Search
English Turkish Sentence Translations Page 152935
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Not that it mattered, as l was no longer | Federasyon'a karşı planlarında bir önemim kalmadığına göre... | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| ln those terrible depths lived only the damned. | O korkunç derinliklerde sadece lanetliler yaşar. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| Together with the Reman slaves, l was condemned | Reman köleleriyle birlikte, Romulan gardiyanlarının zalim topukları altında... | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l was only a child when they took me. | Bense oraya götürüldüğümde yalnızca bir çocuktum. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| Then l didn`t see the sun or the stars again | Sonra yaklaşık 10 yıl boyunca güneşi ve yıldızları görmedim. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l found my Reman brothers. | ... Reman kardeşlerimi buldum. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| They showed me the only true kindness l have ever known. | Bana, hayatta gördüğüm tek gerçek şefkati verdiler. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| You`re doing this to liberate the Remans? | Bunları, Remanları azad etmek için mi yapıyorsun? | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| That is the single thought behind everything l have done | Yaptıklarımın ardında yatan tek düşünce buydu. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l knew they would never give us our freedom. | Bize özgürlüğümüzü asla vermeyeceklerini biliyordum. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l would have to take it. | Onu ben almak zorundaydım. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| You don`t trust me. | Bana güvenmiyorsun. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l have no reason to. | Güvenmem için bir sebep yok. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| lf you had lived my life | Benim yaşadığım hayatı yaşasaydın... | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| you would be standing where l am. | ... şimdi benim yerimde sen olacaktın. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l cannot allow my personal feelings | Kişisel hislerimin kararlarıma gereğinden fazla etki etmesine izin veremem. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| All l have are my personal feelings. | Benim elimdeki tek şey kişisel hislerim. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l want to know what it means to be human. | İnsan olmanın ne anlama geldiğini bilmek istiyorum. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l can tell you about my past. | Sana kendi geçmişimi anlatabilirim. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l think of myself as an explorer. | Ben kendimi kaşif olarak görüyorum. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l was the first Picard to leave our solar system. | Güneş sistemimizin dışına çıkan ilk Picard bendim. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| lt caused quite a stir in the family. | Bu durum, ailede büyük bir kargaşaya sebep oldu. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l`d spent my youth... | ... gençlik yıllarımı... | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l`m trying to believe you, Shinzon. | Sana inanmaya çalışıyorum Shinzon. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| lf there is one ideal | Federasyon'un dayandığı tek bir ideal varsa ... | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| lt`s going to take some time to figure that out, Captain. | Onu tespit etmek biraz zaman alacak, Kaptan. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| that`s what l can`t figure out. | ... tespit edebildiğim kadarıyla... | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| lt`s mostly just basic stellar cartography. | ... genel olarak sadece temel yıldız haritalarına. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| lt`s not even restricted material. | Gizlenmiş materyaller bile değil. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| Captain, there`s something else. | Kaptan, bir şey daha var. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l was reviewing the sensor logs. | Sensör günlüklerini gözden geçiriyordum. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| You`re not going to believe this. | Buna inanmayacaksınız. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| lt`s thalaron. | Thalaron. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l thought thalaron radiation was theoretical. | Thalaron Radyasyonu'nun teorik olduğunu sanıyordum. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| Which is why our initial scans didn`t pick it up, | O yüzden ilk taramalarımız tespit edemedi... | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| but he`s got it, Captain. | ... ama var Kaptan. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| lt has the ability to consume organic material | Organik maddeleri atom içi düzeyde tüketebiliyor. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l can`t overestimate the danger of thalaron radiation, Jean Luc. | Thalaron Radyasyonu'nun ne kadar tehlikeli olduğunu tahmin bile edemem Jean Luc. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l understand. Keep on it. | Anlıyorum. Çalışmaya devam edin. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l want to know what he has and how we can neutralize | Elinde ne olduğunu ve herhangi bir tehdidi nasıl etkisiz hale getireceğimizi bilmek istiyorum. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l need options. | Seçeneklere ihtiyacım var. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| We`re wasting time. | Vakit kaybediyoruz. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| And l shall spend it how l choose. | Ve onu istediğim gibi harcarım. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| We`ll return to the Scimitar. | Scimitar'a döneceğiz. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l was merely curious about him. | Sadece onu merak etmiştim. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| He was a bit cocky as l recall. | Hatırladığım kadarıyla biraz kibirliydi. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l really wanted to believe Shinzon. | Shinzon'a gerçekten inanmak istedim. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| But this thalaron radiation just can`t be explained away. | Ama bu Thalaron Radyasyonu açıklanamıyor. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| Whatever he`s after, | Peşinde olduğu her ne ise... | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| it isn`t peace. | ... barış değil. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| ls he very much the way you were? | Senin eski haline çok mu benziyor? | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| Captain, Geordi and l have identified the source | Kaptan, Geordi ve ben, izinsiz bilgisayar girişinin kaynağını tanımladık. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| and l believe we have found | Ve sanırım taktik avantaj kazanmanın bir yolunu da bulduk. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| as Ship`s Counselor, l recommend you get some sleep. | ... gemi danışmanı olarak sana biraz uyku tavsiye ediyorum. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| He can never know you as l can. | Seni asla benim kadar tanıyamaz. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| He can never touch you as l can. | Sana asla benim gibi dokunamaz. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| This isn`t real. | Bu gerçek değil. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l`m with you, Imzadi. | Seninleyim İmzadi. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l`ll always be with you now. | Artık hep seninle olacağım. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| This isn`t real. Deanna... | Bu gerçek değil. Deanna! | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| what`s the matter? | Neyin var? | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| No. Deanna. | Hayır. Deanna | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| Praetor, we`ve received the transponder signal. | Sayın Yargıç, verici sinyalini aldık. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| lt`s accelerating. | Hızlanıyor. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| and serotonin, you`re perfectly normal. | ... son derece normal durumdasın. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| lt was a... | Bir... | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| lt was a violation. | Bir tecavüzdü. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| Shinzon`s Viceroy seems to have | Görünüşe göre, Shinzon'un valisi düşüncelerime ulaşabiliyor. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l`ve become a liability. | Sorun kaynağı olabilirim. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l request to be relieved of my duties. | Görevlerimden azledilmeyi talep ediyorum. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| lf you can endure more of these assaults, | Bu saldırılara biraz daha dayanabilirsen ... | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l need you at my side, now more than ever. | ... sana yanımda her zamankinden çok ihtiyacım var. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l was lonely. | Yalnızdım. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l need a sample of your blood. | Kan örneğine ihtiyacım var. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| ``Resistance is futile.`` | "Direniş faydasız." | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| Oh, yes the android. | Ah, evet, android. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| The bait you couldn`t refuse. | Reddedemeyeceğin bir yemdi. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| Don`t be so vain. | Bu kadar kibirli olma. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l`ve now gained access to Starfleet`s | Artık Yıldız Filosu'nun haberleşme protokolüne girmiş durumdayım. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| l now know the exact location of your entire fleet. | Tüm filonun yerini tam olarak biliyorum. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| lt`s about destiny, Picard. | Kader için Picard. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| lt`s about a Reman outcast. | Toplumdan atılmış bir Reman için. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| You`re not Reman. | Sen Reman değilsin. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| And l`m not quite human. | Ve tam olarak insan da değilim. | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| So what am l? | Öyleyse neyim ben? | Star Trek: Insurrection-4 | 1998 | |
| My life is meaningless as long as you`re still alive. | Sen yaşadığın sürece benim hayatım anlamsız. | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 | |
| What am l while you exist? | Sen var oldukça ben neyim? | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 | |
| lf your issues are with me, then deal with me. | Meselen benimleyse benimle hallet. | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 | |
| This has nothing to do with my ship | Bunun gemimle bir ilgisi yok. | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 | |
| lt amazes me how little you know yourself. | Kendini bu kadar az tanıman beni hayrete düşürüyor. | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 | |
| l`m incapable of such an act! | Ben böyle bir şey yapamam! | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 | |
| Had you lived my life, you`d be doing exactly as l am. | Benim hayatımı yaşasaydın, şimdi yaptığım şeyin aynısını yapardın. | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 | |
| l can think of no greater torment for you. | Senin için daha büyük bir işkence düşünemiyorum. | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 | |
| l`m a mirror for you as well. | Ben de senin için bir aynayım. | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 | |
| l`m afraid you won`t survive to witness the victory | Korkarım yankının, ses karşısında kazandığı zaferi görecek kadar yaşamayacaksın. | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 | |
| l have located the source of the radiation. | Radyasyon kaynağını tespit ettim. | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 | |
| lts power relays lead | Güç röleleri köprüdeki bir etkinleştirme matrisine bağlanıyor. | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 | |
| lt`s a weapon. | Bu bir silah. | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 | |
| lt would appear so. | Öyle görünüyor. | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 | |
| l recommend you use this, sir, to return to the Enterprise. | Atılgan'a dönmek için bunu kullanmanızı öneriyorum efendim. | Star Trek: Insurrection-5 | 1998 |