Search
English Turkish Sentence Translations Page 150416
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Probably not. | Büyük olasılıkla hayır. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Isn't that what family's for? | Aileler bunun içindir, değil mi? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| This can't be from your ship. | Bu senin gemine ait olamaz. 100 yıl önce gömülmüş. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| And I don't recognize this symbol. I think it's a code. | Üzerindeki işareti de çıkaramadım. Sanırım bir şifre. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| It's some kind of S.O.S. | Bir tür imdat çağrısı. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| From who? | Peki kimden? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| But if this is still on Earth, so is the kryptonian that left it. | Ama hâlâ Dünya'da olduğuna göre, bir kriptonlu bırakmış olmalı. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Exactly how many of us have been here on this planet? | İçimizden tam olarak kaç kişi bu gezegende bulundu? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I'm starting to think that Earth might play a bigger role in our fathers' plans | Dünyanın, babalarımızın kurduğu planlarda, sandığımızdan daha büyük bir rol oynadığını... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| than we realised. | ...düşünmeye başlıyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| For now, all we can do is try to figure out who left this. | Şimdilik, tek yapabileceğimiz, bunu kimin bıraktığını öğrenmeye çalışmak. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I'll be fitting in. | Ben de uyum sağlayacağım. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| And this doesn't say "Smallville," | Ve burada "Smallville" yazmıyor. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I don't know what does. | Ne anlama geldiğini bilmiyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| It is a big demotion, though, from Miss sweet corn to coffee jockey. | "Bayan Mısır Güzeli"nden, kahve servisi yapan biri konumuna düştüm. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Well, you'll adjust. | Alışırsın. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Just don't expect me to keep looking over my shoulder, | Sırf senin başına geldi diye, benden ikide bir dönüp arkama bakmamı... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Hey, it's your language. | Bu sizin diliniz. Daha yeni öğreniyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Our anguage. | Bizim dilimiz. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| "Us"? | "Biz" mi? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| You're not human, | Her ne kadar olmayı istesen de, sen bir insan değilsin. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| We can harvest corn and we can pump mochas all we want, | Dilediğimiz kadar mısır hasat edip kahve içebiliriz... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I may have been born on another planet, Kara, but Earth is my home. | Başka bir gezegende doğmuş olabilirim Kara ama benim evim Dünya. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Everyone I love, everyone I care about is here. | Sevdiğim ve değer verdiğim herkes burada. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| It's where I belong. | Ben buraya aitim. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| What about in 50 years? | Peki 50 yıl sonra ne olacak? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Look, we both know what's gonna happen to everyone that you love. | Bak, ikimiz de sevdiğin insanların başına neler geleceğini biliyoruz. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I'm sorry, but if you think you can just spend your life | Üzgünüm ama tüm hayatını bu çiftlikte saklanıp... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| You're fooling yourself. | Kendini kandırıyorsun demektir. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| What do you have for me? | Benim için ne getirdin? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| We found her... | Kızı bulduk. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Just where you said she would be. | Olabileceğini söylediğiniz yerdeydi. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| You just delivered a front page freak story. | Az önce baş sayfa için bomba gibi bir haber yolladın. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| You know, when we first got together, | Başlangıçta, fazlasıyla ön yargılı davrandığını düşünmüştüm. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Quick to jump to the conclusion that some meteor infected murder | Smallville'de meydana gelen her kötü olayın ardında... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Jimmy... | Jimmy... Ama sen haklıydın. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I've seen enough now to know that sooner or later they all...snap. | Er ya da geç, hepsinin k bilmeye yetecek kadarını gördüm. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| So, from now on, it's open season on the infected. | Yani, şu andan itibaren, av sezonu açılmıştır. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| What do you say we clean up this town, partner? | Onları kasabadan temizlemeye ne dersin, ortak? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Sorry. I just came back for my bag. | Özür dilerim. Çantamı almaya gelmiştim. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Why don't we go upstairs? | Neden yukarı çıkmıyoruz? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| You have no idea how good it feels to be back here, | Son zamanlarda başımıza gelen onca şeye rağmen,... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| despite everything that's happened lately. | ...buraya geri dönmenin ne kadar güzel bir duygu olduğunu bilemezsin. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| "Everything" meaning, Kara? | "Onca şeyle" kastettiğin, Kara mı? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Meeting your cousin has definitely been an experience, but, | Kuzeninle tanışmak kesinlikle farklı bir tecrübeydi ama... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I was talking more out what's going on with us. | ...ben daha çok aramızda yaşananları kastetmiştim. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Clark, I was afraid that you wouldn't forgive me for marrying Lex... | Clark, Lex'le evlendiğim için, beni asla affetmeyeceğinden korkuyordum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Or for leaving. | Ya da çekip gittiğim için. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Lana, nothing could ever change the way I feel about you. | Lana, hiçbir şey sana olan hislerimi değiştiremez. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I've made so many mistakes. We've both made mistakes. | O kadar çok hata yaptım ki... İkimiz de hata yaptık. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| This is our chance to start over. | Bu yeniden başlamamız için bir şans. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I just hope you know what you're getting into. | Umarım neye kalkıştığının farkındasındır. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I know exactly what I'm getting into. | Neye kalkıştığımın tamamen farkındayım. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Clark, I came back here for you... | Clark, buraya senin için döndüm... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I never want to let the past come between us again. | Geçmişin yeniden aramıza girmesine izin vermek istemiyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I want us to wake up every morning and be there for each other. | Her sabah uyandığımızda, yanında olmayı istiyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I want to grow old together. | Birlikte yaşlanmamızı istiyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Tell me it's not too late for a cappuccino. | Bir kapuçino içmek için çok geç kalmadım, değil mi? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Um, sorry. We're closed. | Üzgünüm, kapalıyız. Mekanın sahibi olsam bile mi? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Technically, I don't even work here yet... | Teknik olarak, henüz burada çalışmıyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| At least not until tomorrow. | En azından yarına kadar. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I just came down to pick up the bag that I left. | Çantamı unutmuşum, onu almaya geldim. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I want to thank you for saving my life. | Hayatımı kurtardığın için sana teşekkür etmek istedim. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I know it was you, at the river. | Nehirdekinin sen olduğunu biliyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I think you have me confused with someone else. | Sanırım beni bir başkasıyla karıştırdınız. Arabamın tavanını söküp attın. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| You must have been through a terrible ordeal. | Çok zorlu bir dönem geçirmiş olmalısınız. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I won't tell anyone. I promise. | Hiç kimseye söylemem. Söz veriyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I've already protected you, | Seni çoktandır koruyorum,... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| like I would have protected others close to me if they'd have told me the truth. | ...tıpkı gerçeği söylemekten çekinseler de, bana yakın olan insanları koruduğum gibi. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| This time, I'm hoping to change all that. | Bu sefer, her şeyin değişeceğini ümit ediyorum. Sadece bana karşı dürüst olmanı istiyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Look, I'm sorry, Mr. Luthor. | Bakın, üzgünüm, Bay Luthor. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| The onlyecret I've got is that I make a lousy cappuccino. | Sahip olduğum tek bir sır var, o da yaptığım kapuçinoların tadı berbattır. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| It's probably not the best thing to confess to your boss, huh? | Muhtemelen insanın patronuna itiraf edeceği en son şey budur. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Twice I've been pulled back from the brink of death, | İki kez ölümden kıl payı kurtuldum... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| and both times it was by a member of the Kent family. | ...ve ikisinde de beni kurtaran, Kent ailesinin birer ferdiydi. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I'm not a man who believes in coincidences. | Tesadüflere inanan biri değilim. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Sooner or later, i'll find out the truth. | Er ya da geç, gerçeği öğreneceğim. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Are you a savior? | Bir kurtarıcı mısın? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Or are you a warning? | Yoksa bir uyarı mı? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Martha: We didn't find him. He found us. | Biz onu bulmadık. O bizi buldu. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I could have swore I hit you. | Sana çarptığıma yemin edebilirim. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| So, what are you, man or superman? | Peki nesin sen insan mı süper insan mı? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I haven't figured it out yet. | Daha çözemedim. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Jor El: You are the last son of Krypton. | Sen Krypton'un son evladısın. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Clark: What are you trying to tell me, dad? | Bana ne söylemeye çalışıyorsun baba. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| That I'm from another planet? | Başka bir dünyadan mı geliyorum? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I just don't know how I'm supposed to be the man | Sen yanımda olmadan, olmama gereken kişi nasıl... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| he wanted me to be without him here. | ...olacağım bilemiyorum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Who are you? Lois Lane. | Kimsin sen? Lois Lane. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Jimmy: I've seen the way you two look at each other. | Daha önce de birbirinize nasıl baktığınızı gördüm. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You're looking at the newest recruit to The Daily Planet. | Daily Planet'in en yeni elemanına bakıyorsun. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Chloe: To me, you're more than just a hero. | Benim için kahramandan da ötesin. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I am the villain of this story. | Bu hikayenin kötü adamı benim. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I'm not the Lionel you knew. | Ben bildiğiniz Lionel değilim. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You're all engineered from Lex's DNA. | Bunların hepsi Lex'in DNA'sı kullanılarak yapılmış. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Clark: When I sent the Kandorians away, | Kandorialıları göndermek için açtığım kapıdan... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I opened a door for something else to come to Earth. | ...dünyanıza başka bir şey girdi. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| It preys upon the dark side that we already have. | Zaten içimizde olan karanlık taraftan besleniyor. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Desaad: Our unholy trinity is complete, | Korkunç üçlü Lord Darkseid'e hizmet için tamamlandı. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You won't remember any of this. | Bunların hiçbirini hatırlamayacaksın. | Smallville Finale-1 | 2011 |