Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 158566
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| And we put him on a plane of the Congo authorities. | Ve onu Kongo yetkililerinin oldigi uçaga bindirecegiz. Ve kendisini Kongo yetkililerine bir uçağa teslim edeceğiz. Ve onu Kongo Hükümeti'nin bir uçağına bindireceğiz. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| This Belgian won't have the time to tour the city. | Bu Belçikali sehrimizde gezecek zaman bulamacak. Belçikalının şehri görmeye vakti olmayacak. Bu Belçikalı'nın şehri turlamaya zamanı olmayacak. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Surveillance must be ultra tight. | Gözaltisi çok siki olmak zorunda. Güvenlik çok sıkı olmalı. Gözetim çok sıkı olmalı. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| One police officer per square inch. | Her santimetre karesinde bir polis memuru duracak. Her santimetrekareye bir polis. Her bir santime 1 polis. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I want so many officers around him, so that he can't see the sea. | Onun etrafinda çok sayida memur istiyorum ki denizi bile göremesin. O kadar çok polis istiyorum ki denizi bile göremesin. Etrafında o kadar çok polis istiyorum ki denizi bile görmesin. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Do you understand? | Anladiniz mi? Anladınız mı? Anladınız mı? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Yes, boss! | Evet, patron! Evet, patron. Evet, patron! | Taxi 4-1 | 2007 | |
| At what time is that monster of the Ardennes flying in? | Saat kaçta bu canavar Ardennes'e uçuyor. Peki bu canavarı ne zaman teslim alacaz. Peki bu Ardennes canavarı buraya ne zaman iniyor? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Good question, Emilien. | Güzel soru, Emilien. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| At exactly 3 p. m. | Saat tam 15.00 te. Tam olarak,3 p.m. Tam olarak öğleden sonra 3. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Boss, it's already 3:05. | Patron, saat zaten 15:05. Ama saat 3:05. Patron, zaten saat 3'ü 5 geçiyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| It's 12:05 on mine. | Benim ki 12:05. Benim ki 12:05 ama Benimki 12'yi 5 geçiyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Head to the cars! | Arabalari hazirlayin! Arabalara.. Doğru arabalaraaa! | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Maxim, is this what you ordered? | Maxim, bu siparis ettigin mi? Maxim istediğin buydu değil mi? Maxim, sen bunu sipariş etmedin mi? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| So why aren't you eating? | Peki neden yemiyorsun? Niye yemiyorsun? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Because my dad says that such a cake only gets you stains all over. | Çünkü babam der ki kek sadece her tarafinda lekeler yapar. Çünkü babam böyle bir pastanın sadece yüzümü kirleteceğiniı söyler. Çünkü babam pasta her tarafını lekeler diyor. Şuradaki duvar. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| You'll show your dad that's not the case and you won't stain yourself. | Babana gösterirsin konu bu degil, hiçbir yerinde leke olmayacak. Hadi babana öyle olmadığını gösterelim. Babana hiç bir leke bulaşmadığını göstermelisin. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /Damn, your father. | Kahretsin, baban. Lanet olsun, baban. /Lanet olsun, baban. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Leo, hide under the table. | Leo, masanin altina saklan. Leo, Masanın altına gir hemen. Leo, masanın altına. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /What's this in the /middle of the street? | Caddenin ortasinda ne var? Sokağın ortasında.. Bu da ne böyle. /Bu caddenin ortasındaki /şey de ne? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Get out of the way. Police. | Yoldan çekilin. Polis. Yolu açın. Polis. Yoldan çekilin. Polis. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| She's caught a flat tire. | Lastigi dümdüz olmus. Bayanın lastiği patlamış. Lastikleri inmiş. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I can't leave her alone in this heat. | Onu bu sicagin altinda yalniz basina birakamam. Onu bu sıcakta bırakamazdım. Onu bu sıcakta yalnız bırakamam. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| He's right, boss. | Adam hakli, patron. O haklı patron. Haklı, patron. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| She'll dehydrate. | Kiz su gibi olmus. Kız sıcaktan kuruyacak. Sıcaktan bunalacak. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| We need to help her. | Ona yardim etmeliyiz. Ona yardım etmeliyiz. Ona yardım etmeliyiz. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I'm a certified life guard. I'll help her. | Ben sertifikali cankurtaranim. Ona yardim ederim. Ben cankurtaranım. Ona yardım ederim. Can kurtaran sertifikam var. Ona yardım edeceğim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I was a florist before being a cop. | Ben polis olmadan önce çiçektiydim. Polis olmadan önce çiçekçiydim. Polis olmadan önce çiçekçiydim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Nobody move! | Kimse kipirdamasin! Kimse kıpırdamasın. Kimse kımıdamasın! | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Isn't he ashamed? He should be behind bars. | Adam hiç utanmiyor mu? Parmakliklar arkasinda olmali. Hiç utanmıyor mu? Barın arkasında olmalılardı. Hiç utanmıyor mu? Parmaklıkların ardında olması gerekiyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /How much time does it take /to change a tire? | Lastigin degistirilmesi ne kadar zaman sürer? Bir lastiği değiştirmek ne kadar sürer? /Lastiği değiştirmek /ne kadar sürer? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| It doesn't take 3 hours. | 3 saati geçmez. 3 saat sürmez. 3 saat sürmez. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Around here we take our time. | Ben zamanindan önce hallederim. Burada zamanı biz kullanırız. Tamam işte bitti. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Thank you. | Tesekkurler. Teşekkürler. Teşekkür. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Finally. | Sonunda. Nihayet. Peki onlar ne yapıyor? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Go. | Gidelim. Hadi. Gidelimmm. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /Is the cake good at least? | En azindan kek güzel miydi? Pastanın tadı nasıldı? /Pasta güzel miydi? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Mr. General. Gibert, explain yourself. | Mr. General. Gibert, kendinizi tanitin. Mr. General. Gibert, Bahaneniz nedir? General. Gibert, açıklama istiyorum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I'm sorry for being late. | Geç kaldigimiz için özür dilerim. Geç kaldığım için üzgünüm. Geciktiğim için üzgünüm. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| We took a shortcut thru the port, but caught a flat tire. | Biz kiyiya kestirmeden gidiyorduk ama patlamis bir lastik bizi engelledi. Limanda kestirme bir yola girdik. Ama patlak bir lastik vardı. Kestirmeden geldik, ama lastik patladı. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Does it take an hour to change a tire? | Lastigin degismesi 1 saat mi sürdü? Lastiği değiştirmek bir saat sürer mi? Bi lastiği değiştirmek 1 saat mi sürdü? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| The training of recruits is getting worse. | Çaylaklarin çalismalari en kötüleriydi. Ekiplerin eğitimi giderek kötüleşiyor. Çaylaklarla işimiz var. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| They learn to shoot on day 1. | 1 günde atis ögrendiler. Ateş etmeyi bir günde öğreniyorlar. 1 günde ancak atış öğreniyorlar. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| But between you and me, we change tires more often than we shoot. | Ama aramizda kalsin, atistan çok lastik degistirmemiz lazim. Ama aramızda kalsın. Ateş ettiğimizden daha çok lastik değiştiririz. Ama siz ve ben kurşun atar gibi lastik değiştirebiliriz. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Do you have the same problem in the army? | Hala orduda ayni sorun devam ediyor mu? Bu sorun orduda da var mı? Orduda da aynı problem var mı? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| No. We have caterpillars. | Hayir. İs makinalarimiz var. Hayır. Biz de tırtıllar var. Hayır. Caterpillar kullanıyoruz. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Caterpillars. Very good. | İs makinalari. Çok güzel. Tırtıllar. Çok güzel. Caterpillar. Çok güzel. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| They go everywhere. | Onlar her yere gidebilirler. Her yere girerler. Her yere gidiyorlar. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| That's funny. This reminds me of my vacation in Africa. | Çok komik. Bu bana Afrika seyehatimi hatirlatti. Çok komik. Bana afrika gezimi hatırlattı. Bu çok komik. Bana Afrika gezimi hatırlattı. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| They had the same cages and we slept in them, | Ayni kafesin içinde beraber uyuyorlardi. Orda da bu kafeslerden vardı ve vahşi hayvanlardan... Vahşi hayvanlardan korunmak için, | Taxi 4-1 | 2007 | |
| to protect ourselves from the wild animals. | kendilerini vahsi hayvanlardan korumak için. ...korunmak için kafeslerde uyurduk. buna benzer kasalarda yatıyorduk. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| This animal is of the worst kind, Gibert. | Bu hayvanlar en kötü türler, Gibert. Bu hayvan en kötüleri, Gibert. Bu en vahşi hayvan, Gibert. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| If it escapes, | Eger kaçarlarsa, Eğer kaçarsa, Eğer kaçarsa, | Taxi 4-1 | 2007 | |
| it will burn down the city and kill everyone before you change a tire. | siz lastigi degistirene kadar bütün sehri yikar ve herkesi öldürür. Sen daha lastiği değiştiremeden bütün şehri yakar ve herkesi öldürür. bütün şehri yakar ve sen lastik değiştirmeden herkesi öldürür. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Don't worry, Mr. General. | Endiselenmeyin, Mr. General. Endişelenmeyin. Mr. General. Endişelenmeyin, General | Taxi 4-1 | 2007 | |
| We're used to such characters in Marseille. | Marsilya'da degisik karakterler kullananacagiz. Biz Marsilyalılar böyleyizdir. Marsilyada nelerini gördük. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| One day they're limping on one leg, | Bir gün tek ayaklari üzerinde topallayacaklar. Bir gün topallarlar. Bir gün topallarlar, | Taxi 4-1 | 2007 | |
| and the next they're healthy and playing soccer. | ve diger gün çok saglikli olacak ve futbol oynayacaklar. Sonraki gün, iyileşip futbol oynarlar. ertesi gün futbol oynarlar. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Load him up. | Yükleyin adami. Yükleyin. Yükleyin. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| And we're done. | Ve tamamladik. İşte bu kadar. Ve hallettik. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Gibert, be careful with this package. Your career depends on it. | Gibert, bu pakete çok dikkat et. Kariyerin buna bagli. Gibert, Bu pakete dikkat et. Kariyerin buna bağlı. Gibert, pakete dikkat et. Kariyerin buna bağlı. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Don't worry, Mr. General. | Merak etmeyin, Mr. General. Endişelenmeyin, Mr. General. Endişelenmeyin, General. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Consider it done. | Olmus bilin. Olmuş sayın. Yapıldı bilin. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Let's sync our watches. | Saatlerimizi ayarlayalim. Saatlerimizi ayarlayalım. Saatlerimizi ayrlayalım. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| 4:20. 12:05. Perfect. | 4:20. 12:05. Mükemmel. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| We'll be in touch every 2 hours. | Her 2 saatte bir haberlesecegiz. 2 saatte bir temasta olalım. 2 saatte varırız. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Forward! | İlerleyin! İleri. İleriii! | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Hello, this is Gibert. | Merhaba, ben Gibert. Alo, ben Gibert. Alo, Ben Gibert. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Mr. General. | Mr. General. General. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Already? | Daha simdiden? Şimdiden mi? Hemen mi? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Yes, already. | Evet, simdiden. Evet şimdi. Evet, hemen. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| You've been gone 30 seconds, and already you've made a blunder. | Daha gideli 30 saniye oldu ve sen simdiden aptalca davraniyorsun. Gideli 30 saniye olmadı şimdiden bir hata yaptınız. Çıkalı 30 saniye oldu ve aptallığın büyüğünü yaptın. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| How so? | Nasil yani? Nasıl? Nasıl yani? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| A price tag. | Fiyat etiketi. Hmm fiyat etiketi. Fiyat etiketi. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Of course. Now I see better. | Tabii ya. Simdi daha iyi oldu. Elbette. Şimdi daha iyi görüyorum. Tabii ya. şimdi daha iyi görüyorum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Thank you, Mr. General. | Tesekkürler, Mr. General. Teşekkürler, Mr. General. Teşekkürler, General. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Gibert, I meant the exterior mirror. | Gibert, I yan aynayi kastetmistim. Gibert, dışardaki aynayı kastettim. Gibert, dikiz aynasını kastettim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /Now look to your right. | Simdi sagina bak. Hayır sağına bak. /Şimdi sağına bak. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Holy crap! | Allah kahretsin! Kutsal İnek. Yüce tanrım! | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Stop the cars! | Arabalari durdurun. Arabaları durdurun. Arabaları durdurun! | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Are you sure this is the place? I'm 100% sure. | Buranin o yer olduguna emin misin? %100 eminim. Burası olduğuna emin misin? % 100 eminim. Burası mı emin misin? yüzde yüz eminim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| You'll stay in the car. I'll be better off on my own. | Siz arabada bekleyin. Ben elimden gelenin en iyisini yapacagim. Sen arabada kalıyorsun. Kendim yapsam daha iyi olur. Siz arabada kalın. Kendim gideceğim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| And if... And I emphasize the "if". | Ve eger.. Ve ''eger'' dedigim zaman. Eğer.. Bak eğeri vurguluyorum. Ve eğer... tekrar söylüyorum "Eğer". | Taxi 4-1 | 2007 | |
| If I'm not back in 30 minutes, come and get me. | Eger 30 dakika içinde dönmezsem, gelin ve beni alin. Eğer 30 dakika içinde dönmezsem gelin ve beni alın. 30 dakikada gelmezsem gelin ve beni alın. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| OK, fine. | Anladim, tamam. Tamam.ok OK, güzeeel. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Call me before you let him out. | Onun çikmasina izin vermeden önce beni arayin. Onu salmadan önce beni ara. Onu dışarı çıkardıktan sonra beni ara. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| It'll be safer that way. | Bu en güvenli yol. Böyle daha güvenli olur. Böyle daha güvenli olur. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| No problem. | Sorun degil. Sorun yok. Sorun değil. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Damn. What a throw. | Kahretsin. Ne vurustu. Lanet. Ne atıştı ama. Lanet olsun. Ne biçim atış. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| COMMISSIONAIRE GIBERT | KOMİSER GIBERT Komutan Gibert. KOMSER GIBERT | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Get to work, Serge. | İsini yap, Serge. İş başına Serge. İşe koyulalım, Serge. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Hi, Daniel. | Selam, Daniel. Meraba, Daniel. Merhaba, Daniel. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I found this a mile down the road. Does it belong to you? | Bunu yolun asagi tarafinda buldum. Size mi ait? Bunu bir mil aşağıda buldum. Senin mi? Bunu yolun bir kilometre aşağısında buldum. Sizin mi? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Damn, I knew it had rolled off somewhere. | Kahretsin, yolun disinda bir yere gittigini biliyordum. Lanet. Bir yerlere yuvarlandığını biliyordum. Lanet olsun, Bi yerlere yuvarlandığını biliyordum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Thanks. | Tesekkürler. Saol. Teşekkürler. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Hi, kids. They're growing up fast. | Selam, çocuklar. Çok hizli büyüyorlar. Meraba çocuklar Hızlı büyüyorlar. Merhaba, çocuklar. Çok hızlı büyüyorlar. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Hi, Maxim. We know each other. | Selam, Maxim. Birbirimizi taniyoruz. Naber Maxim? Tanışıyoruz. Merhaba, Maxim. Tanışıyoruz Maximle. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Luckily he doesn't look like his dad. | Sansina hiç babasina benzemiyor. Şanslı ki babasına benzemiyor. Neyse ki babasına benzemiyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| OK, let's go. | Tamam, hadi gidelim. Tamam. Gidiyoruz. OK, hadi gidelim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Emilien hasn't returned yet. | Emilien daha dönmedi. | Taxi 4-1 | 2007 |