• en flag English
    • tr flag Turkish

Search

English Turkish Sentence Translations Page 149046

English Turkish Film Name Film Year Details
Velocity corrections are easy, Hız ayarlamaları kolay,... Hız tespiti kolay, Hız ayarlamaları kolay,... Hız tespiti kolay, Shooter-1 2007 info-icon
but an angle change, that becomes a trig problem. ...ama açıdaki bir değişiklik, tetiği çekmekte sorun yaratır. Ama açı değişirse, Büyük bir problemle karşılaşır. ...ama açıdaki bir değişiklik, tetiği çekmekte sorun yaratır. Ama açı değişirse, Büyük bir problemle karşılaşır. Shooter-1 2007 info-icon
He's gotta do that in his head on the fly. Adamımız başını dışarı sarkıtıp ateş etmek zorunda kalır. İlk önce kafasında tasarlamalı. Adamımız başını dışarı sarkıtıp ateş etmek zorunda kalır. İlk önce kafasında tasarlamalı. Shooter-1 2007 info-icon
Without something to gauge, your shot's just too tough to make cold bore. Ölçü alabilecek bir şey olmadan, atışınız yerde koca bir delik açmaktan öteye gidemez. Ölçüp biçmeden, tasarlamadan temiz bir atış yapamaz. Ölçü alabilecek bir şey olmadan, atışınız yerde koca bir delik açmaktan öteye gidemez. Ölçüp biçmeden, tasarlamadan temiz bir atış yapamaz. Shooter-1 2007 info-icon
Impressive recon and report, son. Etkileyici bir keşif ve rapor olmuş, evlat. Etkileyici bilgilerle dolu bir rapor ,evlat. Etkileyici bir keşif ve rapor olmuş, evlat. Etkileyici bilgilerle dolu bir rapor ,evlat. Shooter-1 2007 info-icon
Move too soon, we lose him. Hemen harekete geçersek, onu kaybederiz. Tetikçiyi canlı yakalamak istiyoruz. Fazla yaklaşırsak, onu kaybederiz. Hemen harekete geçersek, onu kaybederiz. Tetikçiyi canlı yakalamak istiyoruz. Fazla yaklaşırsak, onu kaybederiz. Shooter-1 2007 info-icon
We want to take him alive. Onu canlı yakalamalıyız. Shooter-1 2007 info-icon
If we don't know who hired him, it could just happen again. Onu kimin kiraladığını öğrenemezsek, bu olay bir daha tekrarlanabilir. Bunu kimin yaptırdığını öğrenemezsek tekrarlanabilir. Onu kimin kiraladığını öğrenemezsek, bu olay bir daha tekrarlanabilir. Bunu kimin yaptırdığını öğrenemezsek tekrarlanabilir. Shooter-1 2007 info-icon
We'll have six three man teams standing by. Her biri üç adamdan oluşan altı ekip hazır bekliyor. 3 kişiden oluşan 6 takım hazır bulunacak. Her biri üç adamdan oluşan altı ekip hazır bekliyor. 3 kişiden oluşan 6 takım hazır bulunacak. Shooter-1 2007 info-icon
Gunnery Sergeant Swagger? Çavuş Swagger? Bir dakikanız var mı? Ağır silah çavuşu, Swagger? Çavuş Swagger? Bir dakikanız var mı? Ağır silah çavuşu, Swagger? Shooter-1 2007 info-icon
A moment? Bir dakikanı alabilir miyim? Shooter-1 2007 info-icon
You've done your country a great service, son. Ülkene büyük bir hizmette bulundun, evlat. Ülkene çok büyük bir hizmet veriyorsun, evlat. Ülkene büyük bir hizmette bulundun, evlat. Ülkene çok büyük bir hizmet veriyorsun, evlat. Shooter-1 2007 info-icon
On the day... Look... Günü geldiğinde... Bak... O gün... Bak... Günü geldiğinde... Bak... O gün... Bak... Shooter-1 2007 info-icon
Listen. Beni dinle. Dinle. Beni dinle. Dinle. Shooter-1 2007 info-icon
You're one of the few people who knows what to look for. Neyi arayacağını bilen çok az kişiden birisin. Nereye bakacağını bilen birkaç kişiden birisin. Neyi arayacağını bilen çok az kişiden birisin. Nereye bakacağını bilen birkaç kişiden birisin. Shooter-1 2007 info-icon
I could use a spotter. Bir gözcü işime yarayabilir. Bir noktacı kullanabilirim. Bir gözcü işime yarayabilir. Bir noktacı kullanabilirim. Shooter-1 2007 info-icon
Thank you, Philadelphia. Teşekkürler, Philadelphia. Shooter-1 2007 info-icon
The President speaks in 20 minutes. Başkanın konuşması 20 dakika sonra başlıyor. Başkanın konuşması 20 dakikaya başlayacak. Başkanın konuşması 20 dakika sonra başlıyor. Başkanın konuşması 20 dakikaya başlayacak. Shooter-1 2007 info-icon
...before you on this stage... ...sizden önce burada... Shooter-1 2007 info-icon
Notify our teams. Check their positions. Ekiplere haber verin. Yerlerini kontrol edin. Timleri bilgilendirin. Yerlerini kontrol edin. Ekiplere haber verin. Yerlerini kontrol edin. Timleri bilgilendirin. Yerlerini kontrol edin. Shooter-1 2007 info-icon
...patriots met in Independence Hall and created a document, ...Bağımsızlık Binası'nın önünde, vatanseverler bir araya gelip bir belgeyi,... ... vatanseverler bağımsızlık meclisinde bir yazı hazırladılar, ...Bağımsızlık Binası'nın önünde, vatanseverler bir araya gelip bir belgeyi,... ... vatanseverler bağımsızlık meclisinde bir yazı hazırladılar, Shooter-1 2007 info-icon
the Declaration of Independence... ...Bağımsızlık Bildirgesini... Bağımsızlık bildirgesi... ...Bağımsızlık Bildirgesini... Bağımsızlık bildirgesi... Shooter-1 2007 info-icon
...and a country, the United States of America, ...ve dünyayı değiştiren bir ülkeyi, Amerika Birleşik Devletlerini yarattılar. ... Ve bir ülke, Amerika Birleşik Devletleri, ...ve dünyayı değiştiren bir ülkeyi, Amerika Birleşik Devletlerini yarattılar. ... Ve bir ülke, Amerika Birleşik Devletleri, Shooter-1 2007 info-icon
that changed the world. Dünyayı değiştiren bir ülke. Shooter-1 2007 info-icon
Philadelphia is our home. We are... Philadelphia bizim evimiz. Hepimiz... Philadelphia evimiz. Biz... Philadelphia bizim evimiz. Hepimiz... Philadelphia evimiz. Biz... Shooter-1 2007 info-icon
Stand by, all teams. This is Listening Post. Tüm ekipler, beklemede kalın. Burası Dinleme Merkezi. Hazır, Bütün timler. Burası dinleme merkezi. Tüm ekipler, beklemede kalın. Burası Dinleme Merkezi. Hazır, Bütün timler. Burası dinleme merkezi. Shooter-1 2007 info-icon
Flashlight's current location is approaching Checkpoint Jason. Fener, kontrol noktası Jason'dan alana yaklaşıyor. Şu anda kontrol noktası jason civarında. Fener, kontrol noktası Jason'dan alana yaklaşıyor. Şu anda kontrol noktası jason civarında. Shooter-1 2007 info-icon
All sniper teams send update on your sitrep. Tüm keskin nişancı ekipler, durum raporu verin. Bütün keskin nişancı ekipleri yerinizi bildirin. Tüm keskin nişancı ekipler, durum raporu verin. Bütün keskin nişancı ekipleri yerinizi bildirin. Shooter-1 2007 info-icon
Stand by. Yes, I have a clear line of sight. Beklemede kalın. Görüş alanı açık. Hazır. Evet, temiz bir görüşüm var. Beklemede kalın. Görüş alanı açık. Hazır. Evet, temiz bir görüşüm var. Shooter-1 2007 info-icon
Post 18 clear, over. 18. birim temiz, tamam. Nokta 18 temiz, Tamam. 18. birim temiz, tamam. Nokta 18 temiz, Tamam. Shooter-1 2007 info-icon
Post 19, please report. What's your status? 19. birim, rapor verin. Durumunuz nedir? Nokta 19, Rapor ver. Durumun nedir? 19. birim, rapor verin. Durumunuz nedir? Nokta 19, Rapor ver. Durumun nedir? Shooter-1 2007 info-icon
All clear. There's really nothing going on here. Tamamen temiz. Burada hiçbir şey yok. Temiz. Burda hareket yok. Tamamen temiz. Burada hiçbir şey yok. Temiz. Burda hareket yok. Shooter-1 2007 info-icon
The Archbishop of Ethiopia... Ethiopia başpiskoposuna... Shooter-1 2007 info-icon
The President will be awarding the Philadelphia Brotherhood Medal Başkan, Etiyopya Başpiskoposu, saygıdeğer Desmond Mutumbo'yu... başkan tarafından kardeşlik madalyası verilecek Başkan, Etiyopya Başpiskoposu, saygıdeğer Desmond Mutumbo'yu... başkan tarafından kardeşlik madalyası verilecek Shooter-1 2007 info-icon
to His Grace Desmond Mutumbo, the Archbishop of Ethiopia. ...Philadelphia Kardeşlik Madalyası ile ödüllendirecek. Desmond Mutumbo, Ethiopia başpiskoposu. ...Philadelphia Kardeşlik Madalyası ile ödüllendirecek. Desmond Mutumbo, Ethiopia başpiskoposu. Shooter-1 2007 info-icon
There's been some controversy surrounding the Archbishop Başpiskopos'a yakın çevreler, ülkesinde yaşanan zulümler hakkında... Başpiskopos hakkında birçok tartışma yapılıyor. Başpiskopos'a yakın çevreler, ülkesinde yaşanan zulümler hakkında... Başpiskopos hakkında birçok tartışma yapılıyor. Shooter-1 2007 info-icon
as he's been speaking out regarding the atrocities in his country. ...ne düşündüğünü açıklayacağına dair bazı imalarda bulundular. Ülkesinde meydana gelen acımasız olaylarla ilgili konuşacağı sanılıyor. ...ne düşündüğünü açıklayacağına dair bazı imalarda bulundular. Ülkesinde meydana gelen acımasız olaylarla ilgili konuşacağı sanılıyor. Shooter-1 2007 info-icon
He plans to meet with the President right after the ceremony Kendisi ödül töreninden sonra Başkanla gerçekleştireceği buluşmada... Törenden hemen sonra başkanla bir toplantı yapıp Kendisi ödül töreninden sonra Başkanla gerçekleştireceği buluşmada... Törenden hemen sonra başkanla bir toplantı yapıp Shooter-1 2007 info-icon
to discuss these matters. ...bu konuları tartışmayı planlıyor. bu konuyu konuşacağı biliniyor. ...bu konuları tartışmayı planlıyor. bu konuyu konuşacağı biliniyor. Shooter-1 2007 info-icon
These are great times. Bunlar önemli anlar. Bunlar güzel anlar. Bunlar önemli anlar. Bunlar güzel anlar. Shooter-1 2007 info-icon
These are historic times. Bunlar tarihi anlar. Shooter-1 2007 info-icon
And these are troubled times, as well. Ve aynı zamanda büyük sorunlar yaşadığımız anlar. Ve aynı zamanda problemlerle karşılaştığımız zamanlar. Ve aynı zamanda büyük sorunlar yaşadığımız anlar. Ve aynı zamanda problemlerle karşılaştığımız zamanlar. Shooter-1 2007 info-icon
This medal that your country... Ülkenizin bu madalyasını... Bu madalya... Ülkenizin bu madalyasını... Bu madalya... Shooter-1 2007 info-icon
Yellow ribbons. Sarı kurdeleler. Sarı kurdele. Sarı kurdeleler. Sarı kurdele. Shooter-1 2007 info-icon
Yeah, people put those up to remember the troops. Evet, ölen askerlerin anısına asıyorlar. Hayır, o şeyleri ağaçlara bağlarlar. Evet, insanlar askerlerin anısına bunları takıyorlar. Evet, ölen askerlerin anısına asıyorlar. Hayır, o şeyleri ağaçlara bağlarlar. Evet, insanlar askerlerin anısına bunları takıyorlar. Shooter-1 2007 info-icon
No, they tie those low around trees. Hayır, ağaçların alt kısımlarına bağladıkları. Shooter-1 2007 info-icon
These are windage flags. Bayraklar rüzgârı belli ediyor. Bunlar rüzgar tespit bayrakları. Bayraklar rüzgârı belli ediyor. Bunlar rüzgar tespit bayrakları. Shooter-1 2007 info-icon
Roughly the location I'd have put them in Çan kulesinden yapacağım bir atışta, bunları yer tespiti için kullanırdım. Kilise kulesinden yapılacak atış için Çan kulesinden yapacağım bir atışta, bunları yer tespiti için kullanırdım. Kilise kulesinden yapılacak atış için Shooter-1 2007 info-icon
for a shot from the steeple. bunlar kullanılabilir. Shooter-1 2007 info-icon
No, definitely. He knows what he's doing. Hayır, kesinlikle. Bu herif ne yaptığını biliyor. Hayır, Kesinlikle. Ne yaptığını biliyor. Hayır, kesinlikle. Bu herif ne yaptığını biliyor. Hayır, Kesinlikle. Ne yaptığını biliyor. Shooter-1 2007 info-icon
You guys got a team in place to take out the church? Kiliseyi kontrol altına alacak bir ekip yerleştirdiniz mi? Kiliseyi kontrol için bir tim görevlendirdiniz mi? Kiliseyi kontrol altına alacak bir ekip yerleştirdiniz mi? Kiliseyi kontrol için bir tim görevlendirdiniz mi? Shooter-1 2007 info-icon
They'll move right before the shot is taken, when his focus is elsewhere. Atış öncesi, dikkatini başka işlere yoğunlaştırdığında, harekete geçecekler. Atışı yapmadan önce dikkati dağılmışken harekete geçecekler. Atış öncesi, dikkatini başka işlere yoğunlaştırdığında, harekete geçecekler. Atışı yapmadan önce dikkati dağılmışken harekete geçecekler. Shooter-1 2007 info-icon
...raises its head and confronts freedom, ...başını kaldırır ve özgürlükle yüz yüze gelir,... ... Başını kaldırıp özgürlükle yüzleşti, ...başını kaldırır ve özgürlükle yüz yüze gelir,... ... Başını kaldırıp özgürlükle yüzleşti, Shooter-1 2007 info-icon
but slyly, subtly, chokes it off at the root. ...ama sinsice, yavaş yavaş, tutunduğu kökü boğmaya başlar. Ama kurnazca, sinsice, kökünden yok edildi. ...ama sinsice, yavaş yavaş, tutunduğu kökü boğmaya başlar. Ama kurnazca, sinsice, kökünden yok edildi. Shooter-1 2007 info-icon
And it is our responsibility Ve işte, bu zararlı otları bulmak, bizim sorumluluğumuz. Ve bu karanlık otları bulmak Ve işte, bu zararlı otları bulmak, bizim sorumluluğumuz. Ve bu karanlık otları bulmak Shooter-1 2007 info-icon
to find these dark weeds. Bizim sorumluluğumuzdur. Shooter-1 2007 info-icon
Flashlight has arrived. I say again, Flashlight has arrived. Fener alana ulaştı. Tekrar ediyorum, Fener alana ulaştı. Başkan ulaştı. Tekrarlıyorum, başkan burada. Fener alana ulaştı. Tekrar ediyorum, Fener alana ulaştı. Başkan ulaştı. Tekrarlıyorum, başkan burada. Shooter-1 2007 info-icon
If you just joined us... Hi. Aramıza yeni katılanlar için... Merhaba. Shooter-1 2007 info-icon
Officer Timmons, our local resource. Memur Timmons, yerel birimden. Müdür Timmons, yerel kaynağımız. Memur Timmons, yerel birimden. Müdür Timmons, yerel kaynağımız. Shooter-1 2007 info-icon
Bob Lee Swagger. Bob Lee Swagger. Shooter-1 2007 info-icon
It is a real honor to meet you. Sizinle tanışmak büyük bir onur. Sizinle tanışmak gerçekten şeref. Sizinle tanışmak büyük bir onur. Sizinle tanışmak gerçekten şeref. Shooter-1 2007 info-icon
You're unsnapped, officer. Kılıfınız açık kalmış, memur bey. Silah kılıfınız açık. Kılıfınız açık kalmış, memur bey. Silah kılıfınız açık. Shooter-1 2007 info-icon
Shit. Oh, fuck. Kahretsin. Lanet olsun. Kahretsin. Oh, lanet. Kahretsin. Lanet olsun. Kahretsin. Oh, lanet. Shooter-1 2007 info-icon
Don't want to lose that now, do I? Silahımın kaybolmasını hiç istemem, değil mi? Bunu şu an kaybetmek istemem. Silahımın kaybolmasını hiç istemem, değil mi? Bunu şu an kaybetmek istemem. Shooter-1 2007 info-icon
Again, it's an honor. Tekrardan, bu bir onurdur. Gerçekten, büyük şeref. Tekrardan, bu bir onurdur. Gerçekten, büyük şeref. Shooter-1 2007 info-icon
...of our stewardship of this great... ...öncülüğünü yaptığımız bu büyük... ... bizim nezaretimizde... ...öncülüğünü yaptığımız bu büyük... ... bizim nezaretimizde... Shooter-1 2007 info-icon
That our guy in the collar? The Archbishop of Ethiopia. Kürsüdeki adam kim? Etiyopya Başpiskoposu. Şu cüppeli adam? Ethiopia başpiskoposu. Kürsüdeki adam kim? Etiyopya Başpiskoposu. Şu cüppeli adam? Ethiopia başpiskoposu. Shooter-1 2007 info-icon
He's getting a medal. Know it? Bir madalya alacak. Biliyor musun? Afrika'nın Boynuzu. Evet. madalya alacak. Biliyor musun? Bir madalya alacak. Biliyor musun? Afrika'nın Boynuzu. Evet. madalya alacak. Biliyor musun? Shooter-1 2007 info-icon
HOA. Horn of Africa. Yeah. HOA. Afrika'nın sesi. Evet. Shooter-1 2007 info-icon
You know I worked there? Orada çalışmıştım. Orada bulundum biliyor musun? Orada çalışmıştım. Orada bulundum biliyor musun? Shooter-1 2007 info-icon
You know what they say about the first thing that you feel Bir sivili vurduğunda, ilk hissettiğin şey hakkında ne derler, bilir misin? İlk kez bir sivili vurduğunda Bir sivili vurduğunda, ilk hissettiğin şey hakkında ne derler, bilir misin? İlk kez bir sivili vurduğunda Shooter-1 2007 info-icon
when you shoot a civilian, right? Hissettiklerin hakkında ne derler bilir misin? Shooter-1 2007 info-icon
Recoil of your rifle? Right. Silahın geri tepmesi mi? Doğru. Silahın geri tepmesi? Evet. Silahın geri tepmesi mi? Doğru. Silahın geri tepmesi? Evet. Shooter-1 2007 info-icon
That's very original. Çok özgünmüş. Çok orjinal. Çok özgünmüş. Çok orjinal. Shooter-1 2007 info-icon
Thank you, Archbishop, for those inspiring words. İlham dolu sözleriniz için teşekkür ederiz, sayın Başpiskopos. Bu güzel konuşmanız için , Teşekkürler, başpiskopos, İlham dolu sözleriniz için teşekkür ederiz, sayın Başpiskopos. Bu güzel konuşmanız için , Teşekkürler, başpiskopos, Shooter-1 2007 info-icon
The President speaks next. Sırada Başkanın konuşması var. Konuşma sırası başkanın. Sırada Başkanın konuşması var. Konuşma sırası başkanın. Shooter-1 2007 info-icon
All teams stand by. Tüm ekipler hazır olun. Bütün timler hazır. Tüm ekipler hazır olun. Bütün timler hazır. Shooter-1 2007 info-icon
Agent Gibson, we read your fly by. Situation all clear, over. Ajan Gibson, mesaj anlaşılmıştır. Durum kontrol altında, tamam. Ajan Gibson, Durumunuz onaylandı. Herşey uygun, tamam. Ajan Gibson, mesaj anlaşılmıştır. Durum kontrol altında, tamam. Ajan Gibson, Durumunuz onaylandı. Herşey uygun, tamam. Shooter-1 2007 info-icon
Agent James, all clear. Ajan James, her şey yolunda. Ajan James, hazır. Ajan James, her şey yolunda. Ajan James, hazır. Shooter-1 2007 info-icon
Now it gives me enormous pleasure... Şimdi sizlere Birleşik Devletler Başkanını... Şimdi büyük bir zevkle... Şimdi sizlere Birleşik Devletler Başkanını... Şimdi büyük bir zevkle... Shooter-1 2007 info-icon
Got wind at three, full value. ...to introduce to you Rüzgâr en fazla, üç şiddetinde. ...takdim etmekten... Rüzgar 3'te, Tam değer. ...Amerike Birleşik Devletleri Rüzgâr en fazla, üç şiddetinde. ...takdim etmekten... Rüzgar 3'te, Tam değer. ...Amerike Birleşik Devletleri Shooter-1 2007 info-icon
the President of the United States. ...büyük bir mutluluk duyuyorum. Başkanını takdim ediyorum. ...büyük bir mutluluk duyuyorum. Başkanını takdim ediyorum. Shooter-1 2007 info-icon
Make it four and a half minutes of angle. Uygun açıyı yakalamak için 4,5 dakika diyelim. Derecede 4,5 dakika yapar. Uygun açıyı yakalamak için 4,5 dakika diyelim. Derecede 4,5 dakika yapar. Shooter-1 2007 info-icon
Three mil hold, in case the wind dies. Rüzgârın kesilmesi olasılığına karşı, üç derecelik bir pay. Rüzgar kesilirse, 3 mil yukarı. Rüzgârın kesilmesi olasılığına karşı, üç derecelik bir pay. Rüzgar kesilirse, 3 mil yukarı. Shooter-1 2007 info-icon
He's loaded. Silahını doldurdu. O hazır. Silahını doldurdu. O hazır. Shooter-1 2007 info-icon
Altitude, humidity, temperature accounted for. Yükseklik, nem oranı, sıcaklık, hepsi onun lehine. Yükseklik, nem, ısı uygun. Yükseklik, nem oranı, sıcaklık, hepsi onun lehine. Yükseklik, nem, ısı uygun. Shooter-1 2007 info-icon
In the city that was the capital of... Tarihi olaylara başkentlik eden... Büyük değere sahip bu şehir... Tarihi olaylara başkentlik eden... Büyük değere sahip bu şehir... Shooter-1 2007 info-icon
We got to take him. Onu yakalamalıyız. On saniyemiz var. Onu durdurmalıyız. Onu yakalamalıyız. On saniyemiz var. Onu durdurmalıyız. Shooter-1 2007 info-icon
Wind matches his setup. Take him! Take him now! Rüzgâr tam istediği konumda. Yakalayın! Hemen yakalayın! Rüzgar ondan yana. Durdurun! şimdi durdurun! Rüzgâr tam istediği konumda. Yakalayın! Hemen yakalayın! Rüzgâr tam istediği konumda. Yakalayın! Hemen yakalayın! Rüzgar ondan yana. Durdurun! şimdi durdurun! Shooter-1 2007 info-icon
Send in the ERT team. Take out the... Özel timi gönderin. Tetikçiyi tutukla... ERT timini gönderin. O adamı... Özel timi gönderin. Tetikçiyi tutukla... ERT timini gönderin. O adamı... Shooter-1 2007 info-icon
Shots fired! Shots fired! Ateş edildi! Ateş edildi! Silah sesi! Silah sesi! Ateş edildi! Ateş edildi! Silah sesi! Silah sesi! Shooter-1 2007 info-icon
Flashlight is down, Flashlight is down. Fener vuruldu. Fener vuruldu. Başkan vuruldu, Başkan vuruldu. Fener vuruldu. Fener vuruldu. Başkan vuruldu, Başkan vuruldu. Shooter-1 2007 info-icon
What? Flashlight down? I say again. Flashlight is down. Ne? Fener vuruldu mu? Tekrar ediyorum. Fener vuruldu. Ne? Başkan vuruldu mu? Tekrarlıyorum. başkan vuruldu. Ne? Fener vuruldu mu? Tekrar ediyorum. Fener vuruldu. Ne? Başkan vuruldu mu? Tekrarlıyorum. başkan vuruldu. Shooter-1 2007 info-icon
The President has been shot. There's mass confusion... Başkan vuruldu. Burada büyük bir karmaşa... Başkan saldırıya uğradı. Büyük bir karmaşa var... Başkan vuruldu. Burada büyük bir karmaşa... Başkan saldırıya uğradı. Büyük bir karmaşa var... Shooter-1 2007 info-icon
Has the President been shot? Başkan vuruldu mu? Shooter-1 2007 info-icon
Right at the church steeple. Kulenin olduğu yeri kontrol ediyorum. Çan kulesinde. Kulenin olduğu yeri kontrol ediyorum. Çan kulesinde. Shooter-1 2007 info-icon
How could you miss? Nasıl ıskalarsın? Nasıl ıskaladın? Nasıl ıskalarsın? Nasıl ıskaladın? Shooter-1 2007 info-icon
How could you fucking miss? Lanet olası herifi nasıl ıskalarsın? Lanet olası, nasıl ıskalarsın? Lanet olası herifi nasıl ıskalarsın? Lanet olası, nasıl ıskalarsın? Shooter-1 2007 info-icon
Thirty seconds, clear out. Chase him down. Toparlanmak için 30 saniyemiz var. Peşine düşün. 30 saniye, aradaki fark. Takip edin. Toparlanmak için 30 saniyemiz var. Peşine düşün. 30 saniye, aradaki fark. Takip edin. Shooter-1 2007 info-icon
He's bleeding. Kill him. Kanaması var. Öldürün onu. Yaralı. Onu öldürün. Kanaması var. Öldürün onu. Yaralı. Onu öldürün. Shooter-1 2007 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 149041
  • 149042
  • 149043
  • 149044
  • 149045
  • 149046
  • 149047
  • 149048
  • 149049
  • 149050
  • …
  • »
  • »»
Restricted Mode:   
  • Contribute
  • About Us
  • Disclaimer
  • Contact