Search
English Turkish Sentence Translations Page 22486
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| You could say that I'm kind of retard. | Bana bir çeşit mango diyebilirsin. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Okay, why do you play for England? | Tamam, ama neden İngiltere için oynuyorsun? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Good question. Yes. | Güzel soru. Evet. | Goal iii-1 | 2009 | |
| I must at 06:00 on the set are. And you too. | Saat 6 da sette olmalıyım. Ve sende. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Sleep a little. See you tomorrow. | İyi geceler. Yarın görüşürüz. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Thanks friend. You're a real friend. | Saol dostum. Sen gerçek bir arkadaşsın. | Goal iii-1 | 2009 | |
| If I ever agree to such a girl look like you did tonight to Sophia, | Eğer Sophia bu gece göründüğü gibiyse, | Goal iii-1 | 2009 | |
| I expect you you support me. | sonuna kadar arkanda olacağım. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Better than you as it looks. | Senin görünümünden iyidir. | Goal iii-1 | 2009 | |
| You can see. | Gördün mü? | Goal iii-1 | 2009 | |
| All right, Charlie? What do you think? | İyi misin, Charlie? Sen ne düşünüyorsun? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Well, you make a film with your dream woman. | Peki hayallerinin kadınıyla bir filmde oynucaksın. | Goal iii-1 | 2009 | |
| How bad could it be. Yes. Yes, okay. | Kötü olan ne Evet. Evet, tamam. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Well, how does it look like? Good? | Evet,nasıl görünüyor? İyi mi? | Goal iii-1 | 2009 | |
| I was 45 vampires. And what I get. | 45 vampirimiz var. daha fazla olmalıydı. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Good luck. Ga, bring him to the coffin. | İyi şanslar. Hadi, onu tabutun içine koyun. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Yes, Charlie! I have Vinny Jones never seen like you now. | Evet, Charlie!Şimdiye kadar senin gibi bir Vinny Jones görmedim. | Goal iii-1 | 2009 | |
| You look good, Mr. Braithwaite. | Harika görünüyorsun, Mr. Braithwaite. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Come on, laugh about it tonight. | Hadi ama, bu gece çok güleceğiz. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Well, I doubt that seriously. | Yaa, bunda ciddi şüphelerim var. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Okay, everyone on the start position. | Tamam, herkes yerini alsın başlıyoruz. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Virgin, remember that you hungry. | Virgin, Aç olduğunu hatırla. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Sophia! | Sophia! | Goal iii-1 | 2009 | |
| It's time! Small men, is great! | Şimdi tam zamanı! Küçük adam, tamam harika! | Goal iii-1 | 2009 | |
| Let's do it! | Hadi yapalım şu işi! | Goal iii-1 | 2009 | |
| I want you to forward calls and then back. | Sesinin önde olmasınıve bunun meyvelarını toplamak istiyorum. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Girls, now essentially sexy. | Kızlar,seksi görünün . | Goal iii-1 | 2009 | |
| Ready? "Fear of crosses, Part 1. | Hazır? "Haç korkusu, bölüm 1. | Goal iii-1 | 2009 | |
| The time has now come, my angel. | Zamanı geldi meleklerim. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Take this gift, I have for you. | Bu hediyeyi alın, Sizin için getirdim. | Goal iii-1 | 2009 | |
| What are you doing? Excuse me, excuse me very much. | Napıyorsun? Pardon, gerçekten çok özür dilerim. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Liam. You, shut up. | Liam. Sen, kes sesini. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Charlie, we are in the World Cup team! | Charlie, Dünya kupası kadrosundayız! | Goal iii-1 | 2009 | |
| Come on! Yes! | İşte bu! Evet! | Goal iii-1 | 2009 | |
| You do not want to negotiate? No. | Pazarlık yapmak istemiyor musunuz? Hayır. | Goal iii-1 | 2009 | |
| We take him back. Liam Adams is still a great player. | Onu geri alıyoruz. Liam Adams hala harika bir oyuncu. | Goal iii-1 | 2009 | |
| He can do good things for me, as long as he behaves. | Bizim için iyi şeyler yapabilir, eğer kendine iyi davranabilirse. | Goal iii-1 | 2009 | |
| He has become a different person. | Daha iyi dönücek. | Goal iii-1 | 2009 | |
| You probably thought that more money could have questions, or not? | Sen heralde şunu düşündün, daha fazla para ödenebilir mi ödenemez mi? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Frankly, yes. I would not have paid. | Doğrusu, evet. Ödeyemem. | Goal iii-1 | 2009 | |
| I hope you have no objection but I have ordered a whole bottle. | Umarım bir itirazın olmaz ama bütün bir şişe sipariş ettim. | Goal iii-1 | 2009 | |
| But I need after today You looked really great. | Ama bugünden sonra ihtiyacım olucak Gerçekten harika görünüyordun. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Yes? I stalk the outfit, if you like ... | Evet? Gizlice yaklaşırım elbiseye, istersen ... | Goal iii-1 | 2009 | |
| Man, I'm back in the team. Come here! | Adamım, takıma geri döndüm. Gel buraya! | Goal iii-1 | 2009 | |
| Nick just called. I play again in the Premier League. | Daha demin Nick aradı. Tekrar Premier Lig'te oynayacağım. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Yes, he plays again for Newcastle next season. | Evet, gelecek sezon tekrar Newcastle da oynayacak. | Goal iii-1 | 2009 | |
| what did I tell you? Thanks man, is a relief. | Sana ne demiştim ben? Saol adamım,desteğin için saol. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Okay then, I will continue as these guys ordering. | Tamam şimdi, çocukların siparişine devam edicem. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Excuse me. What time is it now? | Afedersiniz. Saat kaç acaba? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Sorry? Hello, I would meet here an hour ago. | Afedersin? Merhaba, benimle yemeğe çıkacağını tahmin ediyordumda. | Goal iii-1 | 2009 | |
| For dinner. If that opening ever worked? | iş yemeği heralde? | Goal iii-1 | 2009 | |
| No, I'm an unbeatable optimist. Nick Ashworth. | Hayıt, Reddedilemicek kadar iyimserim. Nick Ashworth. | Goal iii-1 | 2009 | |
| June. | June. | Goal iii-1 | 2009 | |
| June. I am an agent, a player agent. | June. Ben menajerim, futbolcu menajeri. | Goal iii-1 | 2009 | |
| I represent Liam Adams. I bring him back to Newcastle. | Liam Adams'ı temsil ediyorum. Onu Newcastle'a tekrar getirdim. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Do you know Liam? Yesterday. A few years ago. | Liam tanıyor musun? Dün.Bir kaç yıl önce | Goal iii-1 | 2009 | |
| Oh. He had always been a good taste. | Oh. Onun için bir zevk olmalı. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Sorry that it failed. | Üzgünüm antremanları için. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Listen, as regards the food, perhaps Hey, baby, you have a nice day? | Dinle, düşündüm de yemekte, belki Hey, bebeğim, güzel bir gün geçirdin mi? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Sorry, I did not know you was married. | Üzgünüm, Evli olduğunu bilmiyordum. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Her father is not there. Is he crazy. | Babası burada değil mi?. Deli mi?. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Sort of. | Bir çeşit deli evet. | Goal iii-1 | 2009 | |
| He is a footballer. It is not Liam, is it? | O bir futbolcu. Bu Liam değil, değil mi? | Goal iii-1 | 2009 | |
| It was nice to meet you, Nick. | Seninle tanışmal güzeldi, Nick. | Goal iii-1 | 2009 | |
| It is not a bad day. Yes, except the deaf director. | Kötü bir gün değildi he. Evet, dik başlı yönetmen hariç. | Goal iii-1 | 2009 | |
| We want to go to Germany, please. You speak German? | Almanya'ya gitmek istiyoruz, lütfen. Almanca konuşabiliyor musun? | Goal iii-1 | 2009 | |
| About 5 words. It is easy then. | Sadece 5 kelime. Bu kadar kolay. | Goal iii-1 | 2009 | |
| All major words were in English. | Bütün önemli kelimeler İngilizce'de. | Goal iii-1 | 2009 | |
| What beer? | Ne? Bira | Goal iii-1 | 2009 | |
| I counted 37 Vampires. They all wanted to come ... | 37 vampir sayabildim. Hepsi gelmek istedi ... | Goal iii-1 | 2009 | |
| Welcome back, buddy. | Hoşgeldin dostum. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Where am I? In the hospital. | Neredeyim ben? Hastanede. | Goal iii-1 | 2009 | |
| In the hospital? Do you remember the accident? | Hastane? Kazayı hatırlıyor musun? | Goal iii-1 | 2009 | |
| My head makes me crazy. | Başım beni deli ediyor. | Goal iii-1 | 2009 | |
| I have everything? | Her şeyim yerinde mi? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Yes, you are unharmed. | Evet, zarar görmedin. | Goal iii-1 | 2009 | |
| You know? We got lucky. | Biliyorsun.Biz şanslıyız | Goal iii-1 | 2009 | |
| Nothing broken? No, You have a brain concussion. | Kırıkta mı yok? Hayır, sadece beyin sarsıntısı yaşadın. | Goal iii-1 | 2009 | |
| You need a night to continue observing. | Bir gece boyunca gözetim altında olmalısın. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Where is Sophia? | Sophia nerede? | Goal iii-1 | 2009 | |
| She has a broken collarbone and one blue eye, but ... | Onun köprücük kemiği kırılmış, Ama ... | Goal iii-1 | 2009 | |
| it's unbelievable she sees no less beautiful. | bu inanılmaz ki güzelliğinden hiç birşey kaybetmemiş. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Where is she? It is up to the uitslaapkamer. | Nerede şimdi? Yukarıda bir odada. | Goal iii-1 | 2009 | |
| She comes down soon. | Yakında aşağı iner oda. | Goal iii-1 | 2009 | |
| My main fire like crazy. | Başım çok fena yanıyor. | Goal iii-1 | 2009 | |
| How about the Santi? | Peki Santi nasıl? | Goal iii-1 | 2009 | |
| He has broken ribs and also has a broken arm. | Kaburga kemikleri kırıldı ve ayrıca kırık bir kolu var. | Goal iii-1 | 2009 | |
| He could at least 3 months not play football. | En az 3 ay oynayamayacak. | Goal iii-1 | 2009 | |
| He is from the World Cup? | Oda Dünya Kupasın'da değil miydi? | Goal iii-1 | 2009 | |
| They want me here for another few days hold. | Bir kaç günlüğüne beni burda tutucaklar | Goal iii-1 | 2009 | |
| It is only a brain concussion. | Sadece beyin sarsıntısı. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Okay, thank you, Dad. Talk to you soon. Bye. | Tamam, sağol, baba. Görüşmek üzere. Güle güle. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Hey, Santi. | Hey, Santi. | Goal iii-1 | 2009 | |
| How do you feel? I feel nothing really. | Nasıl hissediyorsun? Gerçekten hiç birşey hissetmiyorum. | Goal iii-1 | 2009 | |
| They follow me pumped with drugs. | Serumla ilaç veriyorlar durmadan. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Listen, I gotta tell you something. | Dinle, sana birşey söylemeliyim. | Goal iii-1 | 2009 | |
| This is the World Cup. | Dünya Kupasıyla ilgili. | Goal iii-1 | 2009 | |
| It's okay, Charlie. | Tamam, Charlie. | Goal iii-1 | 2009 | |
| The doctor told me. | Doktor bana neler olduğunu söyledi. | Goal iii-1 | 2009 | |
| I think I will not play. | Oynayamayacağımı tahmin ediyorum. | Goal iii-1 | 2009 |