Search
English Turkish Sentence Translations Page 150240
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| the best neurologists in Metropolis. | ...norolojist ile randevu ayarladım. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Clark told me to wait here for him while he went to get help. | Clark yardım getirmeye gitti ve burada beklememi söyledi. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| No, I don't know why he left you here | Hayır, seni neden burada bıraktı bilmiyorum ama... | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| alone, but we're gonna get you some real help. | ...sana gerçek yardım bulmaya gidiyoruz. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| He said to trust him. | Bana ona güvenmemi söyledi. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| They can't remind you of emotions, but they don't lie, either. | Hislerini canlandırmaz ama yalan da söylemezler. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Look at these. | Bak şunlara. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| There was a time when you trusted me enough to marry me. | Bunlar bana evlenecek kadar güvendiğin zamanlardan. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Please, Chloe. | Lütfen, Chloe. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Trust me now. | Şimdi güven bana. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Welcome home, my son. | Eve hoş geldin oğlum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I wanted to see it that way, Jor El. | Ben de bu şekilde görmek isterdim, Jor El. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I wanted to learn more about my family, about my destiny. | Ailem ve kaderim hakkında daha çok şey öğrenmek isterdim. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| And then you tore it all away. | Ve sen hepsini parçaladın. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I programmed the fortress to remove your powers and self destruct... | Kaleyi eğer güçlerini kötüye kullanırsan... | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| If you became a danger to the planet. | ...güçlerini alması ve kendini yok etmesine programlamıştım. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| When you sent me here, you had no way of knowing how I would use my abilities. | Beni buraya gönderdiğinde kabiliyetlerimi nasıl kullanacağımı bilmiyordun. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| When I betrayed that trust, | Güvenini boşa çıkardığımda... | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| you were willing to sacrifice your only son to save this planet. | ...tek oğlunu dünya için feda edecektin. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| But now I know what it truly means to protect people, | Ama şimdi insanları korumanın ne demek olduğunu anlıyorum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Not just my family and friends. | Sadece arkadaşlarımı ve ailemi değil. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| You've made great progress, my son. | Çok ilerleme göstermişsin oğlum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| One thing needs to change. | Bir şey değişmeli. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| You call me your son, but you treat me Like your enemy. | Bana oğlum diyorsun ama beni düşmanın gibi görüyorsun. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I think it's time you stop punishing me and start trusting me again. | Beni cezalandırmayı bırakıp tekrar güvenmenin vakti geldi. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| You've grown up, Kal El. | Büyümüşsün, Kal El. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Your trials have matured you. | Yaşadığın olaylar seni olgunlaştırmış. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| My trials are not over, Jor El. | Onlar daha bitmedi, Jor El. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Brainiac was not destroyed. | Brainiac yok olmadı. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| He managed to infect one of my friends, and now he's taking her over. | Bir arkadaşımı etkiledi ve onun bedenini ele geçiriyor. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I can translate the Kryptonian code | Krypton şifrelerini tercüme edip... | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| corrupting your friend's mind back into human memories, | ...arkadaşının bozulmuş beynine insan hatıralarını geri yükleyebilirim. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| however, the being you call "Brainiac" is highly unpredictable. | Ama Brainiac dediğin şeyin yapacakları tahmin edilemez. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| It poses a tremendous threat to all of us. | Hepimiz için büyük bir tehlike arz ediyor. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| There is no way of knowing what the outcome will be. | Sonucunda ne olacağını bilmek imkansız. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Are you willing to take that risk? | Bu riski almaya hazır mısın? | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Got any advice for an MRI rookie? | MRI'ya daha önce girmemiş birine tavsiyeniz var mı? | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Your best bet just close your eyes and think of a place that makes you happy. | En iyisi gözlerini kapayıp mutlu olduğun bir yeri düşün. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Sweet setup, Clark. | Güzel yer, Clark. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Spend your nights spying on any unsuspecting neighbors? | Bütün gece komşuları mı gözetliyorsun? | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| No, I like... looking at the stars. | Hayır, yıldızlara bakıyorum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I guess you truly are a gentleman farmer. | Sanırım sen gerçekten centilmen bir çiftçisin. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Emerson and Thoreau have nothing on you. | Emerson ve Thoreau senden bir şey almamış. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I spend way too much of my time reading. | Zamanımın çoğunu okumaya harcıyorum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Actually... I love reading. | Aslında okumayı seviyorum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I don't have that much time to make a lot of friends. | Arkadaş bulmaya zaman kalmıyor. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| My dad keeps me pretty busy with chores. | Babam beni işlerle yeterince meşgul ediyor. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| My mom left me when I was really young. | Annem ben çok küçükken bizi terk etmiş. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I was afraid to make friends because... | ...arkadaş edinmeye korkuyorum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I just thought they'd all end up leaving, too. | Çünkü onlarda beni bırakıp gidebilir. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| So I buried my nose in books. | Bende burnumu kitaplara gömdüm. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Although, I think I lost one of my favorites when we moved. | Sanırım en sevdiklerimden birini taşınırken kaybettim. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| "Tales of the weird and unexplained." | "Garip ve Açıklanamayan Hikayeler." | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Something tells me I won't find much | İçimden bir ses bana... | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| of the weird or unexplained here, in Norman Rockwell's neighborhood. | ...Norman Rockwell'in komşusu olarak garip ve açıklanamayan şeyler bulamayacağımı söylüyor. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Smallville's more than just dairy cows. | Smallville'de süt ineklerinden fazlası vardır. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| We have a pretty good public library. | Oldukça güzel bir halk kütüphanemiz var. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| "TALES OF THE WEIRD AND UNEXPLAINED" | "Garip ve Açıklanamayan Hikayeler" | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I know you've been thinking about it all day. | Bunu bütün gün düşündüğünü biliyorum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| So I figured we'd just get it out of the way and be friends. | Ben de düşündüm ki bunu aradan çıkarım arkadaş olalım. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Oh, no. It's happening again. | Hayır. Yeniden oluyor. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I have to get you out of here and into another memory! | Buradan çıkıp başka bir anıya geçmeliyim! | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Dark Thursday. Chloe! | Kara Perşembe. Chloe! | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| What's happening? All the streetlights are out. | Neler oluyor? Tüm sokak ışıkları söndü. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Oh, my god. No memory's safe. | Aman tanrım. Hiçbir anı güvenli değil. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I can't lose you, Clark. | Seni kaybedemem Clark. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Chloe, I'll never leave you. | Chloe, seni asla bırakmayacağım. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Ms. Sullivan, are you okay? | Bayan Sullivan, iyi misiniz? | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I don't know. Her brain waves spiked as soon as she went in, | Bilmiyorum. İçeri girer girmez beyin dalgaları değişti ve... | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| ... and then the machine went haywire. What's going on? Where am I? | ...makine bozuldu. Neler oluyor? Neredeyim? | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| You're in the hospital. You don't remember? | Hastanedesiniz. Hatırlamıyor musunuz? | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I don't remember anything but Davis. | Davis'den başka bir şey hatırlamıyorum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I have to find Davis. | Davis'i bulmalıyım. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Oh, my god. Thank god I found you. | Tanrım. Şükürler olsun seni buldum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| You might want to loosen that up. I don't tie tourniquets this tight. | Biraz gevşetmek isteyebilirsin. Sargı bezlerini bile bu kadar sıkmıyorum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I'm in trouble, Davis. I need your help. | Başım belada Davis. Yardımın gerekiyor. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I'm nowhere near okay. I'm completely lost. | Hiç de iyi değil. Tamamen kendimi kaybettim. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I don't even know my own zip code or who my parents are. | Posta kodunu ve kendi ailemi bile tanımıyorum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I can't remember anything but my own name and you. | Kendi ismim ve senden başka bir şey hatırlamıyorum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Okay. Just relax and breathe. | Tamam. Sakin ol ve nefes al. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Were you in an accident? I don't know. | Kaza mı geçirdin? Bilmiyorum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I don't think so. No. No, 10 fingers, 10 toes, | Bilmiyorum. 10 el parmağım, 10 ayak parmağım var ve... | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| and I'm not in any pain. I just my memory's M.I.A. | ...hiç acı hissetmiyorum. Sadece hafızam silindi. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Yeah, but how would you know who I am? I don't know. I just do. | Evet ama benim kim olduğumu nasıl biliyorsun? Bilmiyorum. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| But you're the only one. It's like you've become my entire world. | Sen tek tanıdığım kişisin. Sanki tüm dünyam sensin. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Listen, Chloe, we should call your friends. | Dinle Chloe arkadaşlarını aramalıyız. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| No, no, no! I can't remember any of my friends! | Hayır, hayır! Hiçbir arkadaşımı hatırlamıyorum! | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Davis, I don't trust anyone but you! | Davis, senden başka kimseye güvenmiyorum! | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I'm so scared. What's happening to me? | Çok korkuyorum. Bana neler oluyor? | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Don't worry, Chloe. You're safe now. | Merak etme Chloe. Artık güvendesin. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| It's like I said this morning, I will always, always be there for you. | Bu sabah söylediğim gibi daima yanında olacağım. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Lawyer? No, you're not gonna be hearing from any lawyer. | Avukat mı? Hayır bunları bir avukattan duymayacaksınız. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| You're gonna hear from an entire law firm. Jimmy, where's Chloe? | Bunu tüm bir hukuk firmasından duyacaksınız. Jimmy, Chloe nerede? | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I took her to met general to get an MRI, but the hospital lost her. | Onu hastaneye MRI çektirmeye götürdüm ama hastane onu kaybetti. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| She ran away as soon as they pulled her out of the machine. | Onu makineden çıkarır çıkarmaz kaçmış. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Why did you take her out of the barn? | Onu neden ahırdan çıkardın? | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| More importantly, why did you leave her alone... | Daha önemlisi hafızasını yitirmişken ve... | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| when her memory was shedding pounds by the minute, Clark? | ...göz yaşı dökerken sen onu niye bıraktın Clark? | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| I went to go talk to someone who could help. | Yardım edebilecek biriyle konuşmaya gittim. | Smallville Abyss-1 | 2008 | |
| Chloe was in no condition to make the trip. | Chloe'nin bir yere gidecek durumda değildi. | Smallville Abyss-1 | 2008 |