Search
English Turkish Sentence Translations Page 150139
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| without its treasure hunts, charades, games of infinite variety. | define avı, sessiz sinema oyunu ve sonsuz çeşitlilikteki oyunlar olmadan geçmemiştir. ...sınırsız çeşitte oyunların olmadığı pek az hafta sonu vardı. define avı, sessiz sinema oyunu ve sonsuz çeşitlilikteki oyunlar olmadan geçmemiştir. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Makeup and dress up | Makyaj yapmak, giyinip süslenmek... | Sleuth-1 | 1972 | |
| there was virtually no end to the concealment of identity. | Gerçek kimliğin gizlenmesi konusunda bir sınır yok. ...kılık değiştirmenin adeta sonu yoktu. Gerçek kimliğin gizlenmesi konusunda bir sınır yok. | Sleuth-1 | 1972 | |
| But surely Marguerite has told you. Actually she never mentioned it. | Ama eminim Marguerite sana bunları anlatmıştır. Aslında hiç bahsetmedi. Eminim Marguerite bahsetmiştir. Aslında hiç bahsetmedi. Ama eminim Marguerite sana bunları anlatmıştır. Aslında hiç bahsetmedi. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Well, it was all some time ago. | Bunların hepsi geçmişte kaldı. Bunlar uzun zaman önceydi. Bunların hepsi geçmişte kaldı. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Aha ! A few scenes from some of my books, | Aha ! Sanatçı bir arkadaş tarafından yeniden yaratılmış olan Kitaplarımın bazılarından bir kaç sahne... Aha! Sanatçı bir arkadaş tarafından yeniden yaratılmış olan | Sleuth-1 | 1972 | |
| lovingly recreated by an artist friend. | kitaplarımdaki bazı sahneler. | Sleuth-1 | 1972 | |
| The necrophilic barber of Tunbridge Wells, | Tunbridge Wells'teki ölü sevici berber | Sleuth-1 | 1972 | |
| and the doltish pie poisoner from the Simple Simon murders. | ve Simple Simon cinayetlerinde turtaya zehir katan ahmak. ...Simple Simon cinayetlerinde çörekleri zehirleyen ahmak. ve Simple Simon cinayetlerinde turtaya zehir katan ahmak. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Oh ! And here's my favorite. | Oh ! İşte bu da benim favorim. İşte en sevdiğim. Oh! İşte bu da benim favorim. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Now, this really is ingenious. Do look Andrew, | İşte bu, gerçekten ustaca... Andrew, Bu gerçekten ustaca yapılmış. Bak Andrew... İşte bu, gerçekten ustaca... Andrew, | Sleuth-1 | 1972 | |
| we were looking for a disguise. | kılık değiştirmek için birşeyler arıyorduk. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Ah, quite so, dear boy. So we were. Ah, here we are. | Ah, doğru, sevgili oğlum. Öyle yapıyorduk. Ah, işte burası. Elbette sevgili çocuğum. Öyle yapıyorduk. İşte geldik. Ah, doğru, sevgili oğlum. Öyle yapıyorduk. Ah, işte burası. | Sleuth-1 | 1972 | |
| The old dressing up basket, our old treasure chest of make believe. | Eski kostüm sepeti, eski sahte mücevher çekmecemiz. Eski giysi sepeti, eski hayali hazine sandığımız. Eski kostüm sepeti, eski sahte mücevher çekmecemiz. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Let's see what we've got. Ah, this should suit. | Bakalım burada ne varmış. Ah, bunun sana olması gerekiyor. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Item one black face mask, one black flat cap, | Siyah bir yüz maskesi, siyah bir kep, | Sleuth-1 | 1972 | |
| a striped jersey and a bag marked "swag." | çubuklu bir kazak ve üzerinde "çapulcu" yazılı bir torba. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Why not a neon sign with "burglar" on it ? | Neden üzerime neon lambalarla "hırsız" yazmıyoruz? Üzerinde neonla "hırsız" niye yazmıyor? Neden üzerime neon lambalarla "hırsız" yazmıyoruz? | Sleuth-1 | 1972 | |
| You may have a point. One of my favorites ! | Haklı olduğun bir nokta olabilir. Bu da favorilerimden biri! Haklı olabilirsin. En sevdiklerimden biri! Haklı olduğun bir nokta olabilir. Bu da favorilerimden biri! | Sleuth-1 | 1972 | |
| The ecclesiastical housebreaker, Brother Lightfingers. | Dinine bağlı hırsız, hafif parmaklı peder. Dindar hırsız Birader Eli Hafif. Dinine bağlı hırsız, hafif parmaklı peder. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Perhaps we shall never know the identity of the cowled figure... | Belki de, korkunç cinayetin olduğu gece eski malikanenin bahçesinde Korkunç cinayetin işlendiği gece eski malikanenin bahçesine dadanan... Belki de, korkunç cinayetin olduğu gece eski malikanenin bahçesinde | Sleuth-1 | 1972 | |
| seen haunting the grounds of the old manor house on the night of the terrible murder, | dolanan kukuletalı figürün kimliğini asla öğrenemeyeceğiz. ...rahip cüppeli şahsın gerçek kimliğini belki de hiç öğrenemeyeceğiz... dolanan kukuletalı figürün kimliğini asla öğrenemeyeceğiz. | Sleuth-1 | 1972 | |
| if living identity it had. | Tabi eğer yaşayan bir kimliği varsa. ...canlı bir kimliği varsa tabii. Tabi eğer yaşayan bir kimliği varsa. | Sleuth-1 | 1972 | |
| And there are those to this day who claim to hear the agonized screams... | Ve bugün hala, kurbanın şömine mazgallarından Kurbanın acı dolu çığlıklarının baca deliklerinden yankılandığını... Ve bugün hala, kurbanın şömine mazgallarından | Sleuth-1 | 1972 | |
| of the victim echoing through the chimney ports ! | yankılanan acılı çığlıklarını duyduklarını iddia edenler var ! yankılanan acılı çığlıklarını duyduklarını iddia edenler var! | Sleuth-1 | 1972 | |
| For Christ's sake, Andrew, stop mucking about ! | Tanrı aşkına, Andrew, Pislik yapmayı kes! | Sleuth-1 | 1972 | |
| Haven't you just got an old pair of sneakers, | Bir çift eski spor ayakkabın, bir yağmurluğun ve Eski bir çift spor ayakkabısı, bir yağmurluk ile... Bir çift eski spor ayakkabın, bir yağmurluğun ve | Sleuth-1 | 1972 | |
| a raincoat and a sock I can put over my head ? | kafama geçirebileceğim bir çorabın yok mu? | Sleuth-1 | 1972 | |
| Old pair of sneakers and a sock ? | Eski bir çift ayakkabı ve çorap mı? | Sleuth-1 | 1972 | |
| Milo, where's your sense of style ? | Milo, hiç zevk duygun yok mu senin? | Sleuth-1 | 1972 | |
| We must give our crime the true sparkle of the '30s, | İşleyeceğimiz suça 30'lu yılların gerçek Suçumuza 30'ların gerçek pırıltısını... İşleyeceğimiz suça 30'lu yılların gerçek | Sleuth-1 | 1972 | |
| a little amateur aristocratic quirkiness. | amatör aristokratik tuhaflığını vermeliyiz. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Don't you feel the need to give your old archenemy, Inspector Plodder of the Yard, | Eski düşmanın dedektif Pladder'ı bu işte, Eski baş düşmanın Yard'dan Müfettiş Plodder'a kök söktürmen gerektiğini... Eski düşmanın dedektif Pladder'ı bu işte, | Sleuth-1 | 1972 | |
| a run for his money ? | zorlamayı düşünmüyor musun ? zorlamayı düşünmüyor musun? | Sleuth-1 | 1972 | |
| Monsieur Beaucaire ! Milo, this is you ! | Mösyö Beaucaire! Milo, bu sensin! | Sleuth-1 | 1972 | |
| A full bottomed wig, lots of beauty spots, | Büyük bir peruk, birçok ben, | Sleuth-1 | 1972 | |
| and all the snuff you could want. | ve istediğin kadar enfiye. ...ayrıca istediğin kadar enfiye. ve istediğin kadar enfiye. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Oh, groovy ! | Oh, çok şık! Harika! Oh, çok şık! | Sleuth-1 | 1972 | |
| Look. I might even do the whole thing in drag. | Bak. Travesti kılığına bile girebilirim. Sandıktaki her şey kullanabilirim. Bak. Travesti kılığına bile girebilirim. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Kiss me, you fool. | Öp beni, seni aptal. | Sleuth-1 | 1972 | |
| I can fight it no longer, Darling. | Daha fazla savaşamayacağım, sevgilim. Daha fazla savaşamayacağım hayatım. Daha fazla savaşamayacağım, sevgilim. | Sleuth-1 | 1972 | |
| If you must go, don't look back. Andrew | Eğer gitmen gerekiyorsa, arkana bile bakma. Andrew Eğer gitmek zorundaysan, arkana bakma. Andrew Eğer gitmen gerekiyorsa, arkana bile bakma. Andrew | Sleuth-1 | 1972 | |
| Jesus Christ ! Who's that ? | Tanrım! Kim o? | Sleuth-1 | 1972 | |
| So that's where you've been, auntie Maude. Naughty girl. | Demek buradaydın Maude Teyze. Yaramaz kız. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Shall we decide on the dress then ? | O zaman giysinin ne olacağına karar verelim mi? | Sleuth-1 | 1972 | |
| No, I don't like it. Oh, well, you are a choosy one, aren't you ? | Hayır, bunu sevmedim. Oh, pekala, çok seçicisin, değil mi? Hayır, hoşuma gitmedi. Pek müşkülpesentsin değil mi? Hayır, bunu sevmedim. Oh, pekala, çok seçicisin, değil mi? | Sleuth-1 | 1972 | |
| There doesn't seem to be a very great deal left. | Geriye fazla bir şey kalmamış görünüyor. | Sleuth-1 | 1972 | |
| We'll just have to settle for Joey. | Joey'de karar kılmak zorundayız. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Joey ! | Joey ! Joey! Joey! | Sleuth-1 | 1972 | |
| Now you're talking. A clown ! | İşte şimdi oldu. Bir palyaço! İşte şimdi konuşmaya başladın. Bir palyaço! İşte şimdi oldu. Bir palyaço! | Sleuth-1 | 1972 | |
| Can't you see it all the sawdust ring, | Bunları göremiyor musun? Tümünü görebiliyor musun Zıplama halkaları... Bunları göremiyor musun? | Sleuth-1 | 1972 | |
| the tinsel, the glitter, the lights ? | Parlak madeni pulu, parıltıyı, ışıkları? | Sleuth-1 | 1972 | |
| The elephants, the high wire, the roar of the crowd. | Filler, kalabalıktan yükselen sesler. Filler, ip cambazı, kalabalığın uğultusu. Filler, kalabalıktan yükselen sesler. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Merry Milo Tindle, the kiddies' delight ! | Milo Tindle, çocukların eğlencesi! | Sleuth-1 | 1972 | |
| This is all right. Off with your jacket ! | Bu olur. Ceketini çıkart! Harika. Ceketini çıkar! Bu olur. Ceketini çıkart! | Sleuth-1 | 1972 | |
| That's right. Your shirt and your trousers. What for ? | Tamam. Gömleğini ve pantolonunu da. Neden? Gömleğini ve pantolonunu da. Neden? Tamam. Gömleğini ve pantolonunu da. Neden? | Sleuth-1 | 1972 | |
| Oh, we don't want the Police to find any fibers from this beautiful cloth. | Oh, polisin bu güzel giysinin ipliklerinden bulmasını istemeyiz. Polisin bu güzel kıyafetlerin iplerini bulmasını istemeyiz. Oh, polisin bu güzel giysinin ipliklerinden bulmasını istemeyiz. | Sleuth-1 | 1972 | |
| You've no idea how clever they are in those laboratories of theirs. | Laboratuvar konusunda ne kadar zeki olduklarını tahmin bile edemezsin. | Sleuth-1 | 1972 | |
| We won't take any risks, you and I. That's right. | Sen ve ben, hiç risk almayacağız. Doğru. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Down to your smalls. Don't be shy. | İç çamaşırlarına kadar çıkart. Utanma. | Sleuth-1 | 1972 | |
| I know a well brought up boy when I see one ! | İyi yetiştirilmiş bir çocuğu görür görmez tanırım! İyi yetişmiş bir çocuğu görür görmez tanırım! İyi yetiştirilmiş bir çocuğu görür görmez tanırım! | Sleuth-1 | 1972 | |
| Folds his trousers at night ! | Gece yatmadan pantolonunu katlar. Geceleri pantolonunu katlar! Gece yatmadan pantolonunu katlar. | Sleuth-1 | 1972 | |
| 170,000 pounds | 170,000 pound | Sleuth-1 | 1972 | |
| tax a free cash | vergisiz nakit para ...vergisiz ve nakit. vergisiz nakit para | Sleuth-1 | 1972 | |
| Eccomilo Eccomilo | Eccomilo Eccomilo | Sleuth-1 | 1972 | |
| Hey ! Slap shoes ! | Hey ! Palyaço ayakkabıları! Hey! Palyaço ayakkabıları! | Sleuth-1 | 1972 | |
| Do you know, I've always wanted a pair of these, | Biliyor musun, babam beni küçük bir çocukken Palladium'a götürmüştü ve Çocukken babam beni Palladium'a... Biliyor musun, babam beni küçük bir çocukken Palladium'a götürmüştü ve | Sleuth-1 | 1972 | |
| ever since my father took me to the Palladium when I was a kid. | o zamandan beri hep böyle bir çift ayakkabım olsun istemiştim. ...götürdüğünden beridir hep bunlardan bir çift isterdim. o zamandan beri hep böyle bir çift ayakkabım olsun istemiştim. | Sleuth-1 | 1972 | |
| I might have got on in show business, you know. You never know. | Eğlence sektörüne girebilirim. Kim bilir. | Sleuth-1 | 1972 | |
| A lot of my friends did. They got to the top. You know how ? | Pek çok arkadaşım bu sektöre girdiler. Şimdi en üst düzeydeler. Nasıl yaptıklarını biliyor musun? | Sleuth-1 | 1972 | |
| They danced their way in. Danced their way in. | Adeta içeriye süzüldüler. Adeta süzüldüler. Dans ederek yükseldiler. Dans ederek. Adeta içeriye süzüldüler. Adeta süzüldüler. | Sleuth-1 | 1972 | |
| You know, I guess that vaudeville's loss was hairdressing's gain. | Sanırım vodvilin kaybı kuaförlüğün kazancıydı. Vodvillerin kaybetme sebebi, berberlerinin kazancıydı. Sanırım vodvilin kaybı kuaförlüğün kazancıydı. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Talking of gain, are we ready ? Yes ! | Kazançtan bahsetmişken, hazır mıyız ? Evet! Kazanç derken, hazır mısın? Evet! Kazançtan bahsetmişken, hazır mıyız? Evet! | Sleuth-1 | 1972 | |
| Ladies and gentlemen, your attention, please ! | Bayanlar ve baylar, lütfen dikkat! Bayanlar baylar, lütfen dikkat! Bayanlar ve baylar, lütfen dikkat! | Sleuth-1 | 1972 | |
| The Grand Parade ! | Büyük Geçit Töreni! | Sleuth-1 | 1972 | |
| Make way for Tindolini, The kiddies' favorite ! | Çocukların favorisi Tindolini'ye yol açın! Tindolini'ye yol açın, çocukların favorisi! Çocukların favorisi Tindolini'ye yol açın! | Sleuth-1 | 1972 | |
| Crazier than Kelly ! Greater than Grock ! | Kelly'den daha çılgın! Grock'tan daha büyük! | Sleuth-1 | 1972 | |
| And now, ladies and gentlemen, in the center ring, | Ve şimdi, bayanlar ve baylar, dairenin ortasında, Ve şimdi, bayanlar baylar... Ve şimdi, bayanlar ve baylar, dairenin ortasında, | Sleuth-1 | 1972 | |
| The king of the clowns, Milo, the merry madcap ! | palyaçoların kralı, Milo, ele avuca sığmaz, neşeli şey! | Sleuth-1 | 1972 | |
| He thinks I'm funny ! Oh, you are funny. | Benim komik olduğumu düşünüyor! Oh, komiksin. Komik olduğumu düşünüyor! Çok komiksin. Benim komik olduğumu düşünüyor! Oh, komiksin. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Turn it off ! | Kapat şunu! | Sleuth-1 | 1972 | |
| Now, then. One glass cutter for breaking in with. | Bu da içeri girerken camı kesmen için. Kırabilmen için cam keskisi. Bu da içeri girerken camı kesmen için. | Sleuth-1 | 1972 | |
| One piece of putty for holding on to the piece of glass so it doesn't clatter to the ground... | Bir parça macun, cam yere düştüğünde Kestiğin cam parçası için de bant, böylece cam parçası yere düşmez... Bir parça macun, cam yere düştüğünde | Sleuth-1 | 1972 | |
| and awake the ravenous Doberman Pinscher you suspect lurks inside. | içeride olduğundan şüphelendiğin dobermanı uyandırmasın diye. | Sleuth-1 | 1972 | |
| And one stethoscope. Stethoscope ? | Ve bir steteskop. Steteskop mu? | Sleuth-1 | 1972 | |
| Safebreakers, for the use of. The theory is, you tried to pick the lock of the safe... | Kasa hırsızlığı için. Amaç şu, kilidin hareketli kısmını dinleyerek... Kasa hırsızları kullanır. Teorimiz şöyle; kasanın şifresini dinleyerek kırmaya... Kasa hırsızlığı için. Amaç şu, kilidin hareketli kısmını dinleyerek... | Sleuth-1 | 1972 | |
| By listening to the tumblers you failed and had to resort to dynamite. | güvenli bir şekilde açmaya çalıştın... ancak başaramadın ve dinamite başvurmak zorunda kaldın. ...çalışacaksın, başaramayacak ve dinamit kullanmak zorunda kalacaksın. güvenli bir şekilde açmaya çalıştın... ancak başaramadın ve dinamite başvurmak zorunda kaldın. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Dynamite ? What for ? Safes, for the blowing open of. But leave that to me. | Dinamit mi? Ne için? Kasayı patlatıp açmak için. Ama işin o kısmını bana bırak. Dinamit mi? Ne için? Kasayı patlatmak için. Bunu bana bırak. Dinamit mi? Ne için? Kasayı patlatıp açmak için. Ama işin o kısmını bana bırak. | Sleuth-1 | 1972 | |
| Now, how about a bizarre touch ? A tear drenched pom pom impaled upon a splinter of glass ? | Ya tuhaf bir dokunuşa ne dersin? Kırık cam parçaları üstüne konmuş, göz yaşlarıyla ıslanmış bir pon pona? Biraz değişik bir şeye ne dersin? Cama biraz kumaş parçası takılması gibi mesela? Ya tuhaf bir dokunuşa ne dersin? Kırık cam parçaları üstüne konmuş, göz yaşlarıyla ıslanmış bir pon pona? | Sleuth-1 | 1972 | |
| Why not take a full page ad in the Times... | Neden Times'a tam sayfa ilan verip | Sleuth-1 | 1972 | |
| And sell tickets for the cops to come and watch ? | polislerin de gelip gösteriyi izlemeleri için bilet satmıyoruz? ...polislerin gelip seyretmesi için bilet satmıyorsun? polislerin de gelip gösteriyi izlemeleri için bilet satmıyoruz? | Sleuth-1 | 1972 | |
| Pom poms. I was only trying to lighten Inspector Plodder's day for him, | Pon ponlar. Ben sadece Müfettiş Plodder'ın gününü biraz aydınlatmak istiyordum, Sadece müfettiş Plodder'ın işini kolaylaştırmaya çalışıyordum... Pon ponlar. Ben sadece Müfettiş Plodder'ın gününü biraz aydınlatmak istiyordum, | Sleuth-1 | 1972 | |
| but if you don't like There is no such animal as Inspector Plodder... | ama eğer bu hoşuna gitmediyse... Dedektif hikayelerinin dışında | Sleuth-1 | 1972 | |
| outside your detective stories ! | Müfettiş Plodder gibi bir hayvan yok! | Sleuth-1 | 1972 | |
| It'll probably be some sharp eyed bloke who knows his job down to the last detail ! | Büyük ihtimalle gelecek olan kişi işini en ince detayına kadar bilen, keskin gözlü biri olacaktır. Muhtemelen işini en ince noktasına kadar bilen keskin gözlü bir herif olacaktır! Büyük ihtimalle gelecek olan kişi işini en ince detayına kadar bilen, keskin gözlü biri olacaktır. | Sleuth-1 | 1972 | |
| You can bet your bottom dollar on that ! | Son kuruşuna kadar bu konuda iddiaya girebilirsin! Son kuruşuna kadar buna yatırabilirsin! Son kuruşuna kadar bu konuda iddiaya girebilirsin! | Sleuth-1 | 1972 | |
| And I can't move in this outfit ! These bloody boots are ridiculous ! | Ve bu giysi içinde hareket edemiyorum! Bu lanet botlar çok gülünç! Bu kıyafetle hareket edemiyorum! Lanet botlar çok kötü! Ve bu giysi içinde hareket edemiyorum! Bu lanet botlar çok gülünç! | Sleuth-1 | 1972 | |
| But you loved them so ! Do keep them on ! Can't you see the headlines ? | Ama onları seviyorsun! Bırak ayağında kalsınlar! Manşetleri göremiyor musun? Ama onları çok sevmiştin. Giymeye devam et. Başlıkları göremiyor musun? Ama onları seviyorsun! Bırak ayağında kalsınlar! Manşetleri göremiyor musun? | Sleuth-1 | 1972 | |
| "Wiltshire paralyzed, Police baffled. | "Wiltshire donakaldı, polis apışıp kaldı, | Sleuth-1 | 1972 | |
| Where will Big Boot strike next ?" | Koca Ayakkabı bundan sonra nereye saldıracak?" | Sleuth-1 | 1972 |