Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 165798
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
Did you try your dresser, under your underwear? | Şifoniyere baktın mı, iç çamaşırlarının altına? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Ahh, got it. | Buldum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I knew you should never have agreed to this. | Bu görevi asla kabul etmemen gerektiğini biliyordum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
You had a perfectly good job at the justice department... | Adalet Bakanlığında harika bir işin vardı, şimdi birdenbire terörizm uzmanı oluverdin. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Look, baby, the national director appointed me. | Bak, bebeğim, bu göreve genel müdür tarafından tayin edildim. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
What do you want me to do, call in sick? | Ne yapmamı bekliyorsun, arayıp "hastayım" mı diyeyim? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
But no one ever actually thought you'd... | Ama kimse senin gerçek bir olayla... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I mean, this is Seattle, Nate. | Demek istediğim, burası Seattle, Nate. Teröristler neden Seattle'a saldırsın ki? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I don't know, Sheila. Look, we got the Boeing plant... | Bilmiyorum, Sheila. Boeing'in fabrikası burada,... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
We got Microsoft... | ...Microsoft burada. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
We got the music experience. | Hem müzik deneyimine de sahibiz. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I don't know, babe. I gotta go. | Bilmiyorum, bebeğim. Gitmeliyim. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I'll call you later, baby. | Seni sonra ararım, bebeğim. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Nate... Huh? | Nate... Ha? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Your fly. Who? | Fermuarın. Ne? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Zip up your fly. | Fermuarını kapat. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Oh, thank you. I love you, baby. | Teşekkür ederim. Seni seviyorum, bebeğim. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
It grew right in front of my eyes. | Gözlerimin önünde büyüyüverdi. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I moved stuff inside the crystal... | Kristalin içine o şeyi soktum... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
And then... then whoosh. | ...ve sonra... sonra buuum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Half of the state blacked out. | Eyaletin yarısı karanlığa gömüldü. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
What do you think it is, noah? | Sence o şey ne, Noah? Bilmiyorum... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
But we have to throw it out. | Ama hepsini atmalıyız. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
All of them, all of the toys. | Hepsini, bütün oyuncakları da. Her şeyi. Bu çok tehlikeli. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Em, what if something terrible's about to happen? | Em, peki ya çok kötü bir şey olmak üzereyse? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
That won't happen. How do you know? | Öyle bir şey olmayacak. Nereden biliyorsun? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Mimzy told me. | Mimzy söyledi. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Mimzy, she's one of them. | Mimzy, onlardan biri. Onlarla birlikte geldi. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
...tesseract. Acute, hexagon. Rhomboid... | ...dört boyutlu küp. Sivri uçlu beşgen. Eşkenar dörtgen... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Acute, tesseract, pyramidal, octahedron... | Dar açılı küp, piramitsel, sekiz yüzlü... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Acute, helix... | Sivri uçlu helezon... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Good morning. Good morning, everyone. | Günaydın. Herkese günaydın. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Morning. Morning, sir. | Günaydın. Günaydın efendim. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
For those of you who don't know, I'm regional director Nathaniel Broadman. | Bilmeyenleriniz için söyleyeyim, ben bölge müdürü Nathaniel Broadman. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
And this is briefing one of alert 22d. | Ve bu da 22d kodlu alarmın brifingi. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I think this is the day we've been training for, everybody. | Sanırım eğitimini aldığımız gün geldi çattı millet. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Training? Nate, we�ve only had two meetings. | Eğitim mi? Nate, sadece iki toplantı yapmıştık. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
And thank god for those. | Ve bunun için Tanrıya şükürler olsun. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Look, we're gonna do this right, we're gonna do it by the book. | Bakın, bu işi kitabına uygun ve doğru şekilde yapacağız. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Stu, you're up first. What do you got? | Stu, önce sen başla. Elinde ne var? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
This is from NSA, uh... | NSA'den gelen bilgiye göre... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Global positioning has zeroed in... | ...küresel yer belirleme sistemi, Seattle'ın Queen Anne bölgesini işaret ediyormuş. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
No suspicious net chatter. | İnternet'te şüpheli bir bulguya rastlanmadı. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
How could a surge like that originate from a residential neighborhood? | Böylesine bir kesinti, sırf evlerin bulunduğu bir mahallede nasıl meydana gelebilir? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
That's what we wanna find out. | Biz de bunu öğrenmek istiyoruz. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I got a very bad feeling about this one. | İçimde çok kötü bir his var. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
No, I'm not taking them to the emergency room. | Hayır, onları acil servise götürmeyeceğim. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Look, uh, I know Dr. Sherman very well. | Doktor Sherman'ı iyi tanırım. Lütfen beni aramasını sağlayın. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Eat up, guys. | Yemeğinizi bitirin, çocuklar. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Can you get me some orange juice? | Bana biraz portakal suyu verir misin? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Can you "please" get me some orange juice? | "Lütfen" bana biraz portakal suyu verebilir misin? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I had a strange dream last night. | Dün gece garip bir rüya gördüm. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I dreamed about a bridge. | Bir köprüyle alâkalıydı. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
What kind of bridge? I don't know what kind. | Nasıl bir köprüydü? Bilmiyorum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Across the whole universe. | Bütün evreni boydan boya geçiyordu. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
And you know what? | Ve ne var biliyor musun? Tam da evimizin önüne kadar gelecek. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Hello, Noah. Mr. White. | Merhaba, Noah. Bay White. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Who is it, Noah? Is your mother ar... | Kim gelmiş, Noah? Annen evde mi diye... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Oh, hello, Mrs. Wilder. | Merhaba, bayan Wilder. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I'm so sorry to barge in on you like this. | Böyle çat kapı geldiğimiz için özür dilerim. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
This is my fiance Naomi. | Bu nişanlım Naomi. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Hello. Do you have a minute? | Merhaba. Bir dakikanızı ayırabilir misiniz? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Uh, sure, come on in. Great. | Tabii ki, içeri gelin. Harika. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Uh, please, sit down. | Lütfen oturun. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Uh, Noah, do you think your mother and I could have a moment or two alone, please? | Noah, annenle bizi, bir iki dakikalığına yalnız bırakabilir misiniz? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Ok, go finish breakfast, sweetie. | Tamam, gidip kahvaltınızı bitirin, tatlım. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I... guess. Sure. Whatever. | Olur. Tabii ki. Neyse. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Something is going on with your son... | Oğlunuzla ilgili bir konu var... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
...and I'd like to talk to you about it. | ...ve sizinle bunun hakkında konuşmak istiyorum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Ever since the science fair... But really even before that. | Bilim fuarından beri, hatta onun öncesinde, konuşmak istiyordum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Yes, I know, I... I've been feeling the same thing. | Evet, biliyorum, ben de aynı şeyleri hissediyorum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
It's a symbolic representation of the universe. | Evrenin sembolik bir ifadesidir ve bu çizimde yaklaşık 1000 yıllık. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Well, it's... beautiful... | Şey, güzelmiş ama bunu bana neden gösteriyorsunuz? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
These were drawn by your son. | Bunlar oğlunuz tarafından çizilmiş. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Noah drew these? | Bunları Noah mı çizmiş? İnanılmaz. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
When I saw Noah's drawings... | Noah'ın çizimlerini gördüğümde, beynimden vurulmuşa döndüm. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Now especially this one... | Özellikle de çok nadir bulunan bu parçada. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Yeah, this is actually an astrological configuration. | Evet, aslında bu astrolojik bir düzeni betimliyor. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
The books says it's a map to the past and future. | Kitaba göre, geçmişi ve geleceği gösteren bir harita. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
They believe that there are extraordinary children... | ...çok özel bilgilere ve yeteneklere sahip... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
...with this very special knowledge... | ...sıra dışı çocuklar olduğuna inanılır. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Uh, they are considered actually very rare souls. | Çok nadir bulunan ruhlara sahip oldukları düşünülür. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Very gifted, like Noah. They're called tolkus. | Noah gibi yetenekleri vardır. Böyle çocuklara tolkus diyorlar. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
And then they even have a particularly... | Ayrıca ellerindeki çizgilere bakarak... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Uh, specific means of identifying these children... | ...bu tip çocukları tanımlayabilecek belirli yöntemler geliştirmişler. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Palm readers can look at their lines... | Falcılar çizgilere bakıp onların bu çocuklardan biri olup olmadıklarını söyleyebilir. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
...of being able to look at their palms, which was... | ...onuruna eriştim ki, bu da... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Naomi studied with a palm reader for several years. | Naomi birkaç yıl boyunca bir falcının yanında eğitim gördü. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
She's really... She's quite good. | Bu konuda oldukça iyidir. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Larry... Thank you. No, I mean you are. | Larry... Teşekkür ederim. Hayır, gerçekten öylesin. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Well... You're very gifted. So... | Şey... Çok yeteneklisin. Şimdi... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Can she look at mine? | Benim avucuma da bakabilir mi? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I couldn't help it, I... I wanted to look. | Dayanamadım. Gelip kendim görmek istedim. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Uh, well I'm... I'm not actually an expert... | Şey, tam anlamıyla bir uzman sayılmam... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Uh... I'm sorry... | Özür dilerim, sadece bu tür şeylere inanmıyorum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I know it sounds really weird... | Kulağa garip geldiğini biliyorum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
But there are many cultures that take this very seriously. | Ama bunu epey ciddiye alan toplumlar var. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Let's see. | Bir göz atalım. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
This is a very good hand. | Çok iyi bir elin var. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
This is what lamas would call auspicious. | Budist rahipler buna "uğurlu" der. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |