Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 22407
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Nice to meet you. Yes. | Memnun oldum. Ben de. | Gloria-1 | 2013 | |
| ...phone number... | Telefon numarası | Gloria-1 | 2013 | |
| Keep your tears. | Gözyaşlarını tut | Gloria-1 | 2013 | |
| You won't be the last. | Sen sonuncusu olmayacaksın | Gloria-1 | 2013 | |
| The city is humid | Şehir nemli 1 | Gloria-1 | 2013 | |
| under a pale sky. | Solgun bir gökyüzü altında | Gloria-1 | 2013 | |
| And I feel free, | Özgür hissediyorum | Gloria-1 | 2013 | |
| free, free, free. | Özgür, özgür, özgür | Gloria-1 | 2013 | |
| Hello, good evening. Good evening. | Merhaba, iyi akşamlar. İyi akşamlar. | Gloria-1 | 2013 | |
| Is this seat taken? No, have a seat. | Burası dolu mu? Hayır, oturabilirsiniz. | Gloria-1 | 2013 | |
| What was your name? Guillermo. | İsminiz neydi? Guillermo. | Gloria-1 | 2013 | |
| Guillermo Valenzuela is my name. Guillermo Valenzuela. | Guillermo Valenzuela benim adım. Guillermo Valenzuela. | Gloria-1 | 2013 | |
| It's always handy to have a lawyer as a friend. | Bir avukat arkadaşının olması her zaman işe yarar. | Gloria-1 | 2013 | |
| Oh, a lawyer. Thanks. | Bir avukat. Teşekkür ederim. | Gloria-1 | 2013 | |
| You've got a knack for putting on lipstick! | Ruj sürmenin püf noktasını bulmuşsun! | Gloria-1 | 2013 | |
| You look great! | Harika görünüyorsun! Teşekkür ederim. | Gloria-1 | 2013 | |
| Are you always this happy? | Hep böyle mutlu musun? | Gloria-1 | 2013 | |
| You asked me and I burst out laughing. | Sen sorunca kahkahalara boğuldum. | Gloria-1 | 2013 | |
| No. | Hayır. Bilmiyorum yani. | Gloria-1 | 2013 | |
| Some mornings I'm not. | Bazı sabahlar değilim. | Gloria-1 | 2013 | |
| sometimes not in the afternoons... | ...bazen öğleden sonraları da... | Gloria-1 | 2013 | |
| ...as well. | ...aynı. | Gloria-1 | 2013 | |
| Like everyone. | Herkes gibi. | Gloria-1 | 2013 | |
| Do you come here all the time? | Buraya her zaman gelir misin? | Gloria-1 | 2013 | |
| Yes... yes, yes. | Evet, evet. | Gloria-1 | 2013 | |
| No, not all the time. Sometimes. | Hayır, her zaman değil. Bazen. | Gloria-1 | 2013 | |
| Whenever I can... | Canım ne zaman isterse. | Gloria-1 | 2013 | |
| I like coming here, though. | Yine de buraya gelmek hoşuma gidiyor. | Gloria-1 | 2013 | |
| I like to come and dance. | Dans etmeyi seviyorum. | Gloria-1 | 2013 | |
| By yourself. | Tek başına. | Gloria-1 | 2013 | |
| Oh, recently. | Yeni sayılır. | Gloria-1 | 2013 | |
| Yes. Sometimes it is "finally", right? | Evet. Bazen nihayet deniyor, değil mi? | Gloria-1 | 2013 | |
| I'm trying... | Bir şeyleri, hayatımı... | Gloria-1 | 2013 | |
| to change things, | ...değiştirmeye çabalıyorum. | Gloria-1 | 2013 | |
| What's your name? | Bana isminizi bahşeder misiniz? | Gloria-1 | 2013 | |
| No, Alberto, listen to me, tell her to call... | Hayır, Alberto, beni dinle, ona aramasını söyle. | Gloria-1 | 2013 | |
| 500... | 500... | Gloria-1 | 2013 | |
| 500, I said? 312... | 500, dedin mi? 312... | Gloria-1 | 2013 | |
| Hold on a second. | Bir saniye dur. | Gloria-1 | 2013 | |
| Victo, Victo, Victo, | Victo, Victo, Victo, | Gloria-1 | 2013 | |
| get this bat out of here! | ...şu yarasayı çıkar buradan! Tamam. | Gloria-1 | 2013 | |
| That cat is disgusting! | Bu kedi çok iğrenç! | Gloria-1 | 2013 | |
| Why does it come into this house? | Neden bu eve gelip duruyor? | Gloria-1 | 2013 | |
| Hello? Okay. So then... Listen to me... | Alo? Tamam. O zaman dinle beni. | Gloria-1 | 2013 | |
| Well... Yes, no, that'll be fine. | İyi. Evet, hayır, her şey yoluna girecek. | Gloria-1 | 2013 | |
| Right, you too. Okay, thanks. | Oldu, sen de. Tamam, teşekkür ederim. | Gloria-1 | 2013 | |
| Bye. Take care. Bye. | Hoşça kal. Kendine iyi bak, görüşürüz. | Gloria-1 | 2013 | |
| I don't know if what I don't like about the cat | Kedinin kendinden mi... | Gloria-1 | 2013 | |
| is the cat itself, | ...yoksa kuyruğundan mı... | Gloria-1 | 2013 | |
| or the cat's tail. | ...nefret ediyorum, bilmiyorum. | Gloria-1 | 2013 | |
| It's like a mouse's. | Kuyruğu sanki bir fareye ait gibi. | Gloria-1 | 2013 | |
| You know that when the universal flood came, | Biliyorsun büyük sel geldiğinde, | Gloria-1 | 2013 | |
| the lord ordered Noah | ...Tanrı Nuh peygambere büyük bir gemi inşa etmesini... | Gloria-1 | 2013 | |
| into which he put his whole family | ...ve içine bütün ailesini ve o zamanlar dünyada var olan... | Gloria-1 | 2013 | |
| that existed in the world at that time. | ...her türden iki hayvanı yerleştirmesini emretti. | Gloria-1 | 2013 | |
| In a short time, | Kısa bir süre sonra, | Gloria-1 | 2013 | |
| there were many mice, lots, | ...fareler aşırı derecede üremeye başladı... | Gloria-1 | 2013 | |
| and they began eating all the food. | ...ve bütün yiyecek stokunu bitirdi. | Gloria-1 | 2013 | |
| Noah didn't know what to do. | Nuh ne yapacağını bilemedi. | Gloria-1 | 2013 | |
| So he spoke directly to Yahweh | Bu yüzden doğrudan Tanrı ile konuştu, | Gloria-1 | 2013 | |
| and he told him to find the lion, | ...Tanrı ona bir aslan bulmasını söyledi, | Gloria-1 | 2013 | |
| and stroke its head, like this, | ...aslanın başını bu şekilde... | Gloria-1 | 2013 | |
| three times with his right hand, | ...yani, sağ eliyle üç kez okşadı, | Gloria-1 | 2013 | |
| and the lion, 'Pff!", let out a gush of air, | ...sonra aslan puf diye dışarıya hava üfledi, | Gloria-1 | 2013 | |
| and two cats came out of its nose. | ...ve burnundan iki kedi çıkıverdi. | Gloria-1 | 2013 | |
| Those cats... | O kediler de... | Gloria-1 | 2013 | |
| eliminated the mice. | ...fareleri yok etti. | Gloria-1 | 2013 | |
| Not all of them, but a lot of them, | Hepsini olmasa da çoğunu yok etti, | Gloria-1 | 2013 | |
| so order and balance was re established in the world. | ...böylece dünyanın düzen ve dengesi yeniden kurulmuş oldu. | Gloria-1 | 2013 | |
| We're going to hit our ribs, very softly, | Çok yavaş bir şekilde kaburgalarımıza vuracağız, işte böyle. | Gloria-1 | 2013 | |
| And we're going to count 1, 2, 3 and then laugh. | Ve üçe kadar sayıp, gülmeye başlayacağız. | Gloria-1 | 2013 | |
| No, you don't know me... | Hayır, beni tanımıyorsunuz. | Gloria-1 | 2013 | |
| I got your number from | Numaranızı oğlunuzun yaşadığı apartmanın kapıcısından aldım. | Gloria-1 | 2013 | |
| I live beneath his apartment, in number 21. | Ben de onun dairesinin altında, 21 numarada oturuyorum. | Gloria-1 | 2013 | |
| Come here, I'm waiting, you asshole! | Buraya gelsene, bekliyorum, seni pislik! | Gloria-1 | 2013 | |
| Exactly. I'm calling because... | Kesinlikle. Aramamın sebebi... | Gloria-1 | 2013 | |
| Do you know what's going on, Mrs. Marina? | Neler olduğunu biliyor musunuz, Bayan Marina? | Gloria-1 | 2013 | |
| I think he's having a crisis. | Bence sinir krizi falan geçiriyor. | Gloria-1 | 2013 | |
| Get up? What for? | Ayağa kalk? Niye? | Gloria-1 | 2013 | |
| Exactly. | Kesinlikle. Yine oluyor. | Gloria-1 | 2013 | |
| Why get up? | Neden ayağa kalkmıyorsun? Cevap ver! | Gloria-1 | 2013 | |
| Somebody answer me! Why get up? | Birisi bana cevap versin! Neden kalkmıyorsun? | Gloria-1 | 2013 | |
| Look, I'm really sorry to bother you this late at night. | Gecenin bu saatinde sizi rahatsız ettiğim için özür dilerim. | Gloria-1 | 2013 | |
| It'sjust that... | Bu sanki... | Gloria-1 | 2013 | |
| Mrs. Marina, I work. | Bayan Marina, ben çalışıyorum. | Gloria-1 | 2013 | |
| I have to get up early tomorrow, you see? | Yarın erken kalkmak zorundayım, anlıyor musunuz? | Gloria-1 | 2013 | |
| I pay to live a quiet life... | Sakin bir hayat yaşamak için buraya para veriyorum. Hayır tabii. | Gloria-1 | 2013 | |
| Of course. | Elbette. Neden doğuyoruz? Amaç ne? | Gloria-1 | 2013 | |
| It breaks my heart, really... | Bu duruma çok üzülüyorum, gerçekten. Ben de anneyim. | Gloria-1 | 2013 | |
| It's all rotten out there! | Dışarısı tamamen kokuşmuş! | Gloria-1 | 2013 | |
| No, it's notjust another crisis. | Hayır, bu başka bir kriz değil. | Gloria-1 | 2013 | |
| It's all rotten, don't go outside! | Her şey çürümüş, dışarı çıkmayın! | Gloria-1 | 2013 | |
| Please listen. Listen to this. | Lütfen dinle. Bunu dinle. | Gloria-1 | 2013 | |
| Don't be born, man, don't be born! | Gözlerini açma, dostum, dünyaya gelme! | Gloria-1 | 2013 | |
| This is she. | Evet benim. | Gloria-1 | 2013 | |
| No, why would I be upset? It's fine. | Hayır, neden üzgün olayım? Sorun yok. | Gloria-1 | 2013 | |
| Are you asking me out? | Beni davet mi ediyorsun? | Gloria-1 | 2013 | |
| What a gentleman. | Çok centilmensin. | Gloria-1 | 2013 | |
| There's something, I don't know, | Bir şeyler var, bilemiyorum, | Gloria-1 | 2013 | |
| it'sjust, your personality, it... | ...sanki senin kişiliğin... | Gloria-1 | 2013 |