Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 158797
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| I like the West. So do I, but it isn't home, is it? | Ben Batı'yı sevdim. Ben de ama insanın evi gibi yok, değil mi? | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| What will you do with your master's? | Lisans tezini aldın, ne yapacaksın? | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Great new school over West Medford way. | Batı Medford yolu üzerinde çok güzel bir yeni okul açıldı. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| I have a lot more research to do and things to write. So... | Ben daha çok araştırma yapmak ve yazmak istiyorum. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| That's right, you've been published. | Doğru, yayınlamıştın. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Scott? Scott? | Scott? Scott? | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Scotty, over here. | Scotty, buraya gel. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| I'll be right back. He's our oldest boy. | Hemen döneceğim. En büyük oğlumuz. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| New York Magazine's taken a piece of his. | New York Dergisi onun bir yazısını yayınladı. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| He used to spit in my Jell O. | Benim jöleme tükürmüştü. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| The Arizona... The Arizona Farmer Ranchman. | Arizona... Arizona Farmer Ranchman. Evet. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| The other was on head restraints in cattle chutes and killing pens. | Diğeri de hayvanlara takılan dizginler ve kanallarda ve ağıllarda ölmeleri üzerine. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| They're really badly designed. Just terrible systems. Just... | Çok kötü dizayn edilmişler. Berbat bir sistemleri var, çok... | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| It's lovely to see you, Temple. | Seni görmek çok güzeldi Temple. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Bye. Merry Christmas. | Güle güle. Mutlu Noeller. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| I need my squeeze machine! | Kucaklama makineme ihtiyacım var! | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| I hate parties. | Partilerden nefret ediyorum. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| There are too many people and no one listens to me. | Çok fazla insan var kimse beni dinlemiyor. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| They're just uncomfortable. | Kendilerini rahatsız hissediyorlar. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Well, I do. I wanna be with cattle. | Ben istiyorum. Ben onlarla beraber olmak istiyorum. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Sweetheart, I don't want you to avoid people. | Tatlım, insanlardan uzak durmanı istemiyorum. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| They make me feel bad. Then ignore them. | Kötü hissetmeme sebep oluyorlar. O zaman onları görmezden gel. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| You are the only Master of Science in the room. | Odadaki tek Bilimin Efendisi sensin. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| And I am so proud of you. | Ve ben seninle çok gurur duyuyorum. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Temple, look at me. Look at me. | Temple, bana bak. Bana bak. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Do you know how people tell each other things with their eyes? | İnsanlar gözleriyle birbirlerine ne diyorlar biliyor musun? | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| This is me telling you that I love you and I respect you. | Ben şu anda seni sevdiğimi ve sana saygı duyduğumu söylüyorum. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| I will never learn how to do that. | Bunun nasıl yapıldığını hiç öğrenemeyeceğim. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| I'm doing research for an article... No, ma'am. | Makalem için araştırma yapıyorum... Hayır, bayan. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| We put up with you sneaking in here when you was at Arizona State, | Arizona Üniversitesi'ndeyken buraya gizlice girmene göz yumuyorduk... | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| but you're done with that. | ...ama artık burada işin kalmadı. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| No college, no insurance coverage, no access. | Üniversiteye gitmiyorsan, sigorta kapsamına girmiyorsun ve buraya giremezsin. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| There are many other articles I would like to write for you. | Sizin için yazmak istediğim birçok makale var. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Firstly, how cattle can be introduced into dip vats on their own accord. | Birincisi hayvanların kendi arzularıyla suya nasıl gireceklerine dair olabilir. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Secondly... Hold on, Miss Grandin. | İkinci olarak... Bir dakika Bayan Grandin. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Firstly, your articles have been greatly appreciated. I got a lot of calls. | Birincisi, senin makalelerin çok ilgi görüyor. Birçok telefon alıyoruz. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Folks think you talk sense. | İnsanlar senin makul konuştuğunu düşünüyor. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Secondly, I told you I would read anything that you write. | İkinci olarak, yazdığın her şeyi okuyacağımı sana söyledim zaten. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| when you come into town on business. I need to be an accredited press person. | ...başka bir kıyafete ihtiyacın var. Onaylı basın elemanı olmak istiyorum. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Can I get a press pass? You asking for a staff job? | Basın kartı alabilir miyim? Benden kadrolu iş mi istiyorsun? | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| I ain't got but four staff, and two of them are bookkeeping and distribution. | Benim sadece dört elemanım var... | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| No, I don't wanna work here. I wanna be with cattle, so I need a pass. | Hayır, burada çalışmak istemiyorum. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Well, we can do that. But like I said... | Bunu yapabiliriz. Ama dediğim gibi... | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| How's that working for you, Miss Grandin? | Sizce nasıl oldu Bayan Grandin? | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| It doesn't itch. I like it a lot. | Kaşındırmıyor. Çok hoşuma gitti. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| That's my rank. They'll be able to see that. | Bu benim rütbem. Bundan anlayacaklar. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Hey, what... Damn it! | Hey, ne... Kahretsin! | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Use it, Temple. You stink. | Bunu kullan Temple. Kokuyorsun. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Thank you. Temple? | Teşekkür ederim. Temple mı? | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| See, I lost my designer and I need a new cattle dip. | Tasarımcım işi bıraktı ve benim de hayvanları yıkama havuzuna ihtiyacım var. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Can you do it? It's pretty simple, but I got to present plans in five days. | Bunu yapabilir misiniz? Çok basit ama beş gün içinde planları sunmam lâzım. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| This is very clever. How did you come up with this? | Bu çok zekice. Bunu nasıl buldun? | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| I just see things and put them together. | Bir şeyler görüyorum ve kafamda onları birleştiriyorum. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| So how long will it take you to... And all this? | Bunu yapman ne kadar sürer... Hepsini mi? | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| They're happy to follow a curve 'cause they think they're going back | Kıvrımı takip ettikleri için mutlular çünkü onlar geldikleri yere... | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| to where they came from. Lf you say so. | ...döneceklerini sanıyorlar. Öyle diyorsan, öyledir. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Well, I have two or three more before this. | Bundan önce yapacak iki üç işim var. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| But I need it by tomorrow! Everybody needs it tomorrow. | Ama bana yarına lâzım! Herkes yarına ister zaten. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| I won't work any quicker with you watching. | Sen izliyorsun diye daha hızlı çalışmayacağım. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Well, I wanna watch. Okay. | İzlemek istiyorum. Tamam. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| This here is Red Harris from Cattle magazine. | Bu Cattle dergisinden Red Harris. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Very nice to meet you, Mr. Harris. | Tanıştığımıza memnun oldum Bay Harris. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Yeah, Red, he can't make the grand opening tomorrow, | Evet, Red, yarın büyük açılışa gelemeyecek... | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| so I thought we'd give him a sneak preview. | ...ben de bugün ona bir ön gösterim yaparsın diye düşündüm. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| So if the handlers walk slowly clockwise outside the chute, | Eğer hayvan bakıcıları kanalın dışında saat yönünde yavaşça yürürlerse... | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| then the cow will walk counterclockwise through the chute. | ...o zaman hayvanlar da kanalın içinde saatin aksi yönünde yürüyecekler. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| See? They'll just follow that curve. | Gördünüz mü? Kıvrımı takip ediyorlar. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| thinking they're going in circles and following their buddies. | ...diğer hayvanları takip ederek yürüyorlar. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| And they're happy to follow a curve | Ve kıvrımı takip ettikleri için mutlular... | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| because they think they're going back to where they came from. | ...çünkü geldikleri yere döneceklerini sanıyorlar. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| They're okay because it's grooved and they know they won't slip. | Oyuklu olduklarını bildikleri için sorun yapmıyorlar ve kaymayacaklarını biliyorlar. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| So when they take the next step, their center of gravity | İlk adımlarını havuza attıklarında... | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| makes them drop calmly into the dip and they just walk through the water. | ...kendilerini sakince suya bırakıyorlar ve suyun içinden karşıya geçiyorlar. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| I don't usually tell people what I'm gonna write, | Normalde ne yazacağımı söylemem ama... | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| but, Miss Grandin, this is a masterpiece. | ...Bayan Grandin, bu bir başyapıt. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Hey! I don't like to do that. | Hey! Bunu yapmayı sevmiyorum. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| I'm sorry there, Temple. | Özür dilerim Temple. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Now, look, I want you to be dressed in your best outfit | Yarın, sabah en güzel kıyafetini giymeni istiyorum, tamam mı? | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Just look at this thing. | Şuna baksanıza. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| It'll take us forever to get them through here. | Bu hayvanları buradan geçirmek bir ömür sürer. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| J.D., I want you to get the torch and, Red, I want this out, this out. | J.D., asetilen alevini al, Red bunun, bunun yıkılmasını istiyorum. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| I want those panels lined up and we're gonna run them straight in. | Şu panelleri düzenle ki onları hızlıca buradan geçirelim. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Come on, boys. You two come with me. | Haydi çocuklar. İkiniz benimle gelin. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Grab the other end of this. Now, hold on! | Şunun ucunu yakala. Şimdi! | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Jess, get me some sheet steel. We're gonna slide these puppies in here. | Jess, bana çelik saç getir. Bu bebekleri buradan kaydıracağız. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Eric, where's that sheet steel? Hurry up! | Eric, çelik saç nerede? Acele edin! | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Put them over in that pile and get them out of here. | Bunları o yığına koy ve ayak altından kaldır. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Keep working, boys. I'll take care of her. Pick it up. | Çalışmaya devam edin çocuklar. Ben onunla konuşurum. Kaldırın şunu | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Some dip you got here. | Buraya nasıl bir yıkama kanalı yapmışsın. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Who put steel on that slope? Cattle can't walk on steel! | Bu çeliği buraya kim koydu? Hayvanlar çelik üzerinde yürüyemez! | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| That's designed so they'll walk slowly! | Bu onların yavaşça yürümeleri için tasarlandı! | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Excuse me, little miss. We just had three head drown in here. | Affedersiniz küçük hanım. Burada üç hayvan zayiatımız var. | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| That's your fault! You killed them 'cause of your stupidity! | Bu senin hatan! Aptallığın yüzünden onları sen öldürdün! | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| And why ain't they coming through the curved chute? | Niçin kanal kıvrımının içinden gelmiyorlar? | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Hey, that's my shirt! | Hey, o benim gömleğim! | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| If it's smooth, they'll follow it! | Eğer dümdüzse yolu takip ederler! | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| You wacko! Put it all back the way it was! | Ucube! Her şeyi eski haline getirin! | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| They killed three cattle because of their stupidity! They ruined it! | Aptallıkları yüzünden üç hayvan öldürdüler! Mahvettiler! | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| Cattle aren't dangerous! Temple? | Hayvanlar tehlikeli değil! Temple? | Temple Grandin-2 | 2010 | |
| And they're predictable. So it's not hard to design | Ne yapacakları belli. Bu yüzden onlara zarar vermeyecek... | Temple Grandin-2 | 2010 |