek ismini verme" demişti. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| But you didn't fall for it? You told them to go suck a lemon. | Sen de bunu yemedin mi yani? Sadece basıp gitmelerini söyledin. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| You weren't such a corn fed dope as to... | Ne zaman bu kadar budala biri... | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 | |
| What name did you give? I don't remember. | Hangi ismi verdin? Hatırlamıyorum. | The Miracle of Morgan's Creek-1 | 1944 |