Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149187
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| How were they involved? | Peki arkadaşlarının ne ilgisi var? | Shutter-2 | 2004 | |
| Why are they dead? | Neden hepsi de öldü? | Shutter-2 | 2004 | |
| What did they do? | Onlar ne suç işlediler ki? | Shutter-2 | 2004 | |
| Tonn said he'd take care of it. | Tam Tonn çağresine bakacağını söylemişti ki... | Shutter-2 | 2004 | |
| After that, Natre disappeared. | ...Natre ortadan kayboldu. | Shutter-2 | 2004 | |
| Didn't you try to stop them? | Onlara engel olmaya çalışmadın mı? | Shutter-2 | 2004 | |
| How could you let it happen? | Böyle olmasına nasıl izin verebildin?! | Shutter-2 | 2004 | |
| What could I do? | Elimden ne gelirdi ki? | Shutter-2 | 2004 | |
| Now everyone is dead. | Artık hepsi öldüğüne göre... | Shutter-2 | 2004 | |
| I'm... | ...sıra... | Shutter-2 | 2004 | |
| I'm going to die next. | ...sıra bana geldi demektir. | Shutter-2 | 2004 | |
| It's funny how... | Her zaman söylediğimiz... | Shutter-2 | 2004 | |
| we always say... | ...gülünç bir ifade vardır: | Shutter-2 | 2004 | |
| if we could turn back time... | Zamanda geriye dönebilseydik... | Shutter-2 | 2004 | |
| we... | ...bütün... | Shutter-2 | 2004 | |
| we would reverse all our wrongs. | ...bütün yanlışlarımızı düzeltirdik. | Shutter-2 | 2004 | |
| Do you think she's okay? | Sence iyi durumda mı? | Shutter-2 | 2004 | |
| Will she be there? | Orada olacak mı? | Shutter-2 | 2004 | |
| Go to sleep. | Hadi, git yat artık. | Shutter-2 | 2004 | |
| I'll keep you company tonight. | Bu gece seninleyim. | Shutter-2 | 2004 | |
| Do you have any toilet paper? | Tuvalet kâğıdınız var mıydı? | Shutter-2 | 2004 | |
| Can I poo first? | İlk önce kakamı bitirsem? | Shutter-2 | 2004 | |
| What's bothering you? | Seni huzursuz eden ne? | Shutter-2 | 2004 | |
| Tun. What's wrong? | Tun. Ne oldu?! | Shutter-2 | 2004 | |
| What is it? | Ne var?! | Shutter-2 | 2004 | |
| Is it around here? | Bu civarda mı? | Shutter-2 | 2004 | |
| Do you know where this is? | Resimdeki evin yerini biliyor musunuz? | Shutter-2 | 2004 | |
| Mom, where is this house? | Anne, bu ev neredeydi? | Shutter-2 | 2004 | |
| Is this Natre's house? | Burası Natre'nin evi mi? | Shutter-2 | 2004 | |
| We're her friends. | Biz arkadaşlarıyız. | Shutter-2 | 2004 | |
| Natre's friends? Come inside. | Demek Natre'nin arkadaşlarısınız? İçeri buyrun. | Shutter-2 | 2004 | |
| Have some water. You must be tired. | Susuzluğunuzu giderin. Yorulmuş olmalısınız. | Shutter-2 | 2004 | |
| Did you drive from Bangkok? | Bangkok'tan buraya arabayla mı geldiniz? | Shutter-2 | 2004 | |
| We'd like to ask about Natre. | Natre ile ilgili bazı sorularımız var. | Shutter-2 | 2004 | |
| She's not feeling well. | Pek iyi hissetmiyor. | Shutter-2 | 2004 | |
| She's taking a nap. | Kendisi ufak bir uyku çekiyordu. | Shutter-2 | 2004 | |
| Should I wake her? | Uyandırayım mı? | Shutter-2 | 2004 | |
| Stay for dinner. | Akşam yemeğine kalın. | Shutter-2 | 2004 | |
| I was about to cook. | Tam yemek pişirmek üzereydim. | Shutter-2 | 2004 | |
| I'm making her favourite dish. | En sevdiği yemeği yapıyorum. | Shutter-2 | 2004 | |
| Natre will be so happy. | Natre çok sevinecek. | Shutter-2 | 2004 | |
| Her friends don't visit often. | Arkaşları ziyaretine pek gelmez. | Shutter-2 | 2004 | |
| Wait right here. | Siz burada bekleyin. | Shutter-2 | 2004 | |
| How dare you? | Bu ne cüret?! | Shutter-2 | 2004 | |
| Did she commit suicide? | İntihar mı etti? | Shutter-2 | 2004 | |
| We should cremate her. | Naaşını yakmamız gerekir. | Shutter-2 | 2004 | |
| I won't cremate her. | Yakmayacağım. | Shutter-2 | 2004 | |
| I don't know if you believe such things... | Aslında, böyle şeylere inanır mısınız bir fikrim yok... | Shutter-2 | 2004 | |
| but I'd like you to look at these photos. | ...ama yine de, bu fotoğrafları görmenizi istiyorum. | Shutter-2 | 2004 | |
| They were taken around campus. | Kampüs ve civarında çekildiler. | Shutter-2 | 2004 | |
| Some of the places... | Mekânlardan bazıları... | Shutter-2 | 2004 | |
| were rooms Natre had been in. | ...Natre'nin önceden bulunduğu odalar. | Shutter-2 | 2004 | |
| And these shadows appeared | Ve fotoğraflarda bu gölgeler de çıkmış... | Shutter-2 | 2004 | |
| I think that... | Natre'nin ruhunun huzura ermediğini düşünüyorum. | Shutter-2 | 2004 | |
| Natre... | Natre... | Shutter-2 | 2004 | |
| My dear Natre. | Canım Natre'm. | Shutter-2 | 2004 | |
| Why don't you visit me? | Neden yanıma hiç gelmiyorsun? | Shutter-2 | 2004 | |
| Can you tell me what happened? | Bana neler olduğunu anlatabilir misiniz? | Shutter-2 | 2004 | |
| Why she left Bangkok? | Neden Bangkok'tan ayrıldığını? | Shutter-2 | 2004 | |
| These shadows... | Bu gölgeler... | Shutter-2 | 2004 | |
| might mean her spirit is not at peace. | ...ruhunun huzurlu olmadığı anlamına gelebilir. | Shutter-2 | 2004 | |
| We should hold her funeral. | Cenaze törenini mutlaka yapmalıyız. | Shutter-2 | 2004 | |
| When she came home... | Eve döndüğünde... | Shutter-2 | 2004 | |
| she seemed different. | ...sanki onda farklı bir şeyler vardı. | Shutter-2 | 2004 | |
| She wouldn't talk to anyone. | Kimseyle tek kelime konuşmuyordu. | Shutter-2 | 2004 | |
| No one knows what happened in Bangkok. | Bangkok'ta neler olduğunu kimse bilmiyor. | Shutter-2 | 2004 | |
| Then she overdosed on pills. | Ardından aşırı dozda hap içmiş. | Shutter-2 | 2004 | |
| Luckily, her mother found her... | Neyse ki, annesi onu zamanında bulup... | Shutter-2 | 2004 | |
| and got her to the hospital on time. | ...hastahaneye yetiştirmiş. | Shutter-2 | 2004 | |
| When she recovered... | İyileştiğinde... | Shutter-2 | 2004 | |
| she climbed on the hospital roof... | ...hastahanenin çatısına tırmanıp... | Shutter-2 | 2004 | |
| and jumped off the edge. | ...kendini aşağı bırakmış. | Shutter-2 | 2004 | |
| Why wouldn't her mom cremate her? | Neden annesi yakma töreni düzenlemiyor? | Shutter-2 | 2004 | |
| She's been distraught ever since Natre's death. | Natre'nin ölümünden beri aklı başında değil. | Shutter-2 | 2004 | |
| No matter what she refused to cremate her. | Ne kadar uğraşıldıysa da, annesi yakılmasına karşı çıktı. | Shutter-2 | 2004 | |
| All the villagers were scared. | Bütün köylüler korkmuştu. | Shutter-2 | 2004 | |
| No one wanted to socialize with her. | Kimse onunla diyalog kurmaya yanaşmadı. | Shutter-2 | 2004 | |
| Tell me the truth... | Doğru söyle... | Shutter-2 | 2004 | |
| Did you love Natre? | Natre'ye aşık mıydın? | Shutter-2 | 2004 | |
| I believed that one day I would. | Bir gün aşık olacağıma inanıyordum. | Shutter-2 | 2004 | |
| But I was fooling myself. | Aslında tek yaptığım kendimi kandırmaktı. | Shutter-2 | 2004 | |
| When I broke it off... | Onu terk ederek... | Shutter-2 | 2004 | |
| I was a total asshole. | ...tam bir aşağılık olduğumu göstermiş oldum. | Shutter-2 | 2004 | |
| But she still loved me the same. | Buna rağmen, bana olan aşkı zerre kadar azalmamıştı. | Shutter-2 | 2004 | |
| I want this to be over. | Artık bunun bitmesini istiyorum. | Shutter-2 | 2004 | |
| If she wants me to die I will. | Ölmemi istiyorsa, bunu yapacağım. | Shutter-2 | 2004 | |
| Don't say that. | Böyle konuşma! | Shutter-2 | 2004 | |
| It's almost over. | Neredeyse geçti. | Shutter-2 | 2004 | |
| No it's not. | Hayır, geçmedi. | Shutter-2 | 2004 | |
| I know she'll come for me. | Benim için döneceğini biliyorum. | Shutter-2 | 2004 | |
| We've come this far. | Bunca zaman dayandık. | Shutter-2 | 2004 | |
| And you're sorry for what you did. | Ve sen de yaptıkların için pişmansın. | Shutter-2 | 2004 | |
| I'm sure she knows. | Onun da bildiğinden eminim. | Shutter-2 | 2004 | |
| Don't talk about death anymore. | Artık ölüm hakkında konuşma. | Shutter-2 | 2004 | |
| No matter what you won't leave me, right? | Ne olursa olsun, beni terk etmeyeceksin, değil mi? | Shutter-2 | 2004 | |
| Why did you leave me alone? | Neden beni bir başıma bıraktın? | Shutter-2 | 2004 | |
| We've got to leave. | Buradan çıkmalıyız. | Shutter-2 | 2004 | |
| Why did you leave me? | Niçin beni terk ettin? | Shutter-2 | 2004 | |
| Didn't you love me? | Bana aşık değil miydin? | Shutter-2 | 2004 | |
| How could you leave me? | Nasıl beni terk edebildin? | Shutter-2 | 2004 |