Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149333
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| You don't even know how to talk to ladies! | bir bayanla nasıl konuşulur bilmiyormusun! | Silsila-1 | 1981 | |
| Amit! What are you doing? This is becoming a scene! | Amit! ne yapıyorsun? bu başıma geliyor olamaz! | Silsila-1 | 1981 | |
| Please for my sake. Please. | lütfen benim hatırım için lütfen. | Silsila-1 | 1981 | |
| How did you get hurt? | sen nasıl yaralandın böyle ? | Silsila-1 | 1981 | |
| Just a scratch... | sadece bir çizik... | Silsila-1 | 1981 | |
| Which is worse. | hangisi daha kötü. | Silsila-1 | 1981 | |
| The unseen wound. But the pain is felt. | görünmeyen yaramı. hissedilebilir ağrımı. | Silsila-1 | 1981 | |
| Since when did you start on poetry? l'm a playwright's wife. | ne zamandan beri şiir yazmaya başladın? ben bir oyun yazarının karısıyım. | Silsila-1 | 1981 | |
| You haven't yet told me... What? | sen daha bana söylemedin... ne? | Silsila-1 | 1981 | |
| How did you get hurt? l fell down... | nasıl yaralandığını? düştüm... | Silsila-1 | 1981 | |
| Falling isn't good for a married man. | düşmek evli bir adam için iyi değildir | Silsila-1 | 1981 | |
| Look, there's something important. | bak, orada önemli bir şey oldu . | Silsila-1 | 1981 | |
| You can't evade me anymore. Where's your wife? | benden daha fazla kaçamazsın. karın nerede? | Silsila-1 | 1981 | |
| Meet my wife. Shobha. | karımla tanış Shobha. | Silsila-1 | 1981 | |
| My friend, Vidyarthi. | arkadaşım, Vidyarthi. | Silsila-1 | 1981 | |
| A guru of many acolytes. | o bazen yardımcım bazen akıl danışmanımdı. | Silsila-1 | 1981 | |
| We're colleagues. | biz iş arkadaşıyız. | Silsila-1 | 1981 | |
| So he has the right to shoot his mouth off. | kendisi de şairdir ağzı kapalı olsada iyi şeyler söyler . | Silsila-1 | 1981 | |
| He's a playwright after all. And the plays he puts up! | o da oyun yazarıdır önce yazar sonrada sahneye koyar! | Silsila-1 | 1981 | |
| Mend your ways now. At curtain call... | şimdi yollara düşmenin zamanı. perde çağırıyor... | Silsila-1 | 1981 | |
| you might end up blowing it. | son ödül alacağını duymuşsundur onun için geldim.gizlemene gerek yok. | Silsila-1 | 1981 | |
| l have no covers to blow. Besides, what have l to hide? | zannetmiyorum. yoksa, neden ödül alcağımı gizliyeyim? | Silsila-1 | 1981 | |
| No smoke without fire. l hope you don't spot the fire too late. | ateş olmayan yerden duman çıkmaz. umarım ateşi gördüğünde çok geç kalmış olmazsın . | Silsila-1 | 1981 | |
| Right madam? l hardly understand... | değilmi madam? kesinlikle katılıyorum... | Silsila-1 | 1981 | |
| what the exchange is about. But you're part of it already. | arkadaşınız çok iyi bir yazar. ama zaten siz bu yazıların bir parçasısınız. | Silsila-1 | 1981 | |
| How about dinner? | yemek de konuşabilirmiyiz? | Silsila-1 | 1981 | |
| He's nervous l might expose him! | ben her zaman onun bu sinirine maruz kalıyordum! | Silsila-1 | 1981 | |
| l'm street smart, you know. ln an encounter with me, you'll lose. | ben her zaman daha akıllıydım, biliyorsun. benimle karşılaşmasaydı, çok şey kaybederdi. | Silsila-1 | 1981 | |
| Vidyarthi, you're crossing the limit. lt hurts? | Vidyarthi,limitleri zorluyorsun. incindin mi? | Silsila-1 | 1981 | |
| Dinner! | yemek ! | Silsila-1 | 1981 | |
| Why don't you let him speak? He can go on and on all night. | neden konuşmasına izin vermiyorsun? bırakırsan bütün gece konuşur. | Silsila-1 | 1981 | |
| He carries news of all the scandals in the world in his head. | onun kariyeri tüm dünyaya yetecek kadar scandal haberleriyle doludur . | Silsila-1 | 1981 | |
| l just came to know about one! | ben bir tek bir şey için geldim ! | Silsila-1 | 1981 | |
| Has he ever taken you to The Oberoi for dinner? | Oberoi otelde onu yemek yerken gördüğümde aklıma gelmemişti ? | Silsila-1 | 1981 | |
| Lovely food! | çok güzel yemekleri var! | Silsila-1 | 1981 | |
| Actually l forgot the real thing. | aslında ne zamandı unuttum. | Silsila-1 | 1981 | |
| Ever since you married him, his luck has changed. | o evlendiğinden beri şansı değişti,siz ona şans getirdiniz. | Silsila-1 | 1981 | |
| He's getting a gold medal! | ödül töreni için konuşmaya geldim ! | Silsila-1 | 1981 | |
| l had come to invite you. | sizi de davet etmek için.... | Silsila-1 | 1981 | |
| You keep that medal. Give me the gold. What...? | neden ödül törenine karınıda getirmiyorsun...? | Silsila-1 | 1981 | |
| For my sake. You're my inspiration, my hope, my imagination. | benim için. sen benim ilhamımsın umudum, benim hayalimsin. | Silsila-1 | 1981 | |
| All in one? What about the other girls? | her biri mi? pek, ya diğer kızlar? | Silsila-1 | 1981 | |
| Don't laugh it off. My husband is away in Bombay. | güldürme beni. kocam Bombay dışına gidicek. | Silsila-1 | 1981 | |
| Then you can come. | o zaman gelirsin. | Silsila-1 | 1981 | |
| All right, Amit. l'll come. | pekala, Amit. geleceğim. | Silsila-1 | 1981 | |
| How did you know that l want to wear this? | bunu nasıl bilebildin bende bunu giymek istiyordum? | Silsila-1 | 1981 | |
| l know. And l'm wearing that. Are you coming too? | biliyorum. ve bende bunu giyiyorum. sende mi geliyorsun? | Silsila-1 | 1981 | |
| Look Shobha, l'm not stopping you. These occasions will keep coming. | bak Shobha, seni durdurmak istemiyorum. bu özel durum bir çok şeyin gelmesini sağlayacak. | Silsila-1 | 1981 | |
| Besides you aren't well. | ayrıca sen daha iyileşmedin. | Silsila-1 | 1981 | |
| Maybe it's better if you don't come. | belki senin gelmemen dahi iyi olur. | Silsila-1 | 1981 | |
| ls there any other reason? Don't expect me to spell it out. | başka bir neden daha var mı? gerçi umudum yok ama dışarıda benden imza almayı bekleyen. | Silsila-1 | 1981 | |
| That place is going to be filled with beautiful girls. | bir çok güzel kız olucak orada. | Silsila-1 | 1981 | |
| How can l flirt with them right in front of you? | onlarla senin gözünün önünde nasıl flört edebilirim? | Silsila-1 | 1981 | |
| What if l let you flirt? Will you take me then? | eğer flört etmene izin verirsem? o zaman beni götürürmüsün? | Silsila-1 | 1981 | |
| That isn't candid enough. | yeterince dürüst değilmiydim. | Silsila-1 | 1981 | |
| Then promise me something. What? | o halde bana bir şey için söz ver. ne? | Silsila-1 | 1981 | |
| You'll tell me the name of the girl you happen to like. | sen bana eğer başına bu gelirse kızın adını söyleyeceksin. | Silsila-1 | 1981 | |
| What will you do to her? Leave that to me. | onunla ne yapacaksın? o kadarını bana bırak. | Silsila-1 | 1981 | |
| Ladies and gentlemen. l'm grateful to you... | bayanlar ve baylar. öncelikle teşekkürlerimi ... | Silsila-1 | 1981 | |
| for the respect and the adulation you have given me. | saygı değer juri üyelerine sunuyorum bana bu ödülü verdiğiniz için. | Silsila-1 | 1981 | |
| What can l tell you about myself? | size kendim hakkında ne söyleyebilirim ki? | Silsila-1 | 1981 | |
| One day, when l began my life here, my heart was racing. | benim hayatım burada başladı, kalbim heyecanla dolu. | Silsila-1 | 1981 | |
| Today, you are honouring me in this very place. | bugün,beni onurlandıran bu yer | Silsila-1 | 1981 | |
| My heart is racing once again. | kalbimi bir kez daha heyecanla dolduruyor. | Silsila-1 | 1981 | |
| One needs support to take the journey though life. | hayat yolculuğunda desteklerine ihtiyaç duyduğum kişiler. | Silsila-1 | 1981 | |
| Thank you for being with me. | benimle olduğunuz için teşekkür ederim. | Silsila-1 | 1981 | |
| What else have l to say? | bir şey daha söylemem gerekirse? | Silsila-1 | 1981 | |
| Let me recite a few lines from my new play. | bir kaç satır okuyayım yeni oyunumdan. | Silsila-1 | 1981 | |
| ''So what if a dream is shattered by accident?'' | ''hayeller bir kaza tarafından parçalanırsa?'' | Silsila-1 | 1981 | |
| ''Destiny cannot touch emotions'' | ''kader duygulara dokunmuştur'' | Silsila-1 | 1981 | |
| ''Distances cannot suppress sentiments'' | ''mesafeler duyguları bastıramamıştır'' | Silsila-1 | 1981 | |
| ''Love is a bond of hearts'' | ''aşk bağlanmıştır kalplerde'' | Silsila-1 | 1981 | |
| ''A bond that knows no bounds'' | 'hiç bir sınır tanımaz bir bağla'' | Silsila-1 | 1981 | |
| ''Though you are the moon of someone else's nights'' | ''eğer ay başkasının gecelerindeyse' | Silsila-1 | 1981 | |
| ''Yet in every facet of my life you are'' | ''ancak hayatımın her yönüyle sen'' | Silsila-1 | 1981 | |
| ''You light up my dreams, my hopes'' | ''sen rüyalarımda yanan ışık, sen benim umutlarım'' | Silsila-1 | 1981 | |
| ''Whatever path l tread leads to you'' | ''her ne olursa olsun ben sana yürüyorum'' | Silsila-1 | 1981 | |
| You didn't even mention me. And you say l'm your inspiration? | sen benden söz etmedin bile ve senin ilhamın olduğumu mu söylüyorsun? | Silsila-1 | 1981 | |
| Your hope? Your imagination? | senin umudun? senin hayalin? | Silsila-1 | 1981 | |
| l might not have mentioned you. But l spoke about you. | orada senden söz etmemiş olabilirim. ama senin hakkında konuştum. | Silsila-1 | 1981 | |
| Were you afraid? | korkuyormuydun? | Silsila-1 | 1981 | |
| Yes. Had l mentioned your name, l would've started a raging fire. | evet. senin adını söyleseydim, şiddetli bir yangın başlatmış olurdum. | Silsila-1 | 1981 | |
| Are you scared of the fire you have started? | yangını başlatmakdan korkuyormusun ? | Silsila-1 | 1981 | |
| l started the fire to light up my heart. | ben yangını kalbimde sevinçle başlattım. | Silsila-1 | 1981 | |
| l'm afraid that people might laugh at me. | insanların bana gülmesinden korkuyorum. | Silsila-1 | 1981 | |
| Shall l show you something? What? | sana bir şey göstereyim mi? ne? | Silsila-1 | 1981 | |
| The ticket to your play. l have preserved this ticket. | bu bilet senin oyunundan . o zamandan beri saklıyorum. | Silsila-1 | 1981 | |
| On some pretext or the other, l look at it everyday. | çantamda taşırım,bazı şeyleri bahane ederek her gün buna bakarım. | Silsila-1 | 1981 | |
| ln those few meetings, the way you looked at me... | bazı günlerde seninde bana baktığını hissederdim... | Silsila-1 | 1981 | |
| whatever you told me... that is what l believe. | ne olursa olsun söyle bana... bana inanmalısın . | Silsila-1 | 1981 | |
| The years, the months, the days afterwards... | yıllar, aylar , günler sonra... | Silsila-1 | 1981 | |
| have been empty... without meaning. | herşey boş olmuştur... anlamı olmadan. | Silsila-1 | 1981 | |
| Are you surprised? To see me? | şaşırdın mı? beni gördüğün için ? | Silsila-1 | 1981 | |
| l am your husband. | ben senin kocanım. | Silsila-1 | 1981 | |
| You were supposed to come and pick me from the airport. | senin beni havaalanından almaya gelmen gerekiyordu. | Silsila-1 | 1981 | |
| l didn't see you there, and l almost died! | seni göremeyince neredeyse ölüyor gibi oluyorum! | Silsila-1 | 1981 | |
| What's this new affectation? | şimdi neyi takip ediyorsunuz ? | Silsila-1 | 1981 | |
| What? | ne takibi? | Silsila-1 | 1981 | |
| You seem to have developed a new love these days. | seni bu günlerde daha farklı görüyorum yeni aşkın ne. | Silsila-1 | 1981 | |
| You seem lost. You look surprised whenever l speak. | ben konuşurken bile dalıyorsun sürekli şaşkın gözüküyorsun | Silsila-1 | 1981 |