Search
English Turkish Sentence Translations Page 19250
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| I mean, who doesn't wanna be them? | Yani, kim onlardan biri olmak istemez ki? Kim onlar gibi olmak istemez ki? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Well, you know, me and my brother were Thing 1 | Kardeşim ve ben cadılar bayramında... Kardeşimle bu yılki Cadılar Bayramında Şey 1 ve Şey 2 olmuştuk. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| and Thing 2 for Halloween this year. | ...Alet1 ve Alet2'ydik. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Really? Yeah. Check this out. | Gerçekten mi? Evet, bak bir şuna. Gerçekten mi? Evet, şuna bak. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Oh, my God, look at both of you! | Aman Tanrım şunlara bak. Tanrım, şu hâlinize bir bakın! Kendimize Soy 1 ve Soy 2 dedik. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| We called 'em Thang 1 and Thang 2. | Biz onlara Thang1 ve Thang2 diyorduk. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| That's amazing. | Bu harika. Harika. Ya seni işe almak istersem? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| What if I wanted to hire you? | Ya seni işe almak istersem? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I don't know. I see the way the women dress around here. | Bilmiyorum. Kadın elbiseleriyle etrafta olmak. Bilmiyorum. Buradaki kadınların giyim tarzlarını gördüm. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I don't exactly fit in. | Pek benlik değil. Bana pek uygun değil gibi. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| You know, despite the Salvation Army sweater, | Biliyorsun, şu üzerindeki ordu kazağına... Kurtuluş Ordusu süveterine, yağlı dokumalarına... | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| the greasy weaves, | ...yağlı saçlarına... | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| and your big ol' Usher nose, | ...ve koca Usher burnuna rağmen... ...kocaman Usher burnuna rağmen sende garip şekilde çekici bir şeyler var. 1 | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| there's something oddly attractive about you. | ...garip bir çekiciliğin var. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Yeah, you're like the little ugly runt | Etraftaki ateşli piliçlerin içinde... Kuğu sürüsündeki çirkin ördek yavrusu gibisin. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| in a litter full of pretty puppies. | ...çirkin bir cüce gibisin. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| You know, the little ugly one that nobody wants to touch. | Bilirsin, şu kimsenin dokunmak istemediği çirkinlerden. Hani şu kimsenin dokunmak dahi istemeyeceği kadar çirkin olanlardan. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| You're, all hairless and big eyed and wild looking. | Tüysüz, koca gözlü ve yabani görünümlüsün. Koca gözlü, kel ve yabanisin. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| But you just wanna take you home and give you love, | Ama eve götürülmek ve aşk yaşamak varken... İnsana, seni eve götürüp sevgi göstermek... | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| or stuff you in a sack with a bunch of rocks | ...sen taş dolu bir çöp poşetinin içinde... ...ya da taşla dolu bir torbaya koyup... | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| and just toss your little ugly ass at the bottom of the ocean. | ...çirkin kıçınla okyanusun dibini boylamak istiyorsun. ...o küçük çirkin kıçını okyanusun dibine gömmek isteği veriyor. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Just put you out your misery. | At şu sefaleti içinden. Sırf sefaletine son vermek için. Tamam. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Thank you, Mr. Black. | Teşekkür ederim Bay Black. Teşekkürler Bay Black. Lütfen bana Christian de. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Please, call me Christian. | Lütfen bana Christian de. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Christian. I hope I answered all your questions. | Christian. Umarım tüm sorularını yanıtlamışımdır. Christian. Umarım tüm sorularına yanıt vermişimdir. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| You certainly did. | Kesinlikle yanıtladınız. Kesinlikle verdin. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Hannah. Christian. | Hannah. Christian. Hannah. Christian. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Ooh, shit! | Siktir. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Jesus Christ! | Yüce İsa! Tanrı aşkına! Tanrım, durdur şunu! | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Oh, God, make it stop! | Tanrım, kes şunu artık! | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| White girls, get that elevator fixed. | Beyaz kızlar, asansörü tamir ettirin. Beyaz kızlar, şu asansörü tamir ettirin. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Ooh, Hannah! | Hannah! Hannah! | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| So, how was he? | Peki, nasıldı? Nasıldı? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| He was all right, I guess. | Sanırım gayet iyiydi. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Oh, shit! You fucked him, girl! I knew that shit! | Hadi oradan! Adamı becermişsin kızım. Biliyordum. Hadi canım! Adamla yatmışsın kızım! Biliyordum! | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Yeah, girl, get that dick, girl, get that dick. | Evet kızım al o yarağı, al o yarağı. Evet kızım al şu siki, al şu siki. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| What? Uh! Get that dick! Yeah, yeah, yeah! | Al o yarağı. Evet, evet, evet. Al şu siki! Evet, evet! | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Take it to town, motherfucker. Get that dick. | Götür şehirli orospu çocuğunu. Al o yarağı. Al içine orospu analı. Al şu siki. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Oh, yeah! Oh, yeah! | Oh evet! Oh, evet! Evet! Evet! | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Shit, girl, yeah! Ooh! | Siktir kızım. Siktir be kızım! Siki büyük müydü peki? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| So, did he have a big dick? | Peki yarağı büyük müydü? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| What? Ooh, girl, was it like real skinny, girl, | Ne? İnce miydi... | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| or was it like real long, like skinny long? | ...yoksa uzun muydu, yada ince uzun muydu? ...yoksa upuzun ama ince miydi? Çünkü çok garip olurdu. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| 'Cause that's fucking weird. | Bu çok garip çünkü... | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| But, like, short and thick, girl? | ...sanki kısa ve kalın gibi. Kısa ama kalın mıydı? Kısa ve kalın bir siki dert etmem. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I can get down with that short, fat dick. | Onu o kısa ve şişman aletiyle devirebilirim. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| No, there is... There's no... There's no dick. | Hayır, yarak falan yoktu. Hayır. Sik mik yok ortada. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Remember what I told you, okay? | Sana söylediğimi hatırla tamam mı? Sana söylediğimi unutma, tamam mı? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| If it's got like little red zit like things on the head of that shit, | Eğer aletinin kafasında kırmızı benek falan varsa... Sikinin kafasında küçük kırmızı benekler görürsen... | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| you put that in your butt, okay? | ...ona arkadan ver tamam mı? ...götten ver tamam mı? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| He gonna be like, "Oh, girl, no, it's just skin tags." | O zaman sana 'oh yavrum bu sadece et beni' diyecek. "Kızım ne var yani sadece et beni." falan diyecek. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| "Bitch, you got 47 skin tags on your dick? | Sürtük, senin aletinde 47 tane benek var. Sikinde 47 tane et benin mi var amına koyayım? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| "I ain't falling for that shit. | Bu boka bayılmıyorum. Yemezler güzelim. Bir daha olmaz! Tamam mı? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| "Again!" Okay? | "Yeniden!" Tamam mı? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Mmm, but you gotta admit, girl, he is bangin'! Mmm! | İtiraf et kızım gayet iyi beceriyor değil mi? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Yeah, I guess if you're into the wildly successful, | Eğer senin içinde çılgın, başarılı... Çok başarılı, süper yakışıklı... | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| super handsome, possibly dangerous thing, | ...yakışıklı, tehlikeli biri varsa... ...muhtemelen tehlikeli adamlardan hoşlanıyorsan... | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| then Christian Black is your guy. | ...o zaman adamın Christian Black. ...Christian Black tam sana göre. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Bitch, I'm talkin' 'bout Lil Weezy! | Sürtük, ben burada Lil Weezy'den bahsediyorum! Lil Weezy'den bahsediyorum sürtük! Dövmelerinin üzerinde dövmeleri var herifin. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Ooh, girl, he got tats on his tats. | Dövmelerin üzerinde dövme var adamın. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| And he ain't afraid to get a bitch pregnant. | Ve bir orospuyu hamile bırakmaktan korkmuyor. Hamile bırakmaktan da çekinmiyor. Bebeği doğurmana falan izin veriyor. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Let you keep the baby and everythin'. | Bebek yap ve her şeyini al. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| You gonna eat that? | Onu yiyecek misin? Onu yiyecek misin? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Ooh, I wish I could find a man the size of this to satisfy me. | Beni tatmin edecek bir adam bulmak isterdim. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| This shit better be gluten free. | Bu bok, şekerden daha iyi. Glütensiz olsa iyi olur. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Hmm, Mr. Black. | Bay Black. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Mmm... God, Christian. | Tanrım, Christian. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Oh, my God, you know what I wanna do. | Aman Tanrım, ne istediğimi biliyorsun. Aman Tanrım, ne istediğimi iyi biliyorsun. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Hi. What the fuck? | Selam. Siktir! Selam. Ha siktir! | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| What a pleasant surprise, Ms. Steale. | Bu ne hoş bir sürpriz Bayan Steale. Ne güzel bir sürpriz Bayan Steale. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Please, call me Hannah. | Lütfen bana Hannah de. Lütfen Hannah de. Tamam Bayan Steale. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Okay, Ms. Steale. | Peki Bayan Steale. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I was just in the area and wanted to pick up a few items. | Buradan geçiyordum ve bir kaç eşya almak için uğradım. Hazır bu civardayken birkaç parça şey alayım dedim. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Are you stalking me, Mr. Black? | Beni mi takip ediyorsunuz Bay Black? Beni mi izliyorsun Bay Black? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I mean, unless you don't want me to. | Yani beni istemiyorsan başka. Sen istemiyorsan başka tabii. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| You do want me to, don't you? | Beni istiyorsun ama değil mi? İstiyorsun değil mi? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Just something to think about. | Bunun üzerine biraz düşün. İşte üzerine düşünecek bir şeyler. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Can I help you with something? | Yardımcı olabileceğim bir şey var mı? Yardımcı olabilir miyim? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Yes. | Evet. Evet. Biraz kablo bağı ve bant almak istiyordum. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I would like to pick up some cable ties and some tape. | Biraz kablo bağı ve bant almak istiyorum. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Well, you're in luck, we got some cable ties right here. | Güzel, şanslısınız ki kablo bağımız burada. Çok şanslısın, kablo bağları burada. Ne renk istiyorsun? Kırmızı. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| What color do you want? Red. | Hangi renk olsun? Kırmızı. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| The color of passion. | Tutkunun rengi. Tutkunun rengi. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| The tape is this way. Follow me. | Bantlar şu tarafta. Beni takip edin. Bantlar şu tarafta. Benimle gel. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| If I didn't know better, | Eğer sizi tanımasam... Seni tanımıyor olsam seri katil sanırdım. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I might mistake you for a serial killer. | ...seri bir katile yardım ettiğimi düşünürdüm. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Don't be ridiculous. If I was a serial killer, | Saçmalama. Eğer seri katil olsaydım... Komik olma. Seri katil olsaydım, halat, balta, çamaşır suyu, amonyak... | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I'd need rope, ax, lye, ammonia, | ...ip, asit, balta, amonyak... | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| chlorophyll, wood chipper, plastic sheets | ...klorofil, ahşap parçalayıcı, plastik levha... ...klorofil, yonga aleti, naylon çarşaf ve üç tane battal boy kutuya ihtiyacım olurdu. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| and three large boxes of space Pampers. | ...ve üç büyük yetişkin bezi alırdım. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| And a shovel. | Ve bir de kürek. Bir de küreğe. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Second thought... | İkinci kez düşündüm de... Düşündüm de... | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I think I need to pick up a few more items. | ...sanırım bir kaç parça şey daha alacağım. ...sanırım birkaç parça şey daha almam lazım. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Well, looks like you're all set now. | Pekâlâ, her şeyi aldınız sanırım. Tamamsın galiba. Teşekkürler Bayan Steale. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Thank you, Ms. Steale. | Teşekkürler Bayan Steale. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Hey, if your roommate needs a photo to go with the story, | Eğer oda arkadaşın hikâyesine yeni fotolar eklemek isterse... | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I'll be around tomorrow. And the next day. | ...yarın buralarda olacağım. Sonraki gün de. ...yarın buralarda olacağım. Sonraki gün de. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| And the day after that. | Ve sonraki gün de. Ondan sonraki gün de. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I'm actually around all of next week. | Sanırım tüm hafta buralardayım. Aslına bakarsan gelecek hafta boyunca buralarda olacağım. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Here. Just contact me. | İşte, benimle bağlantıya geç. Al. Beni ara. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 |