Search
English Turkish Sentence Translations Page 148406
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
Don�t you think that�s sad? | Üzücü olduğunu düşünmüyor musun? | Shame-1 | 2011 | ![]() |
You�re my brother. | Sen benim abimsin. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Why is it always so dramatic with you? Everything is always the end of the world. | Neden hep seninleyken dramatik oluyor? Herşey her zaman dünyanın sonudur. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
It�s not fucking dramatic. I�m trying to talk to you! | O hiç de dramatik değil. Seninle konuşmayı deniyorum. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
I don�t want to talk. | Konuşmak istemiyorum. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Try not talking. | Konuşmamayı dene. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Try just listening or thinking | Yalnızca dinle yada düşün. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
for a change. | bir değişiklik için. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Yeah, �cos that�s working great for you. You�re completely fine. | Evet, ‘bu senin için en iyisi. Tamamen iyisin. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Well, I�ve got my own fucking apartment. | Güzel, Lanet olası kendi dairem var. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Oh, whopee fucking shit. | Oh, Kahretsin. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
You have your own apartment, that�s amazing. | Kendi dairene sahipsin, Bu inanılmaz. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Your job and an apartment, I should be in awe of you. | İşin ve dairen, Bir huşu içindeyim. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Well, at least I'm responsible for it. | Harika, en azından ben sorumlu değilim. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
At least I don't depend on people all the time. | En azından ben her zaman insanlara bağımlı değilim. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
you're a dependency, you're a parasite. | Sen bir bağımlısın, Bir parazitsin. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
You don�t have anybody. You don�t have anybody. | Zorunda değilsin. Zorunda değilsin. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
You have me and your fucking pervert boss. | Senin yanında ben ve lanet sapık patonun varız. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
You slept with that fucking pervert boss. So what does that make you? | Sen o lanet patronunla uyudun. Peki bu yaptığınız nedir? | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Don�t talk to me about sex life Brandon. Not from you. | Seks hayatın hakkında konuşma benimle Brandon. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
I�m going out. | Ben gidiyorum. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
And then you'll just come back and we'll just have this same fucking conversation again. | Ve sonra sen hemen geri geleceksin ve de biz yine aynı konuşmaları yapacağız. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
No, you�ll move out. | Hayır, Sen yapacaksın. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
And then I�ll never hear from you again? | Ve sonra ben seni tekrar dinlemeyeceğim? | Shame-1 | 2011 | ![]() |
You want to get out of here? | Buradan gitmek mi istiyorsun? | Shame-1 | 2011 | ![]() |
I could take you somewhere. | Seni bir yere götürebilirim. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
What? Are you with someone? | Ne? Birisiyle misin? | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Does he go down on you? | O seninle aşağıya gidiyor mu? | Shame-1 | 2011 | ![]() |
I do.. | Olur.. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
That�s what I like to do.. | Ne yapmak istiyorum.. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
I like the way it feels. | Hissettiğim yolu seviyorum. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
I like the way it�s just me and it.. | O yolu seviyorum. Yalnıca ben ve o.. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
...I wanna taste you. | ...Seni tatmak istiyorum. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
I like to slip my tongue inside you | Dil dokunuşlarını seviyorum. içinde, | Shame-1 | 2011 | ![]() |
...just as you come. | ...yalnızca gelmek gibi. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Want me to make you come? | Beni getirmeni istiyorum? | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Want me to do that? | Bana bunu yapmak ister misiniz? | Shame-1 | 2011 | ![]() |
What�s up babe? | Nasıl gidiyor bebeğim? | Shame-1 | 2011 | ![]() |
I was just getting some drinks. | Ben sadece biraz içki aldım. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Yeah, huh? | Evet, ha? | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Woah! Not tonight, buddy. | oah! Gece değil, ahbap. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
I said not tonight. | Gece değil diyorum. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
I was just telling your pretty girlfriend here, | Yalnızca senin güzel kız arkadaşının burada olduğunu söylüyorum, | Shame-1 | 2011 | ![]() |
that I�d like to fuck her in that tight pussy of hers. | onun daracık yerlerini becermek istiyorum. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
I mean bone her real hard till she�s clawing up my back. | O gerçekten sıkı. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
He�s kidding. | Şaka yapıyor. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
After I fuck her hard up the ass, | Ardından onun kıçını becericem, | Shame-1 | 2011 | ![]() |
I put my balls in her mouth while I come on her face. | Suratına boşalırken, taşaklarımı ağzına koydum. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
You won�t let me fuck you in the ass. | Sen beni beceremeyeceksin. Sen içindesin. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
You get to fuck her in the ass? | Kıçını mı becerdin? | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Tell me more man, because you.. I�m fucking loving this. | Daha fazlasını söyle dostum, bunlardan hoşlanıyorum. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Smell it. | Kokla onu. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
You mother fucker. | Seni pis sikişgen. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Hey, Romeo. | Hey, Romeo. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
SISSY ON ANSWER MACHINE: Brandon, it�s Sissy.. | SISSY CEVAP MAKİNESİNDE: Brandon, Ben Sissy.. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
I really need to talk to you. | Gerçekten senin konuşmalıyım. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Please will you pick up the fucking phone? | Lütfen, Telefonu kaldıracak mısın? | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Brandon, I need you. | Brandon, sana ihtiyacım var. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
We�re not bad people... | Bizler kötü insanlar değiliz... | Shame-1 | 2011 | ![]() |
We just come from a bad place.... | Biz daha yeni kötü bir yerden geldik... | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Thanks for letting me stay. | Bana bildirdiğin için teşekkürler. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
INTERCOM: Ladies and Gentlemen, | INTERCOM: Bayanlar ve Baylar, | Shame-1 | 2011 | ![]() |
at this time due to a police investigation, we have to discharge this train. | Şu anda Bir polis soruşturması nedeniyle, Treni boşaltmalıyız. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
we have to discharge this train. | Treni boşaltmalıyız. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Please follow the conductor to the rear of the train. | Lütfen tren şefini trenin arkasına doğru takip ediniz. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
CONDUCTOR: Watch your step between cars. | KONDÜKTÖR: Arabaların arasında adımları izleyin. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Watch your step. | Adımları izleyin. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Follow, me please. Follow me. | Lütfen beni takip edin. Beni takip et. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
Watch your step. This way. | Adımlarını izle. Bu taraftan. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
This way. Quickly | Bu taraftan. Çabuk. | Shame-1 | 2011 | ![]() |
SISSY ON MACHINE: Hey, it's me. | Benim. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Cornein. | Gir. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Drink? | İçecek bir şey? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
No, thank you. | İstemem, teşekkürler. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Perfect. | Tamamdır. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
SISSY ON MACHINE: Hey, it's me. | Alo, benim. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Pick up. | Açsana. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
(SING SONG) Brandon? | Brandon? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
(WHISPERING) Brandon, where are you? | Brandon, neredesin? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Brandon? Brandon? | Brandon? Brandon? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
(SIGHING) Brandon? | Brandon? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
(FLUSHING) This is me calling you. | Yine arayan benim. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
(SIGHS) Fuck! (MACHINE BEEPS) | Siktir. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
DAVID: "I find you disgusting." | "Seni mide bulandırıcı buluyorum" | Shame-2 | 2011 | ![]() |
"I find you inconsolable. I find you invasive." | "Seni acınası buluyorum." "Seni agresif buluyorum." | Shame-2 | 2011 | ![]() |
This is what the cynics used to say. | Kötümser bir insanın söyleyeceği türden cümleler bunlar. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Companies would refuse to look into the future. | Büyük şirketler geleceği görmezden gelmeyi seçiyor. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
They would say, "Can we stop this virus?" | Sanki yaşananlar bir gerilemeymiş gibi... | Shame-2 | 2011 | ![]() |
But it's growing. | Ama gün geçtikçe... | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Now some kid snorts the entire load of his mother's spice cupboard. | Çocuğun teki annesinin baharatlarını burnundan çektiği videosunu... | Shame-2 | 2011 | ![]() |
They would watch as it becomes the buzz word | Bir anda bütün okullarda çocukların dilline dolanacak kadar çok izleniyor bu video. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Eventually, the cynicism is turning into awe. | Sonunda kötümser hava her yere yayılıyor. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Do you know what's going on with my computer? | Bilgisayarıma ne olduğunu biliyor musun? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
They took it. | Götürdüler. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Yeah, I know. Someone could have told me. | Farkındayım. Birileri haber verebilirdi. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Some kind of virus. | Virüs bulaşmış. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
SISSY ON MACHINE: Okay, me again. | Yine ben. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
I'm dying. I have cancer. I have one week to live. | Ölüyorum. Kanserim. Bir haftalık ömrüm kalmış. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
The very worst kind of cancer. | En ağır kansermiş. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Of the vulva... | Rahim. | Shame-2 | 2011 | ![]() |