Search
English Turkish Sentence Translations Page 152875
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| You! How the hell..? Back off! | Sen! Nasıl ...? Geri çekil! | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Who are you? What faction are you with? | Kimsin sen? Hangi fraksiyondansın? | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Im not with the Eastern Coalition. Just get me the hell out of here. | Ben Doğu Koalisyonundan değilim. Sadece çıkart beni buradan. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Now! That isnt going to be easy. | Şimdi. Bu kolay olmayacak. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Youd better find a way, or Imm going to start pushing buttons. | Bir yol bulsan iyi olacak, yoksa bu düğmelere basmaya başlıyorum. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Follow me. Slow! | Beni takip et. Yavaş! | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| You wont be able to break the encryption codes. | Benim özel kodumu kıramazsınız. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Nor will you be able to assimilate me. | Nede beni asimile edebilirsiniz. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Brave words. Ive heard them before. | Kahramanca sözler. Daha önce bunları duydum. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| From thousands ofspecies across thousands ofworlds. | Binlerce dünyadan, binlerce değişik yaratıktan. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Butnow they are alIBorg. | Fakat şimdi onların hepsi Borg. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| I am unlike any life form you have encountered before. | Ben şimdiye kadar karşılaştığınız hiç bir hayat formuna benzemem. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| You are an imperfectbeing, created by an imperfectbeing. | Sen basit bir yaratık tarafından yaratılmış, basit bir yaratıksın. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Findingyour weakness is only a matter oftime. | Zayıf yönünü bulmak sadece zaman meselesi. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Let me make sure I understand you correctly, Commander. | Sizi doğru anlayıp anlamadığımdan emin olayım, Kumandan. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| A group of cybernetic creatures from the future | Gelecekten gelen bir grup sibernetik yaratık | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| have travelled back through time to enslave the human race. | zamanda yolculuk yaparak, insanlığı esir etmek üzere geldiler. Kendimi çok iyi hissetmiyorum. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| And youre here to stop them? Hot damn! Yourre heroic. | Ve buraya onları durdurmaya geldiniz? Kahretsin! Sizler kahramansınız. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Were going to prove it to you. There she is! Beautiful! | Bunu sana ispat edeceğiz. İşte orada! Çok güzel! | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| All right, take a look. Well, well, well... | Tamam, bir bak bakalım. Tamam, tamam ... | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| What have we got here? I love a good peep show. | Bakalım burada ne var?. İyi bir pep şova bayılırım. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Thats a trick. How did you do that? | Bu bir hile. Nasıl yaptınız bunu? | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Its your telescope. Thatss our ship. The Enterprise. | O senin teleskobun. O bizim gemimiz. Atılgan. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| And Lily is up there? Can I talk to her?. | Ve Lily şimdi yukarıda mı? Onunla konuşabilir miyim? | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Weve lost contact with the ship. We dontt know why yet. | Gemiyle bağlantımızı kaybettik. Nedenini henüz bilemiyoruz. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| So what is it you want me to do? Conduct your flight as planned. | Öyle ise benden istediğiniz nedir?. Uçuşu planladığınız gibi gerçekleştirin. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Why tomorrow morning? | Niçin yarın sabah? | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| At 11 oclock an alien ship will be passing this solar system. | Saat 11 de yabancı bir gemi bu güneş sisteminden geçiyor olacak. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Alien? You mean extra terrestrials? | Yabancı? Yani uzaylı mı demek istiyorsunuz? | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| More bad guys? Good guys. | Daha fazla kötü adamlar?. Bunlar iyiler. Sizi doğru anlayıp anlamadığımdan emin olayım, Kumandan. Sizi doğru anlayıp anlamadığımdan emin olayım, Kumandan. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| They have no interest in Earth... too primitive. | Bunlar Dünya ile ilgilenmiyorlar ... çok ilkel. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| When they discover that humans have learned how to fly faster than light, | İnsanların ışıktan daha hızlı uçmayı öğrendiklerini fark ettiklerinde, | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| they alter their course and make first contact with Earth right here. | rotalarını değiştirecekler ve Dünya ile İlk Teması burada gerçekleştirecekler. Geleceğinizin yok olmasını seyret. Geleceğinizin yok olmasını seyret. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Here? Actually, over there. | Burada mı? Aslında, tam burada. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Its a pivotal moment in human history. You make contact with an alien race. | İnsanlık tarihinde bir dönüm noktası. Uzaylılarla ilk teması kuruyorsunuz. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| After you do, everything begins to change. | Sizin bu temasınızdan sonra, herşey değişmeye başlıyor. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Fleets of starships are built and mankind explores the galaxy. | Filolarca yıldız gemisi yapılıyor ve insanoğlu uzayı araştırmaya başlıyor. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| It unites humanity when they realise theyre not alone in the universe. | Evrende yalnız olmadığımızın farkına vardığımızda bu insanlığı birleştiriyor. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Poverty, disease and war will all be gone in 50 years. | Önümüzdeki 50 yıl içerisinde yoksulluk, hastalıklar ve savaş kayboluyor. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| But unless you make that warp flight tomorrow, none of it will happen. | Ama siz yarınki ışık hızı uçuşunu yapmazsanız, bunların hiç biri olmuyor. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| You people are all astronauts... | Siz hepiniz bir tip yıldız yolculukları ... | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| ...on some kind of star trek. | ... yapan astronotlarsınız. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| I know this is a lot to take in, but were running out of time. | Biliyorum bunların hepsini anlamak, sindirmek zor ama, zamanımız daralıyor. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| We need your help. What do you say?. | Sizin yardımınıza ihtiyacımız var. Ne dersiniz? | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| It looks pretty bad, sir. They control decks 26 up to 11. | Kötü görünüyor, efendim. 11 den 26. güvertelere kadar onların kontrolünde. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| When they took Deck 11, they stopped. | 11. güverteyi aldıkları zaman durdular. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Theyve assimilated half the ship. Why stop there? | Geminin yarısını asimile ettiler. Niçin orada dursunlar?. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| What is on Deck 11? Hydroponics. Deflector control. | 11. güvertede ne var. Bitki camekanları. Dümen kontrolleri. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| They stopped there because it gave them a tactical advantage. | Onlar orada durdular, çünkü orada taktik avantajları var. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Return to your checkpoints. | Nöbet yerlerinize geri dönün. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| What happened in sick bay?. Wheres Dr Crusher?. | Revirde neler oldu? Dr Crusher nerede? | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Why did you break the cease fire? We didnt attack you. | Ateşkesi neden bozdunuz? Size biz saldırmadık. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Theres a new faction that wants to prevent tomorrowss launch. | Sizin yarın ki uçuşunuzu engellemek isteyen yeni bir grup var. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Were here to help you. You are not in Montana anymore. | Biz size yardım etmeye geldik. Sen artık Montana'da değilsin. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| You are on a spaceship orbiting the Earth. | Dünyanın yörüngesinde dönen bir uzay gemisinin içindesin. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Get me out of here. All right. | Çıkart beni buradan. Tamam. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| You want a way out. Here it is. | Çıkmak mı istiyorsun? İşte buradan. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Australia. New Guinea. The Solomons. | Avusturalya. Yeni Gine. Salamon Adaları. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Montana will be up soon, but its a long way down. | Montana da yakında görünür, ama oraya kadar yol biraz uzun. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Im not your enemy and I can get you home. | Senin düşmanın değilim ve seni yurduna döndürebilirim. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Put the weapon down and trust me. | Silahı indir ve bana güven. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Jean Luc Picard. Thats my name, whatss yours? | Jean Luc Picard. Bu benim adım, senin ki nedir?. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Lily. Welcome aboard, Lily. | Lily. Gemiye hoşgeldin Lily. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Maximum setting. If youd fired this, youdd have vaporised me. | Tam güce ayarlı. Eğer bunu ateşleseydin, beni buharlaştırabilirdin. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Its my first ray gun. | Bu benim ilk ışın silahımdı. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Theres no glass. Forcefield. | Burada cam yok. Sıkıştırılmış alan. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Ive never seen such technology. It hasntt been invented yet. | Hiç böyle bir teknoloji görmedim. Daha icat edilmedi. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Theres more I have to tell you. Come on. | Sana anlatmam gereken daha çok şey var. Haydi gel. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Who are you? I am the Borg. | Sen kimsin? Ben Borg'um. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| That is a contradiction. The Borg have a collective consciousness. | Bu bir çelişki. Borglar müşterek bir şuura sahiptirler. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| There are no individuals. | Tek bir birey yoktur. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| I am the beginning, the end, the one who is many. | Ben başlangıcım, sonum, ve ben hepsiyim. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| I am the Borg. | Ben Borgum. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| I am curious, do you control the Borg collective? | Merak ediyorum, Borg topluluğunu siz mi kontrol ediyorsunuz? | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| You imply disparity where none exists. I am the collective. | Sen olmadığı halde bir eşitsizlik ima etmeye çalışıyorsun. Ben müştereğim. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Ill rephrase the question. I wish to understand their hierarchy. | Sorumu başka bir şekilde sorayım. Ben hiyerarşiyi anlamak istiyorum. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Are you their leader?. | Siz onların Liderimi siniz? | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| I bring order to chaos. | Ben kaosa düzen getiririm. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| A cryptic response. | Örtülü bir cevap. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| You are in chaos, Data. | Sen kaos içindesin Data. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| You are a machine who wishes to be human. | Sen insan olmaya çalışan bir makinesin. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| I am programmed to evolve and to better myself. | Ben gelişmek ve kendimi iyileştirmek üzere programlandım. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| We, too, are on a quest to better ourselves. | Biz de kendimizi iyileştirmek üzere bir arayışın içindeyiz. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Evolving toward a state of perfection. | Mükemmellik safhasına doğru bir gelişme. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Forgive me, but the Borg do not evolve, they conquer. | Afedersiniz ama, Borglar gelişmezler, onlar istila ederler. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| By assimilating other beings we are bringing them closer to perfection. | Diğer canlıları asimile ederek onları mükemmelliğe yaklaştırıyoruz. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Somehow I question your motives. | Her nasılsa sizin nedenlerinizi sorguluyorum. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| That is because you havent been properly... stimulated yet. | Bunun sebebi sen daha doğru dürüst... uyarılmadın. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| You have reactivated my emotion chip. Why?. | Siz benim duygu devrelerimi tekrar aktif hale getirmişsiniz. Niçin? | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Dont be frightened. I am not frightened. | Sakın korkma. Korkmuyorum. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Do you know what this is? It would appear to be organic skin. | Bunun ne olduğunu biliyor musun? Organik deri gibi görünüyor. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| What a cold description for such a beautiful gift. | Bu kadar güzel bir hediye için ne kadar soğuk bir tarif. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| Was that good for you? | Bu senin için güzelmiydi? | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| How big is this Federation? Over 150 planets. | Bu Federasyon ne kadar büyük?. 150 gezegenin üzerinde. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| They span 8,000 light years. You mustnt get home much. | 8,000 ışık yıllık bir alana yayılırlar. Eve pek sık gitmiyorsundur o zaman. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| I tend to think of this ship as home. I get back to Earth whenever I can. | Gemiyi de evim gibi görmeye çalışırım. Dünyaya da fırsat buldukça gidiyorum. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| They havent broken the code yet. Who? The zombies? | Kodu daha kıramamışlar. Kim? Zombiler mi? | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| The Borg. It sounds Swedish. | Borglar. İsveçce gibi. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| How big is this ship? 24 decks. 700 metres long. | Bu gemi ne kadar büyük?. 24 güverte. 700 metre uzunluğunda. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 | |
| It took me six months to find enough titanium just to build a cockpit. | Benim altı ayımı aldı ufacık bir kokpiti yapacak kadar titanyum bulmam. | Star Trek: First Contact-1 | 1996 |