Search
English Turkish Sentence Translations Page 258
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Where was that place you always went with your dad? | Babanla sürekli gittiğin şu yer neresiydi? Babanla sürekli gittiğin şu yer neresiydi? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Toro with black truffle. | Siyah yer mantarlı toro*. Siyah yer mantarlı toro*. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You are about to have a sushi toro gasm. | Toro suşisi orgazmı yaşamak üzeresin. Toro suşisi orgazmı yaşamak üzeresin. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Will you calm down? It's just | Bi' sakin olur musun? İşte bildiğin... Bi' sakin olur musun? İşte bildiğin... | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Oh, sweet bejesus, that's delicious! | Bildiğim tüm lezzetler aşkına, bu çok lezzetli! Bildiğim tüm lezzetler aşkına, bu çok lezzetli! | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| If this is sushi, | Eğer bu suşiyse, Eğer bu suşiyse, | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Wrong. On every level. | Alakasızdı. Tüm yönleriyle alakasızdı. Alakasızdı. Tüm yönleriyle alakasızdı. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| We need more of this. | Bundan fazlasına ihtiyacımız var. Bundan fazlasına ihtiyacımız var. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Like, all of it. | Bu derken, hepsinden. Bu derken, hepsinden. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Can we have some more toro? | Biraz daha toro alabilir miyiz? Biraz daha toro alabilir miyiz? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Thank you so much. | Çok sağ olun. Çok sağ olun. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| And, uh... | Ve, şey... Ve, şey... | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I get it now 'cause I'm rich. | Zengin olduğumdan şimdi anlıyorum. Zengin olduğumdan şimdi anlıyorum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I don't know how you're pulling it off. | Bununla nasıl başa çıkıyorsun anlamıyorum. Bununla nasıl başa çıkıyorsun anlamıyorum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| What do you mean? | Nasıl yani? Nasıl yani? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Giving up everything that you had. | Eskiden sahip olduğun her şeyi bırakıyorsun. Eskiden sahip olduğun her şeyi bırakıyorsun. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| The maids, the closet, the dentist, the sushi, the tub. | Hizmetçiler, eşya dolabı, dişçi, suşi, küvet. Hizmetçiler, eşya dolabı, dişçi, suşi, küvet. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| All of it. The tub. | Hepsi. Ah şu küvet. Hepsi. Ah şu küvet. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| but I only had it for an hour. | ...neredeyse ben bile bırakamıyordum. ...neredeyse ben bile bırakamıyordum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You're kind of a badass. | Esaslı kızmışsın. Esaslı kızmışsın. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Max, you just called me a badass. | Max, az önce bana esaslı kızmışsın dedin. Max, az önce bana esaslı kızmışsın dedin. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I'm drunk on black truffle. | Siyah mantarla kafayı buldum. Siyah mantarla kafayı buldum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Wait, he actually exists? | Dur bi', gerçekten var mı o? Dur bi', gerçekten var mı o? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| The tub. | Ah şu küvet. Ah şu küvet. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Hi, daddy. How are you? | Selam, baba. Nasılsın? Selam, baba. Nasılsın? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I miss you so much. | Çok özledim seni. Çok özledim seni. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I'm good. No, really. | İyiyim. Hayır, cidden. İyiyim. Hayır, cidden. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I'm still staying in Brooklyn with my friend, Max. | Hâlâ arkadaşım Max'le Brooklyn'de kalıyorum. Hâlâ arkadaşım Max'le Brooklyn'de kalıyorum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| She's great. | Harika bir kız. Harika bir kız. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Me? Why? | Benimle mi? Neden? Benimle mi? Neden? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I wouldn't know what to say. | Ne diyeceğimi bilmiyorum. Ne diyeceğimi bilmiyorum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Take it! He's only allowed five minutes. | Al şunu! Yalnızca beş dakika görüşme izni var. Al şunu! Yalnızca beş dakika görüşme izni var. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Yo, what's up, Martin Channing? | N'aber, Martin Channing? N'aber, Martin Channing? Oturur ve kendine acırsın ya da şöyle dersin: | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You're welcome, but I di | Rica ederim, ama ben Rica ederim, ama ben | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Well, thank you. | Şey, teşekkür ederim. Şey, teşekkür ederim. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Yeah, she's great. | Evet, harika biri. Evet, harika biri. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Real trooper. | Çok sağlam biri. Çok sağlam biri. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Well, bye. What? | İyi, görüşürüz. Ne? İyi, görüşürüz. Ne? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Okay, I'll tell her. | Tamam, söylerim. Tamam, söylerim. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Daddy? | Baba? Baba? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| He's gone. | Kapatmış. Kapatmış. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| So that's what a father sounds like. | Demek bir babanın sesi böyle oluyormuş. Demek bir babanın sesi böyle oluyormuş. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| What did he say? | Ne söyledi? Ne söyledi? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| He wanted me to remind you to wear your bite guard. | Gece ağızlığını takmanı hatırlatmamı istedi. Gece ağızlığını takmanı hatırlatmamı istedi. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| See, he can't be as bad as everyone says. | Gördün mü, herkesin söylediği kadar kötü biri olamaz. Gördün mü, herkesin söylediği kadar kötü biri olamaz. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| He just can't be. | Olamaz yani. Olamaz yani. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| The 200 didn't cover it. | 200 doları aşmışız. 200 doları aşmışız. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Start checking the purses! | Cüzdanları kontrol etmeye başla! Cüzdanları kontrol etmeye başla! | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Oh, hey. Do you take hats? | Baksana. Şapka kabul ediyor musunuz? Baksana. Şapka kabul ediyor musunuz? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Any cougars in the house? | İçeride hiç dağ aslanı var mı? İçeride hiç dağ aslanı var mı? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| And in case you don't know, | Biliyorum. İyi iş çıkardım değil mi? Bilmiyorsanız söyleyeyim, Bilmiyorsanız söyleyeyim, | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| "cougar" means older lady with a large sexual appetite. | ..."dağ aslanı" büyük bir cinsel isteği olan yaşlı hanımlara deniyor. ..."dağ aslanı" büyük bir cinsel isteği olan yaşlı hanımlara deniyor. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Lady past prime with tight clothes | Dinçliğini yitirmiş, dar kıyafetler giyen,.. Dinçliğini yitirmiş, dar kıyafetler giyen,.. Tuvalette sevişmek ister misin? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Max, what is the one thing worse than karaoke? | Max, karaokeden daha kötü olan tek şey nedir? Max, karaokeden daha kötü olan tek şey nedir? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Oh, no. | Olamaz. Olamaz. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Cougar also have face lift. | Dağ aslanı ayrıca estetik de yaptırır. Dağ aslanı ayrıca estetik de yaptırır. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| From behind, look 22. | Arkadan bakınca 22 yaşında gözükür,.. Arkadan bakınca 22 yaşında gözükür,.. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| She turn around, 72. | ...yüzünü bir döner, 72'dir. ...yüzünü bir döner, 72'dir. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| It's true! | Çok doğru! Çok doğru! | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| It's funny 'cause it's true. | Çok komik çünkü doğru. Çok komik çünkü doğru. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Bad news. | Evet. İlaçla. Kötü haber. Kötü haber. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| They heightened security because we tripped the alarm. | Alarma takıldık diye güvenlik seviyesini arttırmışlar. Alarma takıldık diye güvenlik seviyesini arttırmışlar. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| The entire townhouse is locked down. | Tüm bina kontrol altına alınmış vaziyette. Tüm bina kontrol altına alınmış vaziyette. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| We can never go back! | Bir daha asla gidemeyiz oraya! Bir daha asla gidemeyiz oraya! | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| My tub! | Küvetim! Küvetim! | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Why does anything that gives me pleasure wind up behind bars? | Bana mutluluk veren şeyler neden hep parmaklıklarla çevrili? Bana mutluluk veren şeyler neden hep parmaklıklarla çevrili? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| 'Cause you know they always inventory the furs, bitch! | Çünkü bildiğin gibi kürkleri her zaman envantere geçirirler, kaltak! Çünkü bildiğin gibi kürkleri her zaman envantere geçirirler, kaltak! | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Hi, it's been 20 minutes. Have you decided? | Merhaba, 20 dakika oldu Kararınızı verdiniz mi? Merhaba, 20 dakika oldu Kararınızı verdiniz mi? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Uh, we still need more time, can you come back? | Biraz daha zamana ihtiyacımız var, sonra tekrar gelebilir misiniz? Biraz daha zamana ihtiyacımız var, sonra tekrar gelebilir misiniz? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Come on guys you're not buying a house. Everything sucks. | Hadi ama millet, ev almıyorsunuz. Her şey berbat. Hadi ama millet, ev almıyorsunuz. Her şey berbat. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Pick the thing that sucks the least, and put it in you mouth. | En az berbat olanı seçip, ağzınıza koyun gitsin. En az berbat olanı seçip, ağzınıza koyun gitsin. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Something very magical about to happen... | Çok güzel bir şey olmak üzere... Çok güzel bir şey olmak üzere... | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Please let it be the rapture. 1 | Lütfen hoşuma gidecek bir şey olsun. 1 Lütfen hoşuma gidecek bir şey olsun. 1 | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I need a day off. | Bir günlük izine ihtiyacım var mesela. Bir günlük izine ihtiyacım var mesela. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| In two minutes, something very hip is happening. | İki dakika içinde, çok havalı bir şey olacak. İki dakika içinde, çok havalı bir şey olacak. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| If you have a camera, | Eğer bir kameran varsa, Eğer bir kameran varsa, | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| make sure the flash is on. | ...flaşının açık olduğundan emin ol. ...flaşının açık olduğundan emin ol. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| No one's ordering. | Kimse sipariş vermiyor. Kimse sipariş vermiyor. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Everyone's wearing matching new balance sneakers. | Herkes, uyumlu bir şekilde "New Balance" spor ayakkabısı giyiyor. Herkes, uyumlu bir şekilde "New Balance" spor ayakkabısı giyiyor. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Caroline, Earl, code red! | Caroline, Earl, olağanüstü durum! Caroline, Earl, olağanüstü durum! | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I couldn't stop disco, but I'll be damned | Disko'yu engelleyemedim, ama eğer bu zırvayı... Disko'yu engelleyemedim, ama eğer bu zırvayı... | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Nobody told Han! | Han'a kimse söylemedi ama bunu! Han'a kimse söylemedi ama bunu! | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I want so bad to be hip. | Havalı biri olmayı çok istiyorum. Havalı biri olmayı çok istiyorum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Max, phone! | Max, telefon! | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Never answer the wall phone! | Duvar telefonuna asla cevap verme! | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| What? Why? | Ne? Neden? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Only two people call the wall... | Yalnızca iki kişi duvar telefonunu arar... ...kapımızın önündeki donmuş 6 esrarkeş olacak. ...kapımızın önündeki donmuş 6 esrarkeş olacak. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| collection agencies | ...tahsilat acenteleri, | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I've got to man up and face it. | Ayrıca aşçı deodorant kullanmalı... | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| This is what collection agency? | Bu hangi tahsilat acentesi? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| She died. | Öldü. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| On her deathbed, she said it was the stress | Ölüm döşeğindeyken, alacaklılar tarafından sürekli taciz edilmenin... | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Hi. So sorry about that. | Selam. Bunun için çok üzgünüm. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Well, you're a doody head. | İyi, sen de bok kafalısın o zaman. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Never answer the wall. | Asla duvar telefonuna cevap verme. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| But what are you gonna do about it? | Bu konuyla ilgili ne yapmayı düşünüyorsun? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You can't just keep lying to collection agencies. | Tahsilat acentelerine yalan söylemeye devam edemezsin. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You have to pay your bills. I have a system. | Faturalarını ödemek zorundasın. Bir sistemim var. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I pay everyone five dollars a week... | Her birine haftada 5 dolar ödüyorum,.. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| just enough to keep them from freaking out. | ...ki bu da azıtmalarını önlemeye yeterli oluyor | 2 Broke Girls-1 | 2011 |