Search
English Turkish Sentence Translations Page 154642
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Ah Stella. | Ah Stella. | Starcrash-1 | 1978 | |
| Is that so. | Demek öyle. | Starcrash-1 | 1978 | |
| Well.. It's done | Evet.. Bitti. | Starcrash-1 | 1978 | |
| It's happened. | Gerçekleşti. | Starcrash-1 | 1978 | |
| The stars are clear. | Yıldızlar temiz. | Starcrash-1 | 1978 | |
| The planets shine. | Gezegenler ışıldıyor. | Starcrash-1 | 1978 | |
| Oh, some dark force no doubt | Oh, şüphesiz bir takım karanlık güçler... | Starcrash-1 | 1978 | |
| Will show it's face once more. | yüzlerini bir kez daha göstereceklerdir. | Starcrash-1 | 1978 | |
| The wheel will always turn. | Çark her zaman dönecek. | Starcrash-1 | 1978 | |
| But for now it's calm. | Ama şu anlık sakin. | Starcrash-1 | 1978 | |
| And for a little time.. | Ve az bir süreliğine... | Starcrash-1 | 1978 | |
| ..at least.. | ..en azından.. | Starcrash-1 | 1978 | |
| ..we can rest. | ..dinlenebiliriz. | Starcrash-1 | 1978 | |
| STARCROSSED | STARCROSSED | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Out of pool, boys! | Havuzdan çıkın çocuklar! | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Connor, use the legs, damn it! | Connor, bacaklarını kullan, lanet olsun! | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Fabulous facility... Where have your damn legs? | İnanılmaz yetenek... Kahrolası bacakların nerde? | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Good job, man. | İyi işti, adamım. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Dad... Please! | Baba... Lütfen! | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Dare not help him! He can do it self! | Dare ona yardım etme! Tek başına yapabilir! | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Do it self! | Kendisi yapar! | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Hey, what happened? | Hey, ne oluyor? | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Connor, you know... | Connor, biliyorsun... | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Daddy says those things to us that we can succeed. | Babamın söylediği şeyleri yapabiliriz. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Succeed at what we wants to succeed at. | Ne istiyorsak onu yapmalıyız. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| I don't wanna be, who he wants me to be. | Onun istediği şeyleri yapmak istemiyorum. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| He doesn't even care about anything I'm good at. | İyi yaptığım hiçbir şey onun umurunda değil. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| He never has. | Hiç umursamadı. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Come, come on. | Gel, hadi. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| It's OK. | Tamam geçti. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| I wish I was more like you. | Sana daha çok benzemek isterdim. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| You are like me. | Bana benziyorsun. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Connor, what the fuck was that? | Connor, Buda neydi böyle? | Starcrossed-1 | 2005 | |
| It wasn't anything. No, what the hell was that? | Hiçbir şey değil. Hayır, Bu lanet olası şeyde neydi? | Starcrossed-1 | 2005 | |
| It was nothing. I was just kidding. | Bir şey değildi. Sadece dalga geçiyordum. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| You don't gotta be all serious. It was just a joke. | Bunda ciddi olamazsın. Sadece şakaydı. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Let's go already meet the girls. OK? | Hadi önce gidip şu kızlarla buluşalım. Tamam mı? | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Hello ladies, throw your coats on the floor... | Merhaba kızlar, ceketlerinizi yere atabilirsiz... | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Ah, Veronica, this is Brad. | Ah, Veronica, bu Brad. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Did you girls bring your partying slippers? | Siz kızlar parti terliklerinizi getirdiniz mi? | Starcrossed-1 | 2005 | |
| "Dear diary, I want to kill... | "Sevgili günlük, öldürmek istiyorum... | Starcrossed-1 | 2005 | |
| and you have to believe it's for more than just selfish reasons, | Ve bunun sadece kendince bencil sebeplerden, | Starcrossed-1 | 2005 | |
| more than just a spoke in my menstrual cycle. | yada sadece tekerlek jantları dönmesinden çok daha önemli. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| You have to believe me." | Bana inanmak zorundasın." | Starcrossed-1 | 2005 | |
| It's so great to be able to talk to a girl and not have to ask "What's your major?" | Konuşması harika güzel bir kız ve bana "Bölümün ne?" diye sormadı. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| So, when you go to college, what subjects do you think you'll study? | Eee, ne zaman koleje gidiyorsun öğrenci olma hakkında ne düşünüyorsun? | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Come on, David. Shouldn't we get back to the party? | Hadi, David. Partiye dönmek zorunda mıyız? | Starcrossed-1 | 2005 | |
| We will. | Dönmeliyiz. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| It's just you're so hot tonight. | Sadece bu gece çok ateşlisin. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Oh Christ, I can't explain it, but I'm allowed an understanding | Oh Christ, Bunu açıklayamam, ama bırak bunu aileme açıklayım | Starcrossed-1 | 2005 | |
| that my parents and these Remington University assholes have chosen to ignore. | ve Remington üniversitesinde hangi zımbırtıyı seçeceğimi aldırmazlar. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Hey, Connor...? | Hey, Connor...? | Starcrossed-1 | 2005 | |
| What's wrong with us? | Bizim sorunumuz ne? | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Wrong? | Sorun? | Starcrossed-1 | 2005 | |
| And I don't... | Ben hiç... | Starcrossed-1 | 2005 | |
| not like others view, so... | onlardan hoşlanmıyorum, yani... | Starcrossed-1 | 2005 | |
| something has to be wrong with us. | bizde bir sorun olmalı. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Showers! | Duşlara! | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Darren! Hi... | Darren! Merhaba... | Starcrossed-1 | 2005 | |
| You're just gonna walk pass me? No, I'm sorry. I didn't see you. | Yanımdan öylece yürüyüp geçecek misin? Hayır, özür dilerim. Seni görmedim. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Why haven't you return any of my calls? I know. I'm sorry. I've been little busy. | Neden beni hiç aramadın? Biliyorum, özür dilerim. Biraz meşguldüm. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| You used to call me every night. I know. I'm sorry. Look, I gotta go. | Beni her gece arardın. Biliyorum, özür dilerim. Bak, gitmem gerek. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Did I do something wrong? No! | Yanlış bir şey mi yaptım? Hayır! | Starcrossed-1 | 2005 | |
| I'll call you tonight, OK? I promise. | Seni bu akşam ararım, Tamam? Söz veriyorum. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| How long do you think we could keep this all? | Buna daha ne kadar devam edebiliriz? | Starcrossed-1 | 2005 | |
| What if we get torn apart? | Eğer ayrılırsak ne olur? | Starcrossed-1 | 2005 | |
| I won't let that happen. | Bunun olmasını istemiyorum. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Take him... they cannot see each other again. | Onu götür... Birbirlerini tekrar görmelerini istemiyorum. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Where are we going? I don't know. Just drive! | Nereye gidiyoruz? Bilmiyorum. Sadece sür! | Starcrossed-1 | 2005 | |
| This isn't gonna end good, is it? | Bunun sonu iyi olmayacak değil mi? | Starcrossed-1 | 2005 | |
| I got here a stolen car. | Çalınana arabayı buldum. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| I don't wanna live, if I'm not with you. | Sensiz yaşamak istemiyorum. | Starcrossed-1 | 2005 | |
| Aphilosopher once asked, | Zamanında bir filozof sormuş, | Stardust-1 | 2007 | |
| Yes. Because, Iet's be honest, it's a field. | Evet. Çünkü, dürüst olmak gerekirse, orası açık arazi. evet. çünkü, dürüst olalım bu sadece bir tarla!. | Stardust-1 | 2007 | |
| Hundreds of years, this gap's been under 24 hour guard. | Yüzlerce yıldır, bu boşluk 24 saat gözetim altında tutuluyor. Yüz yıllardır, Bu boşluk 24 saat koruma altında. | Stardust-1 | 2007 | |
| Get over here and tend this stall. | Buraya gel ve tezgâha bak. Buraya gel ve tezgahla ilgilen. | Stardust-1 | 2007 | |
| I'm a princess, tricked into being a witch's slave. | Ben bir prensesim, bir cadının kölesi olmam için kandırıldım. Ben Bir cadıya köle olmak için büyülenmiş olan bir prensesim. | Stardust-1 | 2007 | |
| The wall had successfully done its job | Duvar, Stormhold'un büyülü krallığını saklama işini başarıyla yerine getirmişti. Duvar, sihirli Stormhold Krallığını | Stardust-1 | 2007 | |
| The young man returned that night to his home in England, | Delikanlı, bu küçük macerasının yakında unutulacağını umarak,... Genç adam o gece macerasının yakında unutulmasını umarak, | Stardust-1 | 2007 | |
| Yes. I've got them. Thank you, Father. | Evet. Onları aldım. Teşekkürler, baba. Evet. Aldım baba, teşekkürler. | Stardust-1 | 2007 | |
| Be nice to the poor boy. | Zavallıya nazik davran. zavallı çocuğa iyi davran. | Stardust-1 | 2007 | |
| You were always useless at fencing in school, Tristan. | Okuldayken, eskrimde işe yaramazın tekiydin, Tristan. Okuldayken eskrimde hep kötüydün,Tristan. | Stardust-1 | 2007 | |
| No, but you may walk me home. | Hayır ama benimle eve kadar yürüyebilirsin. Hayır, ama eve kadar eşlik edebilirsin. | Stardust-1 | 2007 | |
| Maybe Mr. Monday was right. Maybe I am deluding myself. | Belki de, Bay Monday haklıydı. Belki de kendimi kandırıyorum. Belki Mr. Monday haklıydı. Belki kendimi kandırıyorum. | Stardust-1 | 2007 | |
| You really want to know how it went Iast night? | Dün gece nasıl geçti, bilmek ister misin? Dün gecenin gerçekten nası geçtiğini Bilmek istiyor musun? | Stardust-1 | 2007 | |
| It's not my birthday for another week, you know. | Doğum günümün gelecek hafta olduğunu biliyorsun. Doğumgünüme daha 1 hafta var Biliyorsun. | Stardust-1 | 2007 | |
| "AII the way to Ipswich"? | "Ipswich'e kadar onca yol" mu? "Taa Ipswich'e"? | Stardust-1 | 2007 | |
| where the King of all Stormhold lay on his deathbed, | ...duvarın diğer tarafındaki ülkeye bakıyorlardı. yatmakta olan Stormhold Kralı'na bakmaktaydılar. | Stardust-1 | 2007 | |
| which was a coincidence because it was the King's final act | Bu tamamıyla bir tesadüftü, çünkü Kral'ın son hamlesi... ki bu bir tesadüftü zira Kralın son hareketi | Stardust-1 | 2007 | |
| Then we shall wait. | Öyleyse bekleyeceğiz. O zaman bekleyelim. | Stardust-1 | 2007 | |
| Maybe. Look up. | Belki. Yukarı bak. Belki.Yukarı bak | Stardust-1 | 2007 | |
| Tertius. | Tertius. | Stardust-1 | 2007 | |
| So why would I kill my sister when these cretins are still alive? | Peki bu aptallar dururken neden kız kardeşimi öldüreyim ki? Bu aptallar hala yaşarken niye kız kardeşimi öldüreyim ki? | Stardust-1 | 2007 | |
| For you, I'd do anything. | Senin için, her şeyi yaparım. senin için herşeyi yaparım. | Stardust-1 | 2007 | |
| Has your mind become as decrepit as your face, Empusa? | Suratın gibi aklını da mı yitirdin, Empusa? Beynin de yüzün gibi pörsüdü galiba,Empusa? | Stardust-1 | 2007 | |
| while some other witch finds our star. | sen bizi bir Babil mumu için yakalatacaksın | Stardust-1 | 2007 | |
| Cross the wall as well as who? | Kimin gibi geçmeye niyetliymişim? Kim gibi duvarı aşma peşindeyim? | Stardust-1 | 2007 | |
| Give my best to your father. | Babana selamlarımı ilet. Babana selamımı söyle. | Stardust-1 | 2007 | |
| Tristan, he's 97 years old. | Tristan, o adam 97 yaşında. Tristan, adam 97 yaşında. | Stardust-1 | 2007 | |
| Why, may I ask, were you trying to cross the wall? | Sakıncası yoksa, niye duvarı geçmeye çalıştığını sorabilir miyim? Neden,duvarı geçmeye çalışıyordun? Sorabilir miyim? | Stardust-1 | 2007 |